İçeriğe geç

Karanlıktan Sonra Gelen

Bölüm 6 · 2 dk okuma

Karanlıktan Sonra Gelen

Bölüm 6

4. Bölüm

Okul bitmişti. Dolmuşla eve dönüyordum. Okuldayken Ata'nın bana gösterdiği cümle kafama çok takılmıştı.

"birileri beni hissetseydi, belki bende var olurdum"

Bende bu şekilde hissediyordum. Etrafımdakiler beni görebilselerdi belki bu denli asosyal olmazdım. Babam varken her şey daha güzeldi. Hayat daha yaşanabilirdi. Babam gittiğinden beri içime kapandım. Bazı anlar oluyor dilime geleni pat diye söylüyorum eskisi gibi. Ama çoğunluk sessizleştim. Eve gelir odama kapanır, ders çalışır ve kitap okurdum. Annem yemek yemek için bile yanıma gelip çağırmazdı.Telefonuma "Miya yemek yiyeceksen aşağı gel" diye mesaj atardı. Bunada şükrediyorum. Hiç çağırmayadabilirdi. Yemekte hiç konuşmazdım annemle. Kardeşim Demir'le sohbet ederdim. Annem telefonla uğraştırdı. Demir henüz 12 yaşındaydı. Her ne kadar onu çok sevmesem de ona kötü davranamazdım

Onun bir suçu yoktu. Onu kapamızda bulduğumuzda 5 yaşındaydım. Demir ise 3-4 aylık bir çocuğa benziyordu. Kimin bıraktığını hiç bir zaman öğrenemedik. Ama annem Demir'i çok seviyordu ve Demir'le bizi öz ailesi olarak tanıtmıştı.Anneme kalırsa Demir'i evlatlık olduğunu hiç söylemeyecek. Ama ben demir biraz daha büyüdüğünde bunu Söyleyecektim. Bilmeğe hakkı vardı.

Düşüncelerimden eve yaklaştığımı fark ederek koptum. Şofer beye durmasını söyledim ve dolmuştan indim. Evin önüne geldiğimde Pembe Nıke çantamın ön bölmesinden evin anahtarını çıkardım. Kapıyı açtığımda salondaki sehpanın üzerine içki şişeleriyle karşılaştım.

Pek şaşırmadım. Annem babam öldüğünden beri içiyordu. Ev fazla sessizdi.

Biraz salonda oturdum ve evden hiç ses çıkmayınca Demir'le seslendim.

"Demir, ben geldim."

Demir'den ses gelmedi.

"Anne, evde misiniz?"

Yine ses gelmedi

Anne-oğul dışarı mı çıkmışlardı. Telefonumu bıraktığım sehpanın üzerinden aldım ve anneme mesaj attım.

*Eve geldim, yoksunuz galiba. *

Evde yoklardı. Merdivenlerden çıkıp odama çıktım. Odamın kapısını açtığımda donup kaldım. Odamda heryer heryerdeydi. Küçük kitaplığımdaki kitaplarım yerlerde, çalışma masamdaki kalemlerim ise saçılmış vaziyetteydi. Yatağımın yanındaki küçük sehba ise devrilmişti. Bir dakika. O sehpanın üzerine babamın bana aldığı son hediye olan küçük peluş bir ayıcık vardı. O nerede? Panikle etrafa aradım. Gözlerimden istemsizce göz yaşları dökülüyordu. En son yatağın altında n çıkardım peluşumu. Peluş ayıma sarılıp ağladım.

"Neden, neden beni burda bırak gittin baba?"

Ölmek istiyordum. Babamı çok özlemiştim. Babamın yanına gitmeliydim. Elime makası aldım ve sağ bileğime yaklaştırdım. Yaptığım şeyin farkına vardım ve makası birden olabildiğince uzağa fırlattım. Ne yapıyordum ben böyle?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.