İçeriğe geç

KARANLIKTAKİLER

Bölüm 2 · 2 dk okuma

KARANLIKTAKİLER

Bölüm 2

GİRİŞ

PRAG, BOHEMYA KRALLIĞI

12 Aralık 1877

Sokak lambalarının kayan yıldızlar gibi göründüğü kapkaranlık bir geceydi.Elmas dikiler gibi parlayana kadar Prag’ın kulelerine sinsice çöküp ardından yüzeyi mermer gibi dümdüz olana dek Vltava nehrinin üstünde yavaşça süzülen berbat bir ayazın ele geçirdiği bir gece…

Yeni küçük bir yaşamın dünyaya geldiği bir geceydi.

Ve ne yazık ki bir parça da ölümü.

Vaškov konutu, büyük eski şehir meydanının güneybatı köşesinde uzun, geniş ve görkemli bir şekilde duruyor, caddenin karşısında çok eskiden kalma Astronomik Saat’teki burçların üstünde küstahça yükseliyordu.Geç saate rağmen. Varlıklı bir ev halkının hareketliliğini ortaya koyan süslü 12 penceresinin tamamı Işıl ışıldı.

Zemin katta hizmetçiler su dolu kovalar ve temiz bezlerle etrafta koşturuyorlardı.

Birinci katta, Karel Vaškov deri koltuğunda oturmuş, en büyük 3 Vaškov çocuğu ayağının dibinde kart oynarken bir Toscano purosunutüttürüyordu .

2.katta, evin daha küçük 6 çocuğu aşırdıkları bir paket İsviçre çikolatasını yiyordu.

3.katta yorgun görünümlü bir dadı, beşiğe tırmanan en küçük iki çocuğu uyutmaya çalışmaktan vazgeçerek koltuğa yığılmıştı.

Ve nihayet 4. katta, etrafı ebelerle çevrili Milena Vaškovâ, bu bebeğin gelişinin neden diğerlerinden çok daha uzun sürdüğünü merak ediyordu.

Zaten büyük bir aile olan Vaškov ailesi, 1 kişi daha büyümek üzereydi.

Tavan arasının gıcırdayan kirişleri arasında bizazdan doğacak çocuğun büyükannesi Liliana yatağında yatıyordu.Sarı mum ışığı yaşlanmış yüzünün altında titreşiyor, ateşin alnında bıraktığı teni belli ediyordu.Yağ lekeleriyle kaplı bir tulum giyen bir adam yatağın ucunda oturuyor, kaşlarını çatarak endişeyle Liliana’ya bakıyordu.

“Milena’nın yeni bebeği yolda,” dedi Josef. “Harika değil mi, Maminka*?”

“Korkunç,” diye mırıldandı Liliana. “Korkunçtan da öte hatta.Tam anlamıyla cehennemlik.”

“Yeni bir torun hakkında böyle konuşulmaz,”Dedi Josef, annesinin alnını silerken. “Diğer on bir çocuk gayet katlanılabılir gözüküyor.Eminim bu da öyle olacak.”

Liliana onu duymuyormuş gibi görünüyordu. “On ikinci çocuk olması yetmezmiş gibi bir de on ikinci ayın on ikisinde doğuyor.”

“Sadece bir tesadüf.”

“Bu sabah seni on iki meyveli kek yerken yakaladım.”

“Beni suçlayamazsın.O kekler fevkaladeydi.”

“Astronomik saatin etrafında on iki karga dönüyor.”

“Şu an başıma on iki ağrı sokuyorsun.”

Liliana gözlerini kıstı. “Bu yeni çocuk…Hissediyorum…”

“Yine kehanetlere girme, maminka.Seni yoruyor..”

Bı sırada Vaškov konutunun 4. katında, yeni doğan bebeğin çığlığı duyuldu.

Milena’nın gözyaşı aktı.

Ebeler gözlerini kıstı.

Bebek ilk nefesini aldığında, Liliana son nefesini verdi.

*(Çek) Anneciğim. ‘Maminka’

Bölüm sonu

1 yorum