Karakeçi mi? Ama...çok korkmuştum çünkü karakeçi,ben çok küçükken dedemin,beni benim yaşlarımda biriyle karakeciye götürmüseydi asıl korktuğum orasının çok karanlık olmasıydı orada bir adam vardı adamı pek hatırlamıyorum sadece siyah saçlı olduğunu hatırlıyorum
Hemen camdan atladım telefonu da yanıma aldım yavaş yavaş gidiyordum dedem koşuyordu yanımdan hızlıca geçti arkasından bir adam geçti hafif beyaz saçlı bir adam dedem bana kaç kurtar kendini diyordu dahada hızlandım anneme bir şey olduğunu sandım ağlıyordum annemle babam kavga ediyordu ben gelince sustular annem beni kolumdan sertce tutarak sana evde otur demedim mi diyerek beni eve götürdü ağlamaktan gözleri kıpkırmızı olmuştu.annem ayağımdaki yarayı görünce kızdı sonra kanlı olan dizime
-uzanıp senide kaybetmek istemiyorum şunu asla unutma bu zalim dünyadaki en parlak kişi sensin ve öyle olmayada devam edeceksin
Gözündeki yaşları sildi
-şimdi söyle bakalım açmısın
-anne Dila kim
Konuyu değiştirmeye çalışıyordu bende konuyu uzatmadim ama bu Dila'da kim annem kahvaltı yaptı yemeği yedik sonra ben odama gittim ama olanlar hala aklımdan çıkmıyordu.annem uyuduğunda annemin telefonunu aldım annem babama dolama olanları yıldıza yaşatmayacağım git nerden buluyorsan bul o parayı karakeçi olayını polislere anlatmamı istemezsin degilmi her gün Dilayı görüyorum sanki annem uyandı bana ne karıştırıyosun sen
Bir yalan söyledim annemide zar zor inandı







