İçeriğe geç

Karanlıkta Parlayan Alev

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Karanlıkta Parlayan Alev

Bölüm 2

Yaşamak

Yaşamayı çok seviyorum. Hayatım her ne kadar boktan geçmiş olsada geçmişime takılı kalmayıp güzel günleri kovalıyorum dersem yalan olur. Evet yaşamak güzel bir şey fakat benim şu yirmi yaşıma varmam bile çok zor oldu. kabullenemediğim çok şey oldu. Birtek Sarp yanımda oldu o elimden tuttu. Size biraz geçmişimden bahsedeyim...

Sene 2008. İzmir.

"Anne bırakma beni gitme" diye bağırdım ama sanki sesim hiç cıkmıyormuş gibi beni duymadılar şansımı babamda denemek istedim. "Baba bana geceleri kim masal okuyacak? Baba" diye tekrardan bağırdım. Niye duymuyolar beni?

Beni bilmediğim bir yere bırakıp gitmişlerdi kimdi bu insanlar bu çocuklar hiçbirini tanımıyordum.

Ben arkalarından bakarken tam koşmaya hazırlanıyordum ki otuzlarının sonlarındaki kadın yakaladı beni. "Burası senin yeni yuvan ailenin sana bakacak gücü yok. Artık bizimlesin." Ne diyordu bu kadın? Kolumu ondan hemen kurtardım. Kalbim çok acıyordu. Altı yaşımda olmama rağmen benden yaşça büyük on iki yaşındaki çocuk yanıma gelip elimden tutup kendisine çevirmişti. "Ne ağlıyosun onlar için seni sevseler seni bırakmazdılar." dediği anda ağlamam daha da şiddetlenmişti. "Burası bir yurt buranın kurallarını öğrenmen gerek yoksa burada çok zor barınırsın." Biraz durdu ve sonra ekledi "Benim adım Sarp artık senin abinim. Senin adın ne?" Çekinerek cevap verdim. "B-benim adım Alev."

Sene 2008 7 hafta sonra.

Müdire hocanın adını öğrenmiştim çok ciddi biriydi ama herkes onu çok severdi ben sevmemiştim annem ve babamı benden o aldı gibi hissediyordum. Ah Züleyha Hanım nerde benim annemler niye gelmiyorlar?

10 kişilik yurt odasının içine görevli zehra teyze gelmişti onu sevmiştim saçımı örerdi hep. "Alev gel yavrum Züleyha Hanım seni odasına bekliyor."

Elini tutup merdivenlerden yukarı çıkmaya başlamıştık. Züleyha Hanımın odası en yukarıda koridorun sonundaydı. Kapıya iki kez vuruldu ve içeriden "Gel." sesi duyuldu. Züleyha hanım ayaklandı önüme gelip dizleri üstüne çöktü.

"Alev, kızım sana bir şey söylemeliyim. Kötü bir şey ama sakin ol yavrum. Zaten annen ve baban hiç gelmeyecekti seni almaya o yüzden üzülme tamam mı?" Bu kadını hiç sevmiyordum çünkü güzel bir şey ağzından hiç çıkmıyordu. kafamı onaylar şekilde sessizce salladım. "Annen ve baban artık bu diyarlarda değil. Artık farklı yerlerdeler. Onlar öldü." dünya durdu. Gözlerim doldu. Artık onları camda beklememe gerek yoktu hiç gelmeyecektiler. Annem beni bırakmadan birkaç gün önce ölmenin ne demek olduğunu anlatmıştı, ölünce çok güzel bir yere gidiliyormuş ama sevdiklerini hiç göremiyormuşsun birdaha. Züleyha Hanım sarıldı bana ve gönderdi beni. konuşma yetimi kaybetmiştim sanki. Zehra teyze ve Züleyha hanım hala odada ben dışarda Zehra teyzeyi bekliyordum. Konuşuyorlardı. "Neden ölmüşler Züleyha Hanım." diye sordu Zehra teyze.

Yanıt gecikmedi. "Çok borcu varmış tevfik Bey in"

durduktan sonra devam etti. "Karısıyla beraber intihar etmiş. Kızını da bu yüzden bize emanet etmişler." intihar ne acaba?

Odaya gitmek istemediğimden bahçeye çıkmıştım çok ağlıyordum. Sarp abiyi görmek istiyordum. O hep ben ağladığımda yanımda oluyordu iyi geliyordu bana ama nerdeydi o şimdi derken yanıma geldi. Çok kızgındı ağladığım için

yine. "Ben sana birdaha ağlamayacaksın demedim mi?" diye bağırdı biraz. "Annem ve babam..."

"Gitti..." dediğimde acı bi gülümseme ile "Bunu yeni mi öğrendin?" diye sordu. "Onlar sonsuza kadar gitti Sarp abi." dediğimde anlamıştı ama hala ifadesinde değişen bir şey yoktu. "Zaten sonsuza kadar göremeyecektin ne farkeder?" demişti ama niye kimse beni anlamıyordu ben mi çok zekiydim bu kadarcık yaşta yoksa.

Koşarak uzaklaştım ve bahçedeki çiçeklere yaklaştım. Çiçekler sakinleştirir hep.

Günümüz 2022. istanbul.

yaşadıklarım bu kadarla bitmiyor çok daha kötüsü oluyor. Annem ve babam gitti ve benim hayatım bitti. onlar gittikten 8 yıl sonra ben 14 yaşındayken o adam o pis adam o pis elli bahçıvan...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.