İçeriğe geç

Karanlık Tutku

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Karanlık Tutku

Bölüm 3

3. Bölüm

Dediği gibi ablası kızın bir haftadır açmamış çantayı yatağa dökünce ablanın gözüne pahalı bir kanlı bir saat buldu

"Kızım kaalksanaa"

"Ne varya"

"Bu saat kimin "

"Ne saati"

"Yeme beni bırak"

" Ben saat maat bilmiyorum"
"En son ne koydun"

Kız hatırlamaya çalışır

1 hafta önce

"Giomar arabayı hazırla"

"Tamam abi"

Dediği an adam kızın çantasına birşey atmış sanki kızın çantasına bakıyormuş gibi yapıp kıza gülmüş kız da karşılık gülerken bu durumu pek de önemsememiş keşke önemseseymiş adamın niye böyle birşey yaptığını anlamamış

"Eee cevap verseneee"

"Heyy kime diyorum"

Derken elini kardeşinin gözlerine doğru sallamış

"O koydu"

"O kim"

"O işte"

"O kim salakk"

"Dükkanda bana bakan"

"Seni o getirmişti dimi"

"Evet"
"Öff kafamı bununla yoramam"

Diyip çantayı hazılayıp çıkmış. Kız şimdi o adamı nerde bulacaktı nasıl ne adını ne soyadını nede telefon numarasını biliyordu. Sosyal medya hesaplarına bakmış bulamamış sonra arabanın plakası gelmişti aklına V*60**J idi plaka. Plakayı yapay zekaya aratmış ve adamın sadece ev adresini bulmuş arama geçmişini silmişti. Saati bir güzel temizleyen kız beyzaz tshirt, mavi beyaz çizgili gömlek ve beyaz kumaş bir pantalon vardı. Saçlarını salık bırakarak adrese gitti çok uzak değildi trafikle yirmi dakika trafiksiz sekiz dakika falandı. Kız yavaş yavaş yürüyüp evin kapısının önüne vardı. Kız evi görünce çok beğendi çimenlikler,kocaman bir malikhane,dış kapıdan evin kapısına kadar uzanan taş yol, süs havuzları, heykeller ,oturma köşeleri çok güzeldi. Kız içeri girmek istedi ama korumalar izin vermedi ikinci kez girmek istediğinde.

"Hanımefendi lütfen randevunu, var mı"

"Yok ne olmuş"

"Abinin çok önemli işleri var"

"Neymiş ya o önemli işler"

"Neyse ben gideyim"

Diyen kızın sesin adam duyup engel olmaya kapının önüne gitmiş.

"Oğlum alın hanımefendiyi içeriye"

"Tabi abi"

Kız içeriye gelirken adam kızın neden geldiğini anlamıştı çünkü saati kızın çantasına koyup buraya gelmesini sağlayacaktı düşündüğü gibi olmuştu da kız adamın evine gelmişti adam işlerini hallettiği odanın kapısını açmadan önce biraz atıştılar.

"Niye geldin yoksa hasretime dayanamadın mı"

Kız yalancı bir gülüşle

"Hahahaha ben seni çıldırmışsın"

"Evet çıldırdım"

"Neye çıldırdın"

"Hiiçç neyse şakayı falan bırakalım da hakikaten niye geldin"

Adam cevbını bildiği halde soruyu sormuştu kızda bu soruya karşılık

"Saatin çantamdan çıktı onu bırakmaya gelmiştim"

"Tabi buyrun küçük hanım"
"Kapıyı açmadan şunu söyleyim çok güzelsiniz mavi tam sizin renginiz size çok yakışmış gözlerimi sizden alamadım"

"Sizede bu beyaz gömlek çok yakışmış mafyakolik bey"

"Teşekkür ederim küçük hanım"

"Asıl o teşekkür bana ait bana o kadar iltifat ettiniz ki kendimi Afrodit zannettim"

"Siz Afroditten güzelsiniz zaten"

Kız adamın bu iltifatına gülümsemiş

"Artık içeri geçelim mi"

"Siz nasıl emrederseniz küçük hanım"

Kız tekrar gülünce adam bu sefer gerçekten erimişti derken adam kapıyı açıp kıza elleriyle odayı gösterince koca bir oda vardı merdivenlerden yavaş yavaş yukarı çıkarken simsiyah bir duvar , büyük bir masa, kocaman boş bir altın kaplı motiflerle döşenmiş çerçevede vardı ama kızın dikkatini çeken şey baş kaydı. Adam çalışma masasına bakarken kız dikkatini çeken şeye doğru yürüyordu masa ile dikkatini çeken şey epey uzaktı yirmi-otuz adım uzaklıktaki yere giderken kız bir anda

"Mateo"
Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.