İçeriğe geç

KARANLIK TEHLİKE

Bölüm 1 · 2 dk okuma

KARANLIK TEHLİKE

Bölüm 1

1. BÖLÜM: Başlıyor

Poğaça yerken okul bahçesinde dolanıyordum . Bir anda "İnci" diye bir ses duydum. Arkamı döndüğümde polis olan babamı karşımda bulmuştum. Ne yani beni ziyaretemi gelmişti ? Babam genelde karakolda olan birisiydi. Babam koşar adımlarla yanıma geldi. Gözlerindeki telaşı gizlemeye çalışıyordu fakat bunu asla yapamıyordu. Babam yanıma geldiğinde "hemen karakola gidiyoruz" dedi. Gözlerindeki telaşın sebebi buydu değilmi. Ya benimle alakalı bir şeydi ya da çok daha farklı birşeydi. Şaşırmıştım beni 20 yıllık hayatımda bir kez bile okuldan babam almamıştı. Babama haklı olarak "iyide neden? " diye sordum. O ise benim soruma cevap vermek yerine "merak etme ben okuldan izin aldım" dedi. Babama dönerek kaşlarımı çattım. "Baba sana okuldan izin aldı mı diye bir soru sormadım. Sana neden diye bir soru sordum" dedim. "Gidince görürsün inci sus artık" dedi. Ben dediğini yaptım ve sustum. Çünkü babam gerçekten İÜtelaşlı görünüyordu. Babamın elinden tutmuş üniversitenin kapısına doğru giderken bir çok kişi "İnci nereye" diye sordu. Fakat ben Zehra'nın kardeşi Miraç dışında kimsenin sorusuna cevap vermedim. Bana anlamaz gözlerle bakan çocuk "İnci,nereye gidiyorsun? " dedi. "Karako- demiştim ki babam hızlanarak beni çekiştirdi. Miraç bana şaşkın gözlerle bakarken babama dönerek "baba neden böyle yapıyorsun? Neler oluyor? Çok garip davranıyorsun" dedim. Babam "oraya gidene kadar kimseyle konuşma! " dedi. Babam beni hızla Volkan abi'nin olduğu polis arabasına bindirdi. Kendimi bir suçlu hissediyordum. Çünkü bir yanımda Ahmet abi diğer bir yanımda da Buket abla vardı. "Anlatıcakmısınız? " diye sorduğumda babam bana 'yeter' der gibi bakıyordu. "İnci eğer oraya gidene kadar tek kelime daha konuşursan kafana silah dayamayı düşünüyorum. O yüzdende SUS! " dedi. Ama ben çok konuşmuyordum. Beni biranda hiç haber vermeden okuldan alıp karakola götürenler,telaşlandıranlar onlardı ve bu durumda konuşmam benim suçum öylemi? "Off tamam be! Sizin cevabınızı kaldım sanki! " gereksiz yükselmiştim fakat onlar bu cevabı haketti.

*10 dakika sonra*

Araba durmuştu indiğimde kocaman harflerle İSTANBUL KARAKOLU ANABİNA yazıyordu. Kocaman demir kapıdan geçtikten sonra kapının önünde sağa sola yürüyen Semanur ablayı gördüm. Yanına gittiğimde "hoşgeldin İnciciğim" dedi gülücükler saçarak. Bu kadınlara gıcık oluyordum sürekli olarak mutlu oluyordu. Hiç görmedim bu kadının somurttuğunu. "Selam" dedim somurtarak. Hemen içeriye girdim ve babamı beklemeye başladım. Babamı beklerken aynı zamanda Semanur ablaya bakıyordum. Babam Semanur ablanın yanında durmuş ve "selam Semanur" demişti. Semanur abla işinde çok başarılı bir kadın. Bazen babamın yerinde neden o yok diye düşünmüyorum değil. Fakat hemen sonrasında babamın işinde Semanur abladan çok daha fazla başarılı olduğu aklıma gelir. "İyi nöbetler" diyen babam benim yanıma geldi ve "İnci hadi koridorun sonundaki odaya" dedi. Bu karakola daha önce gelmiştim fakat herzaman bekleme odasına gidip orada beklerdim. Bu kez ise on kişilik dikdörtgen bir masanın etrafında çalışan insanların olduğu bir odaya gelmiştim. Babamın ve buradaki birçok polisin askerin komutanı olan Serdar Abi bana "inci Ege'nin yanına otur" dedi. Ben ise yüzümü buruşturarak "ne!?" dedim. Çünkü Ege ve biz birer düşman gibiydik. Bir Ege'ye birde Serdar Abi'ye bakıyordum "off tamam yaa" dedim. Serdar abinin beni buraya oturtması birer hata oldu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.