1 hafta geçmişti ve hâla ne yapacağımı bilmiyorum. Her gün aynı rüyayı görüyorum ve bana tekrar tekrar aynı şeyleri söylüyor. Artık uyumak bile istemiyorum, o ormana gitmeyene kadar aynı rüyayı göreceğim. Bu kabusu sona erdirmek için o ormana gitmek zorundayım. Ormana gitmek için hazırlandıktan sonra arabama binip yola çıktım.
Tahmin ettiğimden daha uzun sürdü yolculuk. Ormana vardığımda şok oldum, rüya görüyor olmalıyım, bu gerçek olamaz. Kendime vurdum ve canım acıdı. Bu bir rüya veya kabus değildi, yaşadığım olaydan dolayı yutkunamadım.
Şu an öğlen saat 12.30, fakat karşımdaki orman için aynı şeyi söyleyemem. Orman için geceydi, nasıl olabilir ki böyle bir şey? Nasıl daha önce kimse bu ormanı araştırmaz? İnanılmaz bir şeydi bu. Bu orman karanlıkla dolmuştu, nasıl mümkün olabilir? Arabadan inip ormana doğru yürüdüğümde, arabada olduğumda ormanın beni korkutmuyordu, adeta büyülüyordu. Fakat ormana yaklaştıkça, ormanın kasvetli havasından dolayı içim ürperiyordu.
Ormanın karanlıklarına doğru ilerlerken tek isteğim, 1 haftadır süren bu işkencenin sona ermesiydi. Bu gerçekten bir şaka gibiydi, bu kızı nerede ve nasıl bulacağımı bilmiyorum. Onu bulabilmem için ormanda bir ev olmalıydı, olmak zorundaydı
bu ormana girdiğim gün lanet okudum. 3 yıl boyunca mesleğimi yapamamıştım, mesleğime aşık biriyim. 3 yılın sonunda mesleğime geri dönmüştüm, macera arıyordum. Lanet olsun, işte sana macera. Derin bir nefes aldım, ne yapacağımı bilmiyorum çünkü burada kimse yoktu.
Eğer ormanda biri varsa, o şu anda ölmüş olmalı. 1 hafta önce orman hakkında okuduğum her şey aklıma geldi. Aklımı kaybetmek istemiyorum, ama burada bir melek olabilir mi? O benden yardım istiyor olabilir mi? Aklıma gelen düşüncelerle yutkundum. Şimdi işte buradayım, canavarlar mı var burada? Orman hakkında okuduğum hiçbir şeye inanmak istemedim, inanmadım çünkü gerçek olma ihtimali beni korkutuyordu.
Burada bir melek tutsak kalmıştı ve beni seçmişti. Dünyada bu kadar insan varken, neden ben? Ben o kadar iyi bir insan değilim, benden daha iyileri var onları seçseydi. Bu düşüncelerle fakit kabyetmek istemedim onu aramaya bir yerden başlamam gerekiyordu, aynı yerleri tekrar aramamak için ormanın belirli bir yerinden başlamam gerekiyor İnsanlar biri kaybolduğunda adıyla seslenir, belki adını söylersem bana cevap verir diye düşündüm. "Lysandra!" Cevap yok tekrae Lysandra", diye bağırdım umarım bana cevap vermez, yoksa kalpten giderim. Kimsede cesedimi bu karanlık ormanda bulamazdı kurda kuşa yemn olurdum adını bağırarak yürümeye devam ettim. 5 saat boyunca kesintisiz yürüdüm, ama hiçbir şeye rastlamadım. Artık yoruldum, eve gitmek istiyorum. Arabama doğru yürümeye başladım, tam ormandan çıkacaken birden ormanda bir çığlık sesi duydum.
Arkama döndüğümde bu kez kahkaha sesi yükseldi. Bu seslerde neyin nesi . İki farklı ses vardı ve bu sesler aynı kişiye ait değildi. Birinin sesi inceyken diğerinin sesi kalındı, ama bu sesler kadınlara aitti. Neler olduğunu anlamıyorum şu anda tek isteğim arabaya binip eve gitmek. Önüme dönüp arabaya doğru koştum arabaya bindiğim gibi hemen gaza bastım. Aklımı kaybetmeden hemen burdam gitmek istiyorum. Bu olayları düşünürken birden önüme ağlayan bir kız çocuğu atladı. Arabayı durdurmaya çalıştım, ancak durmadı. Kıza tam çarpacaktım ki kız ortadan kayboldu ve yine aynı kahkaha sesini duydum. Benimle oyun mu oynuyorlar? Durmadan arabayı sürmeye devam ettim sonunda eve vardığımda Arabadan çıktım yüzüm kireç gibi bembeyaz olmuştu. Kapıya doğru koşup kapıyı çaldım.
Luna, kapıyı güler yüzle açtı, ancak benim yüzümü görünce gülümsemesi yerini korkuya bıraktı. "Sana ne oldu, Cassius?" ona cevap vermediğim sürece daha da endişeleniyordu. "Anlatacağım, ama önce eve girip soğuk bir duş almak istiyorum" dedikten sonra Luna kenara çekildi. Hemen banyoya doğru koşup duş aldım. Banyo yaptıktan sonra Luna'ya her şeyi anlatmaya başladım. Luna, bu tür şeylere çok meraklı olduğu için bu konularda deneyimliydi ve beni hiç kesmeden dinledi. Her şeyi ona anlattıktan sonra biraz rahatlamıştım. "Beni o ormana götür, Cassius. O ormana gitmek istiyorum"
"Hayır, Luna. Orası tehlikeli, seni riske atamam" dedim. "Eğer orada sana bir şey olursa kendimi asla affetmem. Seni oraya götüremem" diye ekledim.
"Arabadan çıkmadan uzaktan ormanı göreceğim, lütfen beni oraya götür Cassius" . Beni buna kabul ettirene kadar asla susmayacaktı. Arabada durması şartıyla kabul ettim.