İçeriğe geç
Kami

Karanlık Ormanın Sırrı

uarê

RomanDevam ediyorKorku

Yıldızlar, gökyüzündeki yalnız gezginlerdi o gece. Rüzgar sessizce esiyordu, ağaçların dalları arasında hışırtılarla geçiyordu. Ormanın derinliklerinde yankılanan garip sesler vardı; kimse nereden geldiğini bilmiyordu. Alice, yıldızların altında yürüyordu. Gece geç saatlerde, yalnızca kendi adımlarının çıtırtısını duyuyordu. Yolu aydınlatan tek şey, elindeki titrek meşaleydı. Çevresindeki ağaçlar, gizemli figürlere dönüşüyordu. Gölgeler, canlı gibi hareket ediyor, Alice'in kalbini hızla çarptırıyordu. Birdenbire, bir ıslık duydu. Başını çevirdiğinde, karanlıkta parlayan iki yeşil nokta gördü. Kalbi duracak gibi oldu. Gözleri büyülenmişti, çünkü o iki yeşil nokta, insan gözleri gibi parlıyordu ama hiçbir bedenle ilişkilendirilemiyordu. Meşaleyi sallayarak ilerledi, merakla karışık bir korkuyla. Sesler artık daha yakındı, bir fısıltı gibiydi, "Gel... Gel..." diye mırıldanıyordu. Alice'in ayaklarına zincirler gibi dolanıyordu, ormana hapsolmuş gibi hissediyordu kendini. Derinliklerde, bir ışık huzmesi belirdi. Alice, ışığın peşinden gitti ve bir açıklıkta durdu. Gözleri, önce inanamayacak kadar güzel bir manzarayla karşılaştı; muhteşem bir çiçek bahçesi. Ama sonra, çiçeklerin arasında bükülmüş bir şekilde yatan solgun bir figür gördü. Yaklaştıkça, figürün yüzünü tanıdı. Bu, kayıp giden kız kardeşiydi. Ama gözleri kapalıydı, soluksuzdu. Alice, onu sarsarak uyandırmaya çalıştı ama hiçbir tepki alamadı. Aniden, figürün yanından bir kedi geçti. Büyük, yeşil gözleri vardı ve tüyleri siyahtı. Alice'in içinde bir şeyler titredi, çünkü bu kedi, yıllar önce kaybolan evcil kedisiydi. Kedi, Alice'in önünde durdu ve konuşmaya başladı, "Kız kardeşini geri getirebilirim, ama bir şartla." Alice'in yüreği hızla çarpıyordu, "Ne şartı?" diye sordu titreyen sesiyle. "Bu ormanın sırrını öğrenmek zorundasın. Eğer sırrını çözersen, kız kardeşini geri alabilirsin," dedi kedi. Alice, kararlı bir şekilde başını salladı. Kedi, ona ormanın derinliklerinde bir mağara olduğunu ve mağaranın içindeki tüm cevapları bulacağını söyledi. Meşalesini sıkıca kavrayarak ilerledi. Mağaranın içi soğuk ve karanlıktı, tüylerini diken diken eden bir hava vardı. Derinlerde, gizemli bir ışık belirdi ve Alice, ona doğru ilerledi. Sonunda, bir odaya ulaştı. Duvarlar, tuhaf sembollerle kaplıydı. Ortada, antik bir sandalye ve üzerinde bir kitap vardı. Kitabın kapağına dokundu ve aniden bir ışık parladı. Kitap açıldı ve sayfaları kendiliğinden çevrilmeye başladı. Alice, büyülenmiş bir şekilde okumaya başladı. Ormanın, yıllar önce lanetlenmiş bir cadının intikamını almak için doğaüstü güçlerle yaratıldığını öğrendi. Kız kardeşi, bu cadının kurbanı olmuştu. Alice, son sayfayı okuduğunda, bir patlama sesi duyuldu ve odanın ortasında bir ışık huzmesi belirdi. Işık, kız kardeşini yataktan yükseltti ve gözleri açıldı. Kız kardeşi, Alice'e doğru uzandı ve kollarını sardı. Dışarı çıktıklarında, ormanın derinliklerindeki sessizlik aniden koptu. Kuşlar ötmeye, rüzgar hafifçe esmeye başladı. Alice, kız kardeşinin elini sıkıca tuttu ve birlikte ormanın içinden çıktılar. Artık, ormanın sırrını biliyorlardı ve karanlık güçlerin esiri olmaktan kurtulmuşlardı. Gökyüzü, yıldızlarla parlıyordu ve gece artık çok daha dostça görünüyordu.

Bölüm
0
okunma
0
Beğeni
0
Puan
—
Puan ver

Benzer eserler

uarê imzalı diğer eserler