Telefon ışığı tekrar açıldığında sınıfın duvarlarında yazılar vardı.
Hepsi aynı cümleyi söylüyordu:
“Bir kişi burada kalmalı.”
Suna bağırdı:
“Bu bir şaka mı?!”
Ama bir anda Eylül ortadan kayboldu.
“EYLÜL!” diye bağırdı İlayda.
Koridorun sonunda bir gölge yürüyordu.
Uzun saçlı bir kız… ve yanında Eylül.
Eylül arkasını dönüp sadece şunu söyledi:
“Ben gitmeliyim… çünkü o benim yerime bekliyordu.”
Sonra ikisi birlikte karanlıkta kayboldu