{Zihnimde bir ses konuşmaya başladı onu üzme hakkın yok ne diyeceğimi düşünürken küçüklükten beri en zor zamanlarında yanıma gelen hayali arkadaşım geldi "ALAZ" dememi istemişti,Alaz konuşmaya başladı;
Alaz: ilaçlarını içmedin yine değil mi? Ama içmediğin iyi oluyor eğer içersen beni göremezsin
Berat: artık cevap verir misin lütfen?
Alaz: ne oldu Ayça o hastalıkla zihnin yine mi karıştı aptalın tekisin {deyip üstüme yürümeye başladı ve konuştu}
Alaz:aptal,aptal, aptal,aptal,aptal,aptal,aptal Ayça
Berat: Ayça iyi misin?
Sadece iyiyim diyebildim...
Berar: şöyle yapalım ben akşam seni yemek yemeye götüreyim yüz yüze konuşalım olur mu?
{Dediği mantıklıydı hem bende akşama kadar düşünür kafamı toplarim}
-tamam,ben ağaç eve bizimkilerin yanına gidiyorum,bu gün buluşma günü sen gelecek misin? Diye sordum
Berat:kalgalı olsak da ben de ekibin bir parçasıyım yoldayım zaten araba kullanıyorum
Dediği şey beni endişelendirmişti konuşmaya başladım:
- farkında mısın hala ehliyetin yok kendine zarar vereceksin
{Sözde onu düşünmüyordum ama bir an gözümü kapattım ve Berat'ı araba kullanırken düşündüm,kaza yapıyordu o an gözlerim titredi, bağırmak istedim ve bu düşüncem sadece 2 saniye içinde beni bu hale getirmişti ellerim titriyordu gözlerimi zorda olsa açtım.} Tekrar konuşmaya başladım;
-Ehliyetini almadan araba kullanmanı istemiyorum
Berat: yavaş kullanıyorum güzelim merak etme
Bu dediği beni birazda olsa rahatlatmıştı;
-Tamam, dikkat et lütfen
Alaz: umarım dikkat etmez ve ölür
Alaz beni her defasında sinirlendirmeyi başarıyor du dayanamadım ve Alaz'a cevap verdim;
-KAPA ÇENENİ
Berat: kötü bir şey mi dedim?
Berat'ın beni duyması paniklememe sebep oldu,sesin titreyek;
- yok hayır,yani sana demedim,diyebildim
Bir süre sessizlik oldu ve bu sessizliği Berat bozdu;
-ayça'm ilaçlarını içiyorsun değil mi?
Berat ilaçlarımı içmediğimi fark etmişti,ona doğruyu söyleyemezdim:
-tabiki içiyorum, her neyse artık kapatmam lazım görüşürüz,diyerek telefonu kapattım
