Bölüm 1: Soğuk taş zemine basan çıplak ayaklarımın altından karanlık nefes alıyordu. Burası sıcak olmalıydı, sonuçta cehennemin bir katmanındaydık — ama içimdeki boşluk, buharı bile donduracak kadar ağırdı.Gölge Akademisi.Burada gece gündüz birbirine karışır. Güneşin olmadığı bir dünyada zamanın anlamı yoktur.Her gün aynı: eğitim, kontrol, savaş, bastır.Duygular? Onlar burada bir zayıflık değilse, bir tehdittir.Ve ben, her şey olabilirdim ama tehdit gibi görünmeyi tercih ederdim.Avuçlarımı öne uzattım. Sessizce odaklandım.Havada görünmez bir titreşim başladı.Derinlerden gelen bir çağrıya kulak veriyormuşum gibi hissettim.Sonra — parmak uçlarımın arasında kıvrılarak yükselen ince su hatları...İpler gibi havada dans ettiler, sonra yılan gibi birbirine dolandılar.Onlara sadece yön veriyordum, hiçbir zaman sahip değilim.Su bana ait değildi.Ben sadece onu kandırmayı öğrenmiştim.“İtaat ettikçe güzelleşiyor, değil mi?” diye fısıldadı içimde bir ses.Hayır.Su güzellik değildi.O, geçmişimin diliydi.Gözlerimi kapattım.Akademinin soğuk duvarları silinmeye başladı zihnimde.Zaman büküldü, içimde bir kapı aralandı."Anne... biraz daha kalabilir miyim dışarıda?"Küçük, titreyen bir ses. Benim sesim.Islak bir sokak, yağmurun altında dikilen bir çocuk.Ayakları çıplak.Ellerini yumruk yapmış, ama korkmuyor.Sadece bakıyor.Annesi arkada, yüzünde endişe değil, tiksinti var.Ve sonra —su.O an ilk kez, benim dışımda hareket etti.Kendimi yeniden aynanın karşısında bulduğumda, gözlerimde bir şey değişmişti.Su hâlâ bana itaat ediyordu ama artık farklı bir şey istiyordu.Bir yön. Bir amaç. Bir intikam.Belki de bu yüzden hâlâ buradaydım.Belki de bu yüzden hâlâ yalnızdım.---Ben Maeris’im.Bir zamanlar sevilmemiş bir çocuktum.Şimdi ise gölgelerin arasında yürüyen, geçmişin izlerini taşıyan bir savaşçıyım.Ve yakında, herkes o izlerin ne kadar derin olduğunu görecek.
Bölüm 1
(Karanlığın izleri)
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.