İlahi bakış açısı;
Havanın soğukluğuyla beraber şiddetli bir rüzgar esiyordu bu rüzgar o kadar kuvetliydiki yerdeki cesetleri kaldırmaya bile kuvveti yetiyordu.Yerdeki cesetlerin boyu kulenin bile fazlasındaydı ölen cinler teker teker yakılıyor ardındansa deftere ruhlarından bir parça bırakılıyordu.Cinlerin başkanı olan Watire bu ölümlerden dolayı Karanlık lord ile anlaşma yapmak için bugün toplanacaklardı.Watire stresliydi ama belli etmemeye çalışıyordu çünkü cinlerin soyu daha fazla ölümlere dayanamazlardı. Dayanmaları için bir şansı bile yoktu soylarından neredeyse 300 kişi kalmıştı. Watire bu durum karşısında sadece ayaklarını sallayarak sallanan sandalyede oturuyordu. Zaman toz olup uçuştu ve vakit gelmişti karanlık lord Watire'nin karşısında duruyordu duruşu dik görünüşüyse asildi kendine oldukça güveniyordu ancak bunun yanındaysa Watire çok alçak gönüllü ve tedirgin görünüyordu. Gözlerini ovuşturduktan sonra ayağa kalkıp doğruldu.Karanlık lord elini uzatarak selamladı o günden sonra olayla ilgili pek çok rivayet bulunmaktadır ancak tarihinde gizemli sayfalarında söyle yazar"o gün Karanlık lord zorla da olsa o anlaşmayı yaptı ve yeniden cinlerin soyu artmaya başladı,yaktıkları cinlerin ruhlarından parça bıraktığı defterin hala bulunamadığı"yazmaktadır ancak şu bilgi kesindir ki defteri açan kişi sonsuza denk lanetlenicektir...Bu yüzden o defter asırlar boyu korunmuş ve saklanmıştır.Karanlık lord bu anlaşamayı kabul ettikten sonra bir daha kimse tarafından görülmedi ya da duyulmadı. Bu durumda elfler ve cinler çok rahattı ancak Karanlık lord'un rahat olduğu söylenmezdi.Karanlık lord o anlaşmayı kabul ederek hayatında ilk kez cinlerin yaşaması için kendini feda etmişti.Üstelik Karanlık lord cinlerle düşmanken bu anlaşmayı onaylaması tarihte beyin kurcalayan bir anlaşmadır.Peki Karanlık lord bu durumdan mutlu muydu?