İçeriğe geç

Karanlık kırıntılar

Bölüm 50 · 7 dk okuma

Karanlık kırıntılar

Bölüm 50

Bölüm 48

Depoya geldiğimde beni adamalarımın ortasında duran Selen karşıladı ve hemen

-"yalnız alacağımızı düşünüyordum "dedi bende derin bir nefes alıp

-"adamalarımdan sır çıkmaz merak etme"dedim ve ardınan Kerime ve alpe bakıp

-"siz ikiniz dışarıya çıkın ve ben çağırıncaya kadar gelmeyin "dedim kerim ile affalasasa Alp ile çıkıp gittiler birkaç dakika sonra Selen

-"ne yapmamı istiyorsun mehir"dedi bende

-"kerim ile Aygeni ayırmanı "dedim ve adamlarıma dönüp

-"bunu asla kerim duyamayacak anlaşıldımı "dedim

adamalarim aynı anda

-"anlaşıldı efendim "dediler önüme dönüp Selene dönüp

-"işine en yakın zamanda başla Selen eğer bu görevi başarı ile yerine getirisen seni özel ajamın yapar Kerim'in bile ulaşamadığı yerlere ulaşmanı sağlarim "dedim ve elimi uzatıp

-"kabulmü "dedim selen ışılsldayan gözlerle bakıp

-"kabul ediyorum mehir seve seve Aygen ve kerimi ayırırım "dedi kafamı olumlu anlamda sallayıp

-"güzel istedigin herşey adamlarim tarafından tahsis edilir "dedim ve kapıya adimladim sırada selen

-" birşey sorabilirmiyim"dedi bende dönüp

-"sor"dedim o derin bir nefes alıp

-"aygen senin en iyi arkadaşın değilmi neden ona bunu yapıyoruz"dedi bende kaşlarımı çatıp

-"seni ilgilendirmez işini yap Yeter "dedim ve kapıya adımlayıp çıktım ve arabama binip yine tam gaz sürmeye başladım

Aygen benim en iyi arkadaşımdı lakin birkaç gün önce onun hayin olduğu şirketime odama kamera Takan'ın kendisi olduğunu öğrendim kerim aygeni çok seviyordu ve ben bunları ona söylesem bana inanırdı fakat doğmamış bebeğinin annesine ceza veremezdi bu yüzden bu görevi ben üstlendim düşüncelerim ile şirkete geldiğimde koltuğuma oturup düşünmeye başladım. Ben salakmiydim bunca zamandır benim kuyumu kazan kisiyi evime soframda ağirlamıştım hep en yakındaki insanlardan korkmamiz gerektiğini söylerdi levent babam meğerse ne kadar haklıymış ki onun olmayışı omuzumdaki yüklerin ağırlığını ve sorumluluklarımın yine farkına vardım.

Koltuğumdan kalkıp pencerelerimi açtım bir kaç dakika sonra kapım açıldı ve aygen'in samimi olduğunu düşündüğü gülümsemesi ile bana gelip sarıldı hemen sarılışına karşılık verdim ve onu koltuğa oturmasını söyledim ve onun gözlerine bakarak

-"geldiğini iyi oldu aslında seninle konuşmam gerekenler var Aygen "dedim aygen kafasını usulca sallayıp

-"tabi canım nedir ay bende bir sürü alışveriş yaptım "deyip elini şişen karnına koydu bende

-" baya büyümüş "dedim oda gülümseyip

-"evet büyüdü"dedi hemen

-"doğum ne zaman"dedim oda

-"yakında ama küçük afacanın kararına bağlıyım"dedi gülümseyip

-"aynen öyle "dedim ve asıl konu için derin bir nefes alıp

-"Aygen ben bir karar verdim ve bu herkese iyi geleceğini düşünüyorum"dedim Aygen merakli bir şekilde bana bakıyordu birazdan o meraklı bakışının yerinde gizli sinir ve kin olacaktı bunun bilincinde gülümseyerek

-"hisselerimden yüzde ikisini birine devrettim "dedim aygen hemen ayağa kalkıp

-"sen ne diyorsun mehir kime verdin hisselerini bana bile vermemistin"dedi kafamı onaylayıp

-"evet sana vermemiştim Aygen nedeninin ne olduğunu sen gayret iyi biliyorsun "dedim ve onun önüne geçip

-"bu şirketin patronu benim benim sayemde buralara geldin bu konuda sana sadece yaptığım şeyi söyledim hepsi bu "dedim ve geri yerime oturur bacak bacak üstüne atıp onun şaşkın öfkeli yüzünü izledim sakinleşmek işin çok fazla çaba sarf ediyordu ama bu muhtemelen bir işe yaramayacaktı

Derin bir nefes alıp

-"ne oldu Aygen sevinmedinmi "dedim o derin bir nefes alıp zorla da olsa gülümseyip

-"eevet çok sevindim canım "dedi ve meraklı bir şekilde bana bakıp

-"kime verdin peki "dedi ve kapım çaldı gülümseyip

-"geldi "dedim ve girmesi için onay verdim Selen tüm güzelliği ile odama girdi Aygen ise şaşkınlık içinde ne yapacağını söyleyeceğini bilemediğinin bilincinde gözleri benim ve selen'in üzerinde mekik dokuyordu bunu kesmek için gülümseyip

-"Aygen sen tanıyorsun gerçi ama tekrar tanıtayım Selen Soydere

Yüzde 2 hissemin sahibi " dedim Aygen kaşlarını çatıp

-"mehir ne demek oluyor bu "dedi bende

-"birşey olmuyor Aygen Selen benden özür diledi bende kabul ettim ve biliyorsun bir geçmişimiz var"dedim ama Aygen sinirli bir şekilde bana bakıp

-"ne geçmişi mehir sen bu kadını şirketine nasıl alırsın evet bir geçmişimiz var lakin ben bu kadını burda görmek istemiyorum" dedi bende sinirle masamdan kalkıp tam önünde durup

-"sen kimin şirketinde kime emir veriyorsun Aygen karşında kerim yok senin anladinmi ve ben istediğim herseyi yaparım benim şirketim burası istersen çıkışını yapabilirsin "dedim Aygen gözleri dolu dolu

-"ssen bana bunu nasıl yaparsın" dedi bende derin bir nefes alıp

-"ben sadece şirketimi düşünüyorum Aygen "dedim daha sonra kapıyı gösterip

-"eğer sirektimde benim istediğim kişilerle çalışmayacaksan o zaman çık ve bir daha da geri dönmek için yanıma gelme çünkü biliyorsun ben asla affetmem "dedim aygen derin Bir nefes alıp veriyordu biliyorum onun benden ve bu şirketten başka çalışacak bir yeri , kalmaktan da başka yapacak bir şeyi de yoktu . Tamda tahmin ettiğim gibi bana bakıp kafasını usulca sallayıp

-"peki sen naisl istiyorsan öyle olsun "dedi ve odadan çıktı yağmuru çağırıp Selene oda ayarlamalarını söyledim ve şuan odamda tek başımayım gelen yeni bilgiler vardı Aygen tüm rakip şirketlerimiz ile ilişkiye girmiş şirket ile tüm olmasada bağzı belgelei vermsiti ve o belgeler bizim çok işimize yarayacak belgelerdi lakin onun yüzünden kaybetmiştik ve belki bebek kerimden olmaya bilirdi. başım çok ağrıyordu bundan dolayı yağmura papatya çayı yapmasını söyledim ve o gelene kadar planının 2. Aşamasını gerçekleştirmek için gereken kişinin numarasını tuşladım telefon birkaç dakika sonra açıldı

-"merhaba nazlı nasılsın "dedim karşı taraftan bir kaç dakika ses gelemsede Daha sonra

-"telefon numaramı nereden buldun benim mehir "dedi kikirdayip

-"tatlım benim bulamayacagim hiç

bir sey olamaz "dedim o

-"peki beni neden aradın "dedi bende

-"bunu yüzyüze konuşalım evine araba gönderiyorum seni şirketime getirecek "dedim nazlı derin Bir nefes alıp

-"tamam birkaç dakika sonra orada olurum "dedi ve bende tamam diyip Alpi arayı nazlıyı almaya gitmesini söyledim oda tabi efendim diyip gitti birkaç dakika sonra telefonum çaldı arayan asaftı tamda ihtiyacım olan kişiydi hemen telefonu açıp kulağıma götürüp

-"efendim aşkım"dedim Asaf gülüp

-"ne yapıyorsun sevgilim"dedi bende

-"iyiyim şirketteyim biliyorsun"dedim oda

-"biliyorum yavrum "dedi bende gülümseyip

-"ee o zaman neden aradın beni "dedim Asaf hemen muhtemelen kaşlarını çatmıştı

-"sevgilimsin özledim aradım ayrıca ben seni her zaman ararım"dedi ve

-"akşam saat kaçta alayım seni "dedi bende

-"beni almana gerek yok arabam ike geldim biliyorsun "dedim karşı taraftan derin bir nefes alma sesi geldi insanın herşeyimi düşünürken Asaf

-"tamam yavrum evde görüşürüz seni seviyorum topantiya gitmem gerekiyor"dedi bende gülümseyip

-"tamam diyip telefonu kapattım.

Birkaç dakika içinde nazlı gelmişti ve şuan karşılıklı çay içiyorduk ve gözü heryerdeydi daha fazla dayanamayıp

-"beni neden buraya getirdin "dedi bende

-"güç istiyormusun nazlı kaybettiğin saltanatını daha güçlü bir şekilde kazanmak istermisin "dedim bana hem anlamayan gözlerle hemde şeytan parıltıları ile bakıyordu gözlerini kısıp

-"istiyorum tabikde kocan yüzünden kaybettim"dedi bende kaşlarımı çatıp

-"sakın kocamın adını ağzına alma ayrıca ege istiyorsan sana kolaylıkla bunu verebilirim nazlı sadece istediğimi yap ve hazır "dedim oda gülümseyip

-"ne yapmamı istiyorsun mehir peki "zaferle gülümseyip

-"sen bilgisayarların dilinden anlıyorsun değilmi "dedim oda gülümseyip saçını araya savurup

-"tabikide"dedi bende

-"sana birinin adını vereceğim ve onunla ilgili herşeyi istiyorum"dedim nazlı kahkaha atıp

-"seninle çok iyi anlaşacağız "dedi gülümseyip

-"eğer istediklerimi yapar benim yanımda emrinde yürümeye başlarsan hayal edemedigin seyelre sahip olursun" dedim nazlı çayından bir Yudum alıp

-"kimin kirlillerini bulmamı istiyorsun mehir "dedi hemen

-"Aygen tekin "dedim nazlı kaşlarını çatıp

-"senin arkadaşın değilmi o "dedi bende

-"sen orasına karışma sadece senden istenileni yap "dedim ve çekmeceden 20 milyon Euro çıkartıp nazlı'nın önüne koydum

Onun şaşkın yüzüne bakıp

-"eğer Aygen ile ilgili kimsenin bilmediği seyelride bulursan bunun devamı gelecek "dedim ve koltuğuma oturdum nazlı paraları eline alıp gerçek olup olmadığına bakıp daha sonra

-"vay be zenginlik güzel şey "dedi gülümseyip

-"evet güzel şey ve istediklerimi mükemmel bir şekilde yaparsan ki sende o pırıltıyı görüyorum daha fazlasına sahip olursun "dedim nazlı kafasını sallayıp

-"merak etme onun hakkında bilinen bilinmeyen herşeyi bulup getireceğim "dedi kafamı sallayıp

-"bu süre içerisinde kimsenin haberi olmasın özellikle Asaf'ın "dedim nazlı somurtarak

-"merak etme kimseye Bir şey söylemeyeceğim buna emin olabilirsin "dedi ve paraları gösterip

-"bunları koyamak için çantam varmı "dedi bende gülümseyip masamdan kalkıp dolabimdan bavullarimdan birini alıp önüne koydum oda paraları bavulun içine koyup fermuarını çekip bana gülümseyip

-"ben kalkayim ve emirini yerine getirmeye gideyim"dedi bende gülümseyip

-"gidebilrsin" dedim ve o gittikten sonra bende ayağa kalkıp çantamı vs alıp odamdan çıktım ve karşımda bir adet sinirli Aygen ve onun önünde ilerleyen Selen geliyordu muhtemelen Selen önümden geçerken göz kırpıp geçti bende gülümseyerek aygen'in yanına adımladım ve kırmızıya dönecek olan suratına baktım

-"ne oluyor Aygen yoksa doğuruyormusun "dedim Aygen yapay bir şekilde gülümseyip

-"hayır canım daha değil"dedi bende gülümseyip

-"peki neden yüzü kıpkırmızı "dedim aygen kaşlarını çatıp

-"neden olacak Selen yüzünden sen bildiğin halde onu buraya getirip üstelik hisse verdin mehir o kadın huzurumuzu bozacak" dedi bende

-"Aygen bu konuyu konuştuk Selen değişmeye başladı ve harkes için iyi olacak bu "dedim Aygen oflayip

-"bilmiyorum ama sen haklısın Selen komusunda canım "dedi birkaç dakika daha konuştuktan sonra arabama binip evime bu yorucu günün kapanması için biran önce yatağıma gitmek için sürmeye başladım.

Bölüm sonu

1 yorum