sabah Asafın beni dürtmesi ile uyandım ve uyku sersemi asafa dönüp
-ne oluyor Asaf ya sabah sabah dedim Asaf ise
-kapida ailen var sanırım ailenin daha fazla Sabrı kalmadi dedi bende yerinde diklestim üzerime çeki düzen verip asafa kapiyi açmasını söyledim oda gidip kapıyı açtı lakin Asaf kapıyı açtığı an babam , Polat abim ,görkem abim,Alp bir biblo taşı gibi birbirlerinin üstüne düştüler arkada annem ,aygen ve Aylin abla yanlarından geçip yanıma gelirken güldüler ve annem ayanklarimi Aygen de dikişlerime dikkat edip sarıldı Aylin abla ise hem sarildi hemde öptü
Babam abimler ve Alp ise ayağa kalkıp arkalarını temizleyip sanki az önce onlar düşmemiş gibi yanıma gelip
Nasılsın ,bir şeye ihtiyacın var mı?
Kendini nasıl hissediyorsun,doktor cagriyimmi gibi soruları sormaya başladılar dayanamayıp küçük bir çığlık atıp onları susturup
-iyiyim,kendimi iyi hissediyorum,doktora gerek yok dedim ve asafa yaklaşmasını gösterdim oda yanıma geldi hemen ona sokulup kokusunu içine çekim
Birkaç dakika sonra doktor odaya girip nasıl olduğumu sordu bende iyi olduğumu ve çıkmak istedigimi söyledim ama doktor bey bir iki hafta daha hastanede kalmam gerektiğini söyledi lakin benim ısrarlarım sonucnda iki gün sonra çıkmama karar verdik , doktor gittikten sonra Asaf ile ailemi eve gönderdik. Ardından Asafa dönüp
Ben vurulduktan sonra olanları anlatması için bekliyordum lakin o sanki anlatmak istemiyor gibi bana hariç yer yere bakıyordu daha fazla susmamasi için elim ile çenesini tutup gözlerini gözlerim ile kesistirip
-sevgilim ben vurulduktan sonra ne oldu hmm ?dedim oda çenesine koydum elimi tutup öptü ardından derin bir nefes alıp verdi
-bak bu duyacaklarından sonra bu hastaneden çıkmak isteyeceksin lütfen kendine hakim ol sen vurulduktan sonra Evrim ortaya çıktı ve senin nabzina bakacağı an ona engel oldum lakin o ben engel olduktan sonra bana bakıp
- mehir fazla yaşamayacak onun ile zamanlarını iyi değerlendir dedi ve silahını çıkartıp vuracağı sırada kerim ondan önce davranıp evrimi kolundan vurdu. Daha sonra Evrim vurulduğu koluna bakıp baskı uygulayarak çıkarken de
-mehirin sonu yakın Asaf demir bu uyarıyı dikkate alın dedi ve mehir'e bakıp gülümsedi ve arabasına binip gitti bende hemen kerimi çağırıp Seni hasteneye götürmesini ve ameliyathanenin , hastanenin her bir tarafına adam koymasını söyledim kerim tamam abi dedi ve seni hastaneye götürdü bende evrim ile ilgili bilgi topalamsini söyledim senin adamlarından birkaç tanesi zaten onu takip ediyorladı ve eğer buraya baskın yapacak olsaydı bize haber vermeleri gerekiyordu telefonu çıkardi Ve senin evrimi takip etmesini emrettigin adamları aradım ama hiçbiri telefonlarını açmıyordu. Onları öldürdüğünü fark ettim lakin ne yapacağıma daha sonraya bırakıp arabaya binip senin yanına geldim. dedi ne yapacağımı ve düşüneceğimi bilmiyordum evrim güçlü bir kadındı babası bilemsede o da benim gibi olmasada bir kaç yasa dışı işler yapıyordu şansa bakın ki iş yaptığı adamları tanıyordum bundan dolayı asafa telefonumu uzatmasini söyledim. telefonumu verdikten sonra kerime birkaç isim verip depoya götürmesini söyledim, kerim tamam dedikten sonra telefonu kapatıp kenara koydum daha sonra yine Asaf ile huzurlu bir uykuya daldım. Sabah uyandiktan sonra Kerim'i arayaip beni hastaneden almasın söyledim daha sonra asafı uyandırmadan ve dikişlerimin patlamasına özen gösterip dün gece Asaf uyuduktan sonra gizlice getirttiğim

Kıyafetlerimi giydim ve son kez asafı kontrol edip çıktım,çıkamadım çünkü hastenede adam kaynıyordu hemen yangın merdiveni ne adımlayıp oradan çıkıp kerime de konumunu gönderip gelmesini bekledim .geldikten sonra kerime özel evime gitmek için arabayı sürmesini söyledim ve yarama dikkat edip arkama yaslandım.
Evime geldiğimde ilk işim yaralarıma dikkat edip banyo yapmak oldu banyodan çıktıktan sonra dün kerime depoya kapatmasini istediğim adamların hangi depoda olduğunu sordum lakin telefonum aralıksız çalmaya başladı arayana baktığımda Asaf beni arıyordu telefonumu sessize alıp kerime asla yerimi söylememsini söyledim oda tamam diyip dışarıya çıktı kerim dışarıya çıktıktan sonra burada bulunan giyinme odasina gidip

Giyindikten sonra hala beni arayan asafa mesaj yazmak için telefonumu açtım.
Gökyüzü 💙ben iyiyim işlerim var akşam konuşuruz.
Dedim hemen ardınan da
Aşk ❤️:mehir ne sacmaliyorsun sabahtan beri seni arıyorum neredesin ?
Dedi bende onun bu kadar endişeli kalmamasi için
Gökyüzü 💙:merak etme birazdan depoda olacağım ve sakin ol tamamı seni seviyorum. dedim ardian tekrar
Aşk ❤️:eve gelince bunun bedelini ödeyeceksin mehir hanım.yazdi yüzümde gülümseyerek telefonu kapattım ve arabada beni bekleyen Kerim'in yanına adimlayip bindim.
Depoya geldiğimde ilk işim hızlıca Halit , harun ve şevik denen adamların yanına adımladım lakin artık sasirmadigim bir görüntü beni karşıladı Asaf adamların karşına oturmuş ve onlarla birşeyler konuşuyordu daha fazla durmayıp yanına adımladım lakin o benim yürüyüşümden bile beni tanıyordu,adım seslerini duyduktan sonra kafasını bana çevirip gülümseyerek ayağa kalkıp
-bizim hastane kaçağı da buradaymış dedi bende gülümseyip
-hastanleri sevdiğim m söyelenmez ve ben çok bile kaldım dedim Asaf kafasını sallayıp belimden tutup beni kendine çekti çekmedende her bir adama bakıp
-bakan olursa kendine mezar kazın dedi ve beni öptü bende hemen öpüşüne karşılık verdim ayrıldıktan sonra dudagimdaki ruj asafin dudkalarina bulaşmıştı bundan dolayı çantamdan peçete çıkartıp dudaklarını sildim ve kerime verip çöpe atmasını söyledim ardınan kendi dudaklarım için ayna, rujumu ve dudak kalemi'mi çıkartıp ilk dudak kalemi ile çerçeveledim ardian rujumu sürdüm ve eşyalarımı çantama geri koyup halite ilerleyip az önce asafin oturduğu sandelye oturdum
- Halit bana evrimin nerede olduğunu söyle bakalım dedim Halit denen adam kadın kaçakçılığı yapıyordu ve bunun benim haberim olmadan mal kaçırıp evrime gönderdiğini ve evli olmasına rağmen onunla bir ilişki yaşadığını benden haric kimse bilmiyor şuan ise yüzündeki endişe ile bana bakıyor ne cevap vereceğini düşünüyordu daha fazla dayanamayip
-halit evrim nerede dedim Halit sadece yanindaki diğer salaklara bakıp
-beni serbest bırak dedi onun cevabına gülüp ayağa kalktım ve silahlarimin bulunduğu yere adımladım ve Asaf'ın yeni hediye ettiği takımlardan olan baltayı alıp halite yaklaştım. Halit'in gözlerindeki korku çok güzeldi daha fazla durmayıp tekrar yanına adimlayip
-madem cevap vermeyeceksin Halit o zaman sana bir teklifim var dedim halit'in gözlerinde ki umut ile bana baktı ve
-ne teklifi diye sordu
-evrimin yerini söyle karşılığında seni özgür bırakırım dedim Halit ne yapacağını şaşırmis bir şekilde bana bakmaya başladı ardınan
-sana bunu söyleyemem dedi bu cevabı sinirlenme neden olsada sakin kalıp
-neden Halit seni biri tarafından tehtit mi ediliyorsun diye sordum oda
-hayir dedi bende
-bak Halit eğer sen evrimin yerini söylemez isen ben bir şekilde onu bulurum ama senide şuan öldürürüm dedim ardain da
-sana biraz süre veriyorum düşün ve cevabını ver deiyip bizi izleyen adamlarin yanına gittim
-evet beyler halite sordum soruyu sicde duydunuz evrim nerede dedim ve daha onların konuşması başlamadan telefonum çalmaya başladı arayan şaşırtıcı bir şekilde evrimdi hemen telefonu açtım
-ooo mehir hanım duydumki beni arıyormuşsun ama beni bulmak kolay olmayacak dedi kikirdayip
-öylemi bence o kadarda emin olma dedim biraz zmaan sonra arkadan silah sesleri gelmeye başladı evrimin konuşmasına müsade etmeden
-ben istediğim her şeyi yaparım beni biliyorsun evrimciğim ve seni depoda ağırlamak için sabırsızlanıyorum dedim ve telefonu kapatıp beni izleyen halit'in birşey demesini beklemeden telenfonu kerime verip haal elimde tuttuğum balta ile halit'in işini bitirdim. Diğerleri için silahımı alıp ikisinde eşit olacak şekilde 10kez atesleyip öldürdüm.
Beni izleyen kerime dönüp
-evrim hanim için burayı temizle onun için planlarım farklı diyip kocama ilerledim o beim ona yaklasmama müsade etmeden kendi yaklaşıp elimi tutup arabaya doğru adımladık arabaya bindikten sonra Asaf
-ben bu gecenin devamını çoktan planladim bile dedi şaşkınlıkla ona dönüp
-ne planladim diye sordum ama ondan sadece bir öpücük sonra da
- sürpriz dedi bende gülümseyip arkama yaslanıp yolculuğun keyifini çıkartmaya başladım.
