İçeriğe geç

Karanlık kırıntılar

Bölüm 33 · 9 dk okuma

Karanlık kırıntılar

Bölüm 33

Bölüm 32

Düğün mekanın herşeyin mükemmel olduğuna emin olduktan sonra Asaf bir balık restorantına gidelim dedi ben pek balık sevmiyorum ama onun için bir kere yiyecektim bana tadını çok beğenceğimi ve arada gelmek isteyeceğimi söyledi bende bakarız diyip lafı fazla uzatmamıştım ,şuan restoranda asafin önerdiği balığın gelmesini bekliyorduk buranın manzarası gerçekten mükemmeldi birkaç dakika sonra Asaf İle masamıza 67 yaşlarında tatlı tonton bir amca geldi ve asafa bakıp

-seni kerata hiç uğramıyordun bu aralar buraya dedi asafta

- işlerim vardı hakan amca özür dilerim dedi Hakan amcada

-bu seferini saymamo zaman dedi ve Onları izleyen bana dönüp

-bu hanım kızı kimdir dedi Asaf gülümseyip bana baktı ve

- eşim mehir hakan amca dedi Hakan amca bir bana bir asafa bakıp asfin ensesine bir kere sert olamyacak şekilde vurup

-ne ara evlendin lan eşek

Sıpası dedi ardian bana dönüp bende maşallah dedi bende ona Teşekkür ederim dedim ardidan biraz sohbet ettik , hasan amca ise geri dönmeden balıklarımızın hemen geleceğini söyleyip işinin başına gitti beş dakika sonra dediği gibi balıklarınız gelmişti lakin ben balık sevmediğim için nasıl yiyecegimi bilmiyordum bunu asafa söyledim oda bana yardım etmek için balığın kılçığını ayıklayıp önüme koydu ve nasıl yemem gerektiğini söyledi bende onun soyledigi gibi balığı yemeye başladım asafta ben balığı yediğim zaman oda yemeğe başlamıştı. gerçektende balığın tadı çok güzeldi hayatımda ilk defa böyle bir yemek tadıyordum ve galiba müptelası olmuştum asafta yüzümün aldığı şekilden gülüp yandaki peçetelikten peçete alıp dudaklarımı temizleyip

-beğendinmi sevgilim diye sordu bende kafamı sallayıp

- çok beğendim sevgilim dedim ve tabağımdaki son balığıda ağızıma attım ve ickimden bir yudum alıp arkama yaslanıp karnımı sivazlayip

-ben artık buraya gelirim dedim ve su içmeye karar verip yandaki sürahiden bir bardak su koymuştum ki Asafın söylediği kelimeyle boğazımda kaldi

-tabikde gelebiliriz hatta ileride çocuklarımızla birlikte geliriz dedi ardınan Asaf bu halime gülüp sırtıma sert olamayacak sekilde vurup koyduğum suyu bana verdi bende suyu içip

-cocukmu diye sordum asafta

-evet diye cevap verdi ben hemen

-erken değilmi dedim asaf

-hayir değil ama sen hazır değilsen seni herzaman beklerim benim acelem yok dedi hemen ardınan da kalkalım mi diye sordu bende evet kalkalım dedim ve o garsondan hesabı istedi hesap gelince parayı ödeyip arabamıza binip evimize doğru sürmeye başladık . Eve geldikten sonra Asaf ile ailemin yanina gidip oturduk ardından yemek için yemek odasına geçip yemeğimizi yiyip odalarımıza geçtik.odaya adım atıktan sonra Asaf ilk giyinme odasına girdi bende arkasından girdim seçtiği kıyafetlere baktım beyaz t-shirt ve siyah şort alıp bana göz kırpıp

-istersen beraber girebiliriz dedi bende yutkunup

-hayir istemem Diyip bir pijama takımımı seçip ondan önce banyoyoya girdim ve saç ve vücut bakimimımı yapip pijamamı giyip dışarıya çıktım.

Asaf gelene kadar Telefonda vakit geçirdim Asaf gedikten sonra onun kolları arasına girip uykunun beni ele geçirmesine izin verdim .

Sabah kapımın alacaklı gibi çalınması ile uyandım ve sabahliğimi üzerime geçirip dağılmış saçımı düzeltip kapıyı açtım karşımda annem ve abimler vardı onlara anlamayan gözlerle bakıp

-ne oluyor anne abinlerim sabah sabah dedim oda

-kızım bugün senin düğünün var kalk ayrıca saat 7.30 erken değil dedi ve acelece gitti bende abimlere ilk başta uyku sersemliginden dolayı alık alık bakıp ardına aydınlanmış gibi hee dedim ve abimlere

-sizin ne işiniz var kapımın önünde dedim Polat abim gülümseyip

-asaf demir için geldik abicim o nerede dedi ben cevap veremeden

Asaf kalkmış olacakki arkamdan

-burdayim dedi ve ardından da

-tamam geliyorum Polat abi dedi ve galiba banyoya gitti bende daha fazla kapıda durmamak için

-asaf gelecek birazdan kahvaltıda konuşuruz dedim ve onların bir şey demesine müsade etmeden kapıyı kapattım ilk asafin az önce çıktığı banyoya girip elimi yüzümü yıkadım daha sonra giyinme odama adimladim ve Asaf pantolon seçmekte sorun yaşadığını görüp ona siyah pantolonu gösterdim oda bana teşekkür ederim diyip dudaklarımı öptü ve dudaklarıma bakıp tekrar öptü ardına

-sabretmeliyim diyip gözlerime baktı ve

-hayallerimize çok yakınız sevdiğim seni hayatimdan ,canımdan bile daha çok seviyorum sevmeyede devam edeceğim gökyüzüm diyip tekrar dudaklarımı öptü ve banyoya girdi bende ilk kal geldi daha sonra gülümseyip onun arkasından

-benimde herşeyim sensin sevgilim diyip yüzümdeki şapşal gülümseme ile giyinme odama üzerimi değiştirip asaf ile kahvaltı için yemek odasına adimladik

Yemek odasına geldiğimizde herkese hoşgeldin diyip hemen yemeğe başladık çok işimiz vardı ve geç kalmak istemiyorduk yemek esnasında annem bana gözleri ışıldayarak dönüp

-kızım birazdan kuaförler gelecek haberin olsun dedi bende gülümseyip

-tamam Annecim zaten birazdan gelinliğim de gelecek dedim ve yemeğime devam ettim lakin babama bakma ihtiyacı hissedip babama baktım o ise bana bakıp

burukca gülümsedi bende ona Gülümseyip yemeğe geri döndüm

Yemek bittikten sonra Asaf ile abimler kuaföre gidiceklerini söyleyip çıktılar evden ,bende kuaförlerin gelmesine zamana olduğunu fark edip hemen banyoya gidip özel günler için sakladığım saç ve vücut bakımını yaptım ardınan telefonumdan bir iki toplantıya katıldım kuaförler ve makyözler geldikten sonra hemen işe başladilar.Bir kac saat sonra makyözler ve kuaförler odamdan çıktılar bende aynadaki yansımama bakıyordum

Çok güzel olmuştum.arkamda dolu gözlerle izleyen anneme dönüp yanına adimlayip ellerini tuttup

-nasil olmuşum anneciğim Diye sordum oda dolu gözlerle

-peri kızı gibisin meleğim diyip sarıldı birkaç dakika sonra babam ve abimler odaya girdiler ,ilk bir kaç dakika ne yapacaklarini unutmuş gibi bana baktılar daha sonra içlerinden ne ara geldiğini bilmediğim Ömer

-cok güzel olmuşsun halacığım diyip gülümsedi bende ona Gülümseyip

- teşekkür ederim sende çok yakışıklı olmuşsun diyip hala konuşmayana babama ve abimlere dönüp

- neden konuşmuyorsunuz yoksa beğenmedinizmi beni dedim ardından babam gözleri dolu dolu

- çok güzelsin prensesim dedi daha sonra Alp

-acaba ablamı asaf demir'e vermesek nasıl olur dedi ve abimler babam başta olmak üzere kafasını sallayıp aynı anda

-Aynen dediler ve Polat abim

-mehir vazgeç bu düğün işinden bak ben sana bakarım dedi bende kaşlarımı çatıp

- ne dediğinizi farkındamısınız ayrıca ben Asaf ile evleneceğim dedim ve bir kaç saat önce gelen en iyi arkadaşım Aygen ve Aylin polata kızgın bakıp

-polat sen sevenleri ayırmaya mi çalışıyorsun dedi polat abim hemen hemen

-hayir hayatım olurmu öyle şey dedi ve Aylin ablanın yenina gidip elini tuttu.

Aygen ise

- mehirin mutluluğunu engellemeye hakkınız yok diyip yanıma geldi ve ellerimi tuttu daha sonra

-bak mehir bu zamana kadar biz birbirimizin yanındaydık ve ben hep senin yanında olacağım olmaya devam edeceğim diyip çantasından bir kutu çıkartıp bana verdi bende ilk ne yapacağımı bilemedim daha sonra Aygen 'e bakıp açtım içinden

Kolye çıktı bu kolye Aygen ile eskiden birbirimize aldimiz bir kokyeydi lakin ben keniminkini kaybetmiştim dolu gözlerle ona bakıp fısıltı şekilinde

- nasıl dedim aygen ise benim söylediğim duymus gibi hemen kendi kolyesini gösterip

-bunu yapan adamı bulup aynısından yaptırdım.dedi dolu gözlerle bakıp teşekkür ederim dedim oda rica ederim dedi ve üzerimi bozmamaya dikkat edip düğün salonuna olacağa yere doğru arabaları sürmeye başladık.

Düğün salonuna geldiğimizde ben hemen gelin için ayrılan odaya gidip odada bulunan makyöz ve kuaföre bozulan yerleri düzeltmesini istedim onlarda kafasını sallayıp işini yapamya başladılar zaten pek fazla bozulmamıştı bundan dolayı hemen işlerini bitirdip çıkmışlardı ben ise aygeni ve Aylin ablayı arayıp yanıma gelemelerini söyledim ki zaten göz açıp kapayıncaya kadar geldiler ve şuan karşılıklı kahve içiyorduk. Biraz sonra annem gelip hazır olup olmadığımızı sordu bizde hazır olduğumuzu söyledik lakin Asaf daha gelmemişti abimlere sorduğumuzda kuaförde 3 dakikalık işi kaldığını ve onların önden gitmesini söylemiş asafı aradım ama telefonu kapalıydı hemen kerem'i arayıp asafin yerini bulamalarini ve onu düğün salonuna getirmelerini söyledim oda tamam diyip kapati. Bir kaç saat sonra nikâh memuru gelmişti ve bizim girişimizi bekliyordu lakin bende asafı bekliyordum birkaç dakika sonra asaf aradı ona nerede olduğunu sordum oda depoya gitmesi gerektiğini söyledi bende hemen buraya gelmesi gerektiğini söyledim Asaf tamam geliyoruz yanımda kerim var diyip telefonu kapattı kapatmadan da kerime hızlı sür diyordu yanında kerim olduğunu öğrendikten sonra rahat bir nefes almıştım birkaç saat sonra Aygen , Aylin ,babam annem ve abimler odama gelmişti asaftan para almak için ve şuan Asaf kapının önünde kapıyı açmalarını söylüyordu biz ise buna gülüyorduk en sonunda Asaf elinde bir tomar para ile kapının kenarından uzattı abimler parayı kapıp saydı daha sonra kapıya doğru

-bu kadarmı lan kardeşimin değeri bir milyonmu dedi gözlerim pörtlemis halde abime dönüp

-bir milyon azmı abi dedim görkem abim Hemen

-az senin yanında bir miyonun lafımı olur dedi ve Asaf elini tekrar kapının kenarından uzattı ardian görkem abim parayı saydı ve tamam diye bağırdı Polat abim ve Alp görkem abime dönüp aynı anda

-ne kadar verdi diye sordular görkem abim ise paraları cebine koyarken

-sekiz milyon dolar dedi abimler konusucagi sırada annem daha falza dayanamamis olacak ki onların önüne geçip kapıyı sonuna kadar açtı ve Asaf odaya girdinde gözü hemen beni aradı birkaç

dakika sonra benim gözlerim ile kesişti annem babamı ve abimleri odadan kovarcasina çıkartıp bizi odada baş başa bıraktı. Asaf hemen yanıma gelip gözleri parlayarak

- çok güzelsin ,o kadar güzelsin ki sanki gerçek değil gibisin dedi ben de onu bir baştan aşağı süzdüm daha sonra ona bakıp

-bende senin için aynı şeyi düşünmüştüm asaf dedim gerçekten çok yakışıklı olmuştu.

Ve Asaf benim dudaklarimdan öptü bir kere daha öpeceği sirada kapımız çaldı Annem çıkmamız gerektiğini söyledi Asaf ise

-gece alacağım dedi ve gülümsedi bende onun bu yaptığı imayi görmezden gelip kolumu ,kolunu arasina koyup adimladik nikah yapılacağı alana geldiğimizde Aygen ve Aylin başta olmak üzere herkes üzerimize konfeti patlatmaya başladılar Asaf ile oradan kurtulup

Nihah memurun yanına adimladik ve yerlerimize oturduk nikah memuru klasik sorusunun sordu bizde cevapladık zaten evli olduğumuz için yapmayacaktık ama Asaf bir kere bir şey olacağı için ısrar etti bende kabul ettim ve şuan nikah tazeleme gibi bir şey yapıyoruz herneyse benim nikâh şahitim Aygen ve kerim asafin ise polat abim ve Aylin'di nikah memuru aynı soruyu onlarda sorduktan sonra imzaları attık ve dans etmek için dans pistine adimladik ve dans etmeye başladık ardindan daveltilerden tebrikler ile ilgili sohbet ettik ve düğünün sonlarına doğru bir gürültü koptu kerim ellerinde silahalr ile gelip birini bana diğerini de asafa verip gidicegi sırada onu durdurup

-kerim neler oluyor diye sordum oda

-bilmiyioruz birden silah sesleri gelmeye başladı bizde karşılık veriyoruz bir kaç saate normale döner dedi ben hemen

-sen canere söyle hemen tüm misafirin güvenli bir şekilde buradan çıkmalarını sağlayın dedim kerim hemen canere söylemeye gitti biz ise silah seslerinin olduğu yere doğru adimladik elimdeki silahın doluluğunu kontrol edip silahı karşı tarafa doğru ateslemeye başladım. Birkaç dakika sonra silah sesleri kesildi yaralı olup olmadigini kontrol etmek için yerinden çıkacağım sırada Asaf elimi tuttup

-nereye diye sordu ben hemen

- yaralı varmı ona bakacağım dedim Asaf

-sen gitme ben serkana söylerim dedi ama ben hemen ona dönüp

-serkan çok uzakta buraya gelmesi 3 saati bulur yaralıların canı tehlikeye girer dedim ve onun daha fazla bir şey söylemesine izin vermeden saklandığım yerden gelinliğimi tutup yavaşca çıkıp yaralı olanları misafileri çıkartmayı bitirmiş olan kerimi çağırıp hastanelerime götürmesini söyledim birkaç dakika sonra Asaf yanıma gelip benimle yaralılar ile ilgilenmeye başladı biraz zaman sonra bize ateş eden adamlardan birinin asafa silah dogrultuğunu gördüm ve silah ateşleneceği sırada onun önüne geçip siper oldum kurşun sırtımdan vurmuştu ve her kim vurduysa bir kere daha vurdu. Asaf hemen beni kendi ile siper etmişti ve beni vuran adamı vurup bende yara varmı ona bakmaya başladı ve sırtımdaki kanları görüp adımı tekrarlamaya başladı bende artık dayanamayıp kendimi yere bıraktım ben yere düşmeden beni yere yavaşca yaptırdı ve bana dayanmam gerektiğini söylüyordu bende dayanamayıp son bir gayret elimi elininin İçine koyup yeşil gözlerine bakıp son kez olacağını düşünüp;

-seni seviyorum dedim ve onun ne dediğini duyamadan karanlığa bıraktım kendimi...

Bölüm sonu

1 yorum