"Ruby!" diye bağırdı meigan.
Bu kız gerçekten krater gücüne sahip! Çığlık atarcasına aramızda sadece bir kaç santim uzakta olsak bile ondan uzakta olduğumu sanıyordum.
"Ne oluyor meigan? hala bir şeyler yapıyorum, ha! sen tam bir baş belasısın"dedim sinir bozucu bir sesle.
ayağı kalktım ve yürümeye başladım.
meigan ve ben çok iyi arkadaşız. Her zaman yanımda olan ve her konuda güvendiğim kişi o. Yetimhanedeki ailem oydu.
"Bayan Lori kurabiye pişirdi."dedi ve hemen gülümsedi
ikimizde bayan Lori'nin evine doğru yürüdük. Kapının önünden bile pişirdiği nefis kurabiyelerin kokusunu alabiliyordum. Masaya oturduğumuzda bayan Lori'nin yaptığı kurabiyeler yerdeydi.
"vay be! Bayan Lori,naber ve hala kurabiyelerin var mı?"diye sordu Meigan,gerçekten ilgiliymiş gibi görünerek.
"Neden? Yemek yapmama izin verilmiyor? Her şeyin bir anlamı olmak zorunda mı?" Bayan Lori öfkeyle söylendi.
Buraya ilk geldiğimde beni ilk karşılayan Bayan Loriydi. O da benimle ilgilendi ve beni iyi yetiştirdi. Bayan Lori çok güzel ve nazik bir kadındı.Ona baktığınızda her şeye sahipmiş gibi görünüyor du çünkü yemek pişirmede , resim yapmada , şarkı söylemede ve bir çok dil bilmekteydi .
Bayan Lori Megian ve bana bir çok şey öğretti. Bizi kendi öğrencileri olarak yetiştirdi. Yani meigan ve ben yanlızca normal okullardaki öğretilen bilgileri biliyorduk.
Bayan Lori bize karşı çok nazik.Aynı zamanda birisinin Meigan ve benim evlat edinilmem ile ilgili konularla çok ilgili. Yetimhaneden gitmemizin bizim için çok daha iyi olduğunu her zaman söylüyordu.İyi bir geleceğimiz olucağını daha da mutlu bir hayat kurucağımızdan bahsediyordu.
Hepsinde de haklıydı evlat edinilmek bir yetimhane çocuğu için çok iyi bir şeydi ama evlat edinildiğimizde onu bir daha göremiyeceğimizin düşüncesi bizi çok fazla üzüyordu.
"Yemeğinizi bitirdiniz mi?"diye sordu Bayan Lori.
Ayağa kalkıp,yemeğimizi lavaboya koyduk ve sonra Bayan Lori'nin önüne döndüm.
"Bir sorun mu var? Biraz gergin gözüküyorsun."ellerimi silerken sordum Meigan suyunu içtikten sonra Bayan Lori'ye merakla baktı.
Sanki bir şey söylemek istiyor ama söyleyemiyor gibi bize baktı.
"Hiç bir şey yok.Tekrar dışarı çıkın ve Bayan Liz'e ekim işinde yardım edin.Şu sıralar çok yorgun."
Meigan ve ben birbirimize baktık ve Bayan Lori'nin söylediklerini dinleyerek Bayan Loria'nın yanından ayrıldık.
Yetimhanenin müdürü olan Bayan Liz tarafından inşa edilmiş bir Mini çiftliğin olduğu yetimhanenin bahçesine gittik.
"Hortumunu ver Ruby!"
Hortumu Meigan'a vermek için yaklaştım ki hortum aniden açıldı ve o sadece gülerken ben ıslandım.
"Meigan! az önce duş aldım!"sinirlendim.
Ben hala hortumu tutarken kaşlarını çatarak yavaşça bana yaklaştı.
"İsteyerek olma-"
Onu da suyla ıslattığımda söyleyeceklerini bitiremedi. Çığlık attı ve koştu bende elimde hortumla onu kovalıyordum. Meigan eline aldığı kova suyu bana doğru savurdu ikimizde sırılsıklam olmuştuk .
"Yeter! çok ıslandım Ruby!"aniden ciddileşip bana kötü kötü baktığında gülüyordum. Hortumu bıraktım ve saklanmak için Bayan Liz'in yanına koştum.
Bayan Liz beni arkasına aldı hepimiz gülüşmeye başladık. Artık ıslandığımızdan dolayı kıyafet değiştirmekten başka seçeneğimiz yoktu.
"Bayan Liz üstümüzü hemen değiştirip gele bilir miyiz? "dedim üstümdeki kıyafetleri göstererek.
"Tabi ki zaten çok az işim kaldı ben hallederim."
Meigan ile odamıza döndük. üstümüz ıslak olduğu için diğer çocuklar bize bakmaya başladı. Burada en uzun süre kalan kişiler bizdik o yüzden küçük bir odayı birlikte paylaşıyorduk.
Meigan hemen duşa girmek için banyoların olduğu yöne gitti.
Meigan banyo yaparken ilk önce odamıza gitmeyi düşündüm. kıyafetleri katladım ve süpürdüm. bütün üstüm ıslandığı için biraz üşümüştüm.
Fişi takılı elektrikli fanı değiştirmek için prizden çıkarmadan önce elimi sildim. Fişi tutum ve geri adım attım elime kıvılcım gibi bir şey girdi. Elime baktım ve neden farklı bir şey hissetmediğimi merak ettim. Hiç bir şey acıtmıyor ya da hiç bir his yoktu.
Tam o sırada odanın kapısı açıldı ve Meigan içeriye girdi
Duş almak için eşyalarımı alıp banyolara doğru yürüdüm ama hala olanları düşünüyordum.
Bu da neydi?
Avucuma baktım ve kesinlikle olağandışı bir şey yoktu. Hızlıca duş alıp üstümü giydim aynanın karşısına geçtim.
sarı ve uzun saçlarıma baktım yavaşça taradım. yeşil gözlerim ve beyaz tenim, uzun değilim ama Meigan'dan daha uzundum. Ben 17 o ise 18 yaşındaydı.
Hazırlandıktan sonra Meigan beni mango ağacının tepesindeki buluşmamıza davet etti. Burası en sevdiğim yer çünkü ban hatırlayamadığım bir şeyi hatırlatıyordu. Bir ağacın tepesine çıkıp etrafı izlemek beni rahatlatıyordu. kendimi sakin ve dinlenmiş hissediyordum.
"Çok yavaşsın Meigan!"
"Sürekli ağaca çıkmıyorum ya Ruby! azcık yardım etsen iyi olur sanki."
Meigan'nın elini tutarak onu da yanıma aldım.
Güneşin batışını izlemeye başladık. Ciddi bir şekilde izleyen Meigan'a baktım.
Meigan Roller. Bu onun adı. Uzun saçları ve açık teni var. inatçı ve biraz da lanetli biri ama buna alıştım bu yüzden iyi anlaşıyoruz. Bir birimiz olmadan ayakta duramayız. Birbirimize bağımlıyız, bu yüzden burada tanıştığım ilk kişi olduğu için ona çok minnettarım.
uzun süre sessiz kaldık ve gün batımını izledik.
"Orada olduklarını mı düşünüyorsun?"
Yüzüme baktı ve hafifçe başını salladı.
"Bunu unutamıyorum Ruby. Annemle babamı bir anda yasa dışı uyuşturucular yüzünden kaybettim. Sekiz yaşındayken artık annemle babamın yanında olamazdım. Belki de ilk başta beni sevmediklerini hissettim. Çünkü beni sevselerdi ve bana değer verselerdi bunu yapmazlardı.
Nefesimi tuttum
"Zor olduğumu biliyorum Meigan, ama biliyorsun ki bir gün geri gelip seni arayacaklar, böylece yeni bir hayata sahip olabilirsin. Eğer gerçekten özgür olmak istiyorlarsa, bunun için gerçekten zamanı bekleyecekler ve özgür olmak isteyecekler. Bu şeyler olduğunda sadece 8 yaşında olduğunu biliyorum ama umarım onlar affedeceğin ve onlara bir şans daha vereceğin gün gelecektir çünkü biz de gerçekte ne olduğunu ve bunun arkasındaki gerçek hikayenin ne olduğunu bilmiyorduk."
Anne ve babası tutuklandığında henüz 8yaşındaydı,yetimhaneye ilk geldiğinde ise 9 yaşındaydı.
O gülümsedi, ben de gülümsedim ve birlikte batmak üzere olan güneşe baktık.
"Evet belki haklısın ama ya sen? Bunları düşünüyor musun?"
Avucuma baktım.
Ailemin başına gelen trajedileri hatırlıyorum.
Araba kazası geçirdiklerinde ben sadece 8 yaşındaydım. Evimizin önünde tek başıma onları bekliyordum, sonra aniden bir polis geldi.
Ve sonra buraya getirildim ben 9 yıldır buradaydım. Meigan ise 10 yıldır buradaydı. Onları düşünmediğim tek bir gün bile olmamıştı.
WC'ye htiyaç duyduğumu hissettiğimde Meigan ile odamıza dönüyorduk. En yakın WC Bayan Lori'nin odasının yanındaydı. O yüzden oraya girdim. Meigan çoktan odaya gitmişti çünkü hazırlanacağını söylemişti.
Lavabodan çıktığımda karşımda Chi vardı bana gülümseyerek lavaboya girdi.
Ellerimi yıkadıktan sonra odaya gitmek için yürümeye başladım.
"Bilmesi gerekiyor Lori."
Bayan Lori'nin odasından geçerken Bayan Liz'in konuştuğunu duydum. Önemli bir şeyden bahsediyorlardı. Bayan Lori'den ses çıkmayınca yürümeye devam ettim.
"Ama Ruby üzgün olmalı"
Bayan Lori'nin adımı söylemesi ile durdum.
"Ama bu Meigan için iyi olucak. Eminim Ruby anlayacaktır."dedi Bayan Liz
Bayan Lori'nin sandalyesine oturduğunu ve masasının üzerindeki bardağın tıngırdadığını duydum. Yavaşça kapıya baktım ve ne dediğini duymak için iyice yaklaştım.
"Biliyorum hanımefendi. Beni rahatsız eden tek şey Meigan'nın bunca zaman ailesini beklemesi ve ayrılmadan önce yaşanan olaylar şimdi bi anda Meigan için gelmeleri."
Gözlerim büyüdü ve gerçekten ne hakkında konuştuklarını duyduğumda ağzımı elimle kapadım. Meigan'nın anne ve babası mı gelmişti? onu alacaklar mı? sevinç ve üzüntüyü aynı anda yaşadım Meigan için seviniyordum ama onun gitmesi beni üzüyordu.
Bu ikimizin ayrılacağı anlamına geliyordu...
-----------------------------------------------------------------
Bütün gece Bayan Lori'nin söylediklerini düşünmekten bir türlü uyuyamadım. Saate bakttığımda sabahın beşi olduğunu fark ettim.
Tuvaletimi yapmak için banyoya gittikten sonra kalkıp terliklerimi giydim.
Başım ağrıyor!
Derin uykuda olan Meigan!a baktım.
Dün gece Baan Lori bunu söylediğinde ikimizde üzülmüştük, ama o üzgün olmasına rağmen ailesinin tekrar yanında olabileceği için mutlu olduğunu biliyordum.
Bunu dün gece konuşmuştuk.
Ona, beni burada bırakmasının sorun olmadığını, çünkü istediği zaman beni ziyaret edebileceğini en azından Bayan Lori'nin burada olacağını ve yalnız kalmayacağımı söyledim.
İlk başta beni annesine ve babasına da beni evlat edinmelerini söyleyeceğine ikna ediyordu ama ben onlardan utandığım için hayır dedim. Benimle dalga geçmeye devam etti ama beni ikna etmeyi bitirene kadar gerçekten aynı fikirde değildim. Maigen ile aynı ailede olmak her ne kadar güzel olsa da ben onların yanına ait değildim.
Sütüm bittiği için odamızdan çıkıp kahve yapmak için doğrudan mutfağa gittim. Bayan Lori kahvaltı servisi için hazırlık yapıyordu.
"Ruby, bu sabah erkencisin" dedi.
"Evet, Bayan Lori" dedim biraz üzgün bir şekilde.
Karşıma geçip ve bana acırcasına bir bakışla baktı.
"Biliyor musun Rub. En iyi arkadaşın burayı terk ettiği için üzgün olduğunu biliyorum ama sana söyledim, bu herkes için en iyisi." Bayan Lori, sanki hiç bir şey bilmeyen bir çocukmuşum gibi açıkladı.
"Bunu biliyorum Bayan Lori. Meigan benden ayrılacağı için her ne kadar üzülsem de bir yandan mutluyum sonunda ailesi ile birlikte olacak." diye cevap verdim.
Bayan Lori uzun süre cevap vermedi ve yemek servisi vermeye devam etti.
"Yapacak daha iyi bir şey var mı Rub? Onunla geçirdiğin son günü en iyi şekilde değerlendir çünkü yarın sabah buradan ayrılıcak." dedi
Yarın mı gidiyor? bir kaç gün daha kalır diye umuyordum oysa ki. Dokuz yıldır hiç değişmeyen yol arkadaşınızın bir gün sizden ayrılıp çok uzaklara gitmesi gerçekten üzücü
Hala buluşabiliriz elbet ama ne zaman?
Tek bildiğim, yeni bir hayata başlamak için Amerika'ya gidecekler ve orada yaşayacaklar.
Bayan lori'nin tavsiyesine uydum ve hemen kahvemi içtim. Kahve içtikten sonra Meigan'ı uyandırmak için doğrudan odaya gittim çünkü bugün Simba'ya gitmeyi planlıyorum çünkü bugün pazar ve meigan ile benim Barınak'tan çıkmamıza izin verildi, ancak geceyi orada geçirmemiz yasaktı.
"Meigan!"
"Meigan! uyan!"
Meigan bana sırtını döndü ve bir battaniyeyle örttü.
-----------------------------------------------------------------
Hazırlandıktan sonra doğruca kiliseye gittik. İçeri girdiğimizde kiliseye giden pek fazla insan yoktu, bu yüzden hemen bir yer bulduk. Dua ettikten sonra Meigan ve ben mum ışığına gidip dileklerimizi diledik.
"Ne istiyorsun Rub?" Meigan kiliseden çıkarken sordu.
"Hmm...Benim dileğim ailenle mutlu olman ve onlara iyi bir evlat olman. Ayrıca beni unutmamanı da diliyorum."
Yüzünde üzüntüyle bana baktı."Ruby, umarım be nuzaktayken mutlu olursun ve en yakın arkadaşını unutmazsın."Meigan'nın dolu gözleri tek tek akmaya başladı.
Ben de ona bakarken ağlıyordum."Umarım bana başka ülkelerden bir sürü hediye verirsin."
"Sana o kadar fazla hediye getireceğim ki şaşırıcaksın."gülümseyerek dedi ki bu benim de gülümsememe neden oldu...Sormadan önce etrafına baktı.
"Nereye gidiyoruz?"
"Hadi alış veriş merkezine gidelim."Aklıma sadece orası geliyordu.
Devam edicek...