Mektupta şöyle yazıyordu:
"Canım kızım, bu mektubu babanla birlikte yazıyoruz. Bu mektubu bize en yakın akrabamıza eğer bize bir şey olursa sana vermesini söyledik. Bu mektubu bizim vasiyetimiz olarak da düşünebilirsin. Öncelikle bizim seni cennetten izlediğimizi, burada çok mutlu olduğumuzu ve senin de mutlu olmanı istediğimizi bil. Biz seni her zaman çok sevdik canım kızım. Sevmeye de devam edeceğiz. Senin çok hassas ve iyi kalpli olduğunu biliyoruz. O yüzden muhtemelen bizim vefat edişimiz seni çok derinden etkileyecektir. Asıl konu da bu zaten. Ne olursa olsun hayatına sanki biz yanındaymış gibi, eski günlerdeki gibi pozitif bir bakış açısıyla bakmanı, mutlu olmanı ve o şekilde devam etmeni istiyoruz. Sen prensesler gibi yaşamayı hak ediyorsun güzel kızım. Evet, belki şuan biz yanında değiliz ama senin bizim için dik duracağını biliyorum. Her ne kadar hassas kalpli olsan da birbirimize çok bağlı bi aile olduğumuzdan dolayı vasiyetimize uyacağını da biliyorum. Muhtemelen sen daha çok gençsin güzel kızım. Kendi geleceğini bizim yüzümüzden mahvetmeni istemiyoruz. O yüzden lütfen hayatına devam et güzel kızım. Bide bi konu daha var. Kızım, aslında senin bir kardeşin var. Biz bazı sebeplerden ötürü ne kadar istemesek de kardeşini vermek zorunda kalmıştık ama senin şimdi o kardeşini bulmanı istiyoruz. Kardeşini bulduğun zaman neden vermek zorunda kaldığımızı öğreneceksin. Bu mektubun yanında bir küçük zarf daha olacak, o zarfta kardeşinin adresi yazıyor güzel kızım ve bir zarf daha var, o zarfı da kardeşini bulduğun zaman ona vermeni istiyoruz. Belki şuan bize kızıyorsun ama anlayacaksın. Liyan, kalbi gibi ışıltılı kızım; seni çok seviyoruz, bunu unutma tamam mı.
Annen ve baban..."
Liyan mektubu okurken gözyaşlarına boğulmuştu. Zaten çok duygusal bir karakteri vardı, bu yüzden tutamamıştı kendini. Ailesinin vasiyetini yerine getirmek istiyordu. Bunu ailesinin ona verdiği bir görev olarak görmüştü. Ve artık değişmesinin vakti gelmişti. Ayrıca bir kardeşinin olduğu gerçeği de onu bayağı bi şaşırtmıştı. Kardeşini de bulmak istiyordu. Yalnız olmadığını hissedince aslında sevinmişti çünkü yalnızlıktan nefret ederdi. Artık hayatını düzeltmesinin vakti gelmişti. Tabii öncelikle bir rutin oluşturması gerekiyordu ve bunun için bir liste hazırlamaya karar verdi.
Listede şunlar yazıyordu:
-kilo al
-Egzersiz yapmaya başla
-Düzenli yemek yemeye başla
-Hayata tekrardan pozitif bakmaya başla
-Ruhsal sağlığını düzeltmek için psikoloğa git
-Arkadaş edin
-Hobi edin
-Üniversiteye başla
-Kardeşini bul
-Hayatına yön verecek bir şeye katıl
Liyan lise terkti. Üniversite okumayı küçüklüğünden beri çok istemişti ama ailesi ölünce okumaya pek hevesi kalmamıştı. Lisenin sonuna kadar geldi, liseyi bitirdi ve okumayı bıraktı. Ama artık bu vasiyetname ile birlikte Hayata pozitif bakmaya başlayarak üniversite okumaya karar vermişti. Artık hayatını yoluna sokmaya çalışan bir kızdı. Üniversite hedefi olarak şuanlık bir hedefi yoktu ama küçüklüğünden beri aşçılık okumak istiyordu. Karar vermişti. Bu yıl sınava çok sıkı hazırlanıp aşçılık bölümünü kazanacaktı. Zaten akademik başarısı da yüksek olduğu için bu işi bir yılda bitireceğine inanıyordu. Acaba hayatını 2. kez değiştiren olay ne olacaktı? Listede yazılanlardan herhangi biri mi? Yoksa listede olmayıp hayatına birden dahil olan beklenmedik bir şey mi?
