8. Bölüm: Direksiyonda Zevk
Arabanın dar alanında, öfke ve şehvet birbirine karışmıştı. Alaz pantolonunu hızla aşağı indirdi, ben de elbisemi yukarı sıyırdım. Hiç beklemeden, büyük bir açlıkla beni altına aldı. Arabanın camları rüzgardan ve nefesimizden buğulanırken, onun sert vuruşlarıyla sarsılıyordum.
"Sadece benimsin, bunu o küçük beynine sok," diye fısıldadı kulağımı ısırarak.
"Ah... Alaz, hızlı... daha hızlı," diye yalvardım. Elleri kalçalarımı sıkıca tutmuş, beni yönlendiriyordu. Arabanın dar koltuğunda, dışarıdaki karanlığa inat içimizde büyük bir yangın patlıyordu. Her git-gelde ruhumun ondan bir parça daha koptuğunu hissediyordum ama durmasını istemiyordum. İkimiz de aynı anda, büyük bir çığlıkla doruğa ulaştık. Başımı göğsüne yasladığımda kalbinin delice çarptığını duydum.