2. Bölüm: Geri Dönüşü Olmayan Yol
Ertesi gece Alaz’ın kulübündeydim. Müzik basları beynimde zonklarken, VIP locasından beni izleyen gözlerini hissedebiliyordum. Elindeki bardağı dudaklarına götürürken gözlerini bir saniye bile üzerimden ayırmadı. Yanındaki adamlardan birine bir şeyler fısıldadı ve adam yanıma gelip beni yukarı çağırdı.
Merdivenleri çıkarken kalbimin ritmi hızlanmıştı. Locaya girdiğimde kapı arkamdan kapandı. Alaz tek başınaydı.
"Geleceğini biliyordum," dedi alaycı bir gülüşle.
"Sadece işi bitirmek için geldim," dedim yalan söyleyerek. Asıl amacım buradaki tehlikenin kokusunu almaktı.
"Hadi ama, kendine yalan söyleme," diyerek hızla aramızdaki mesafeyi kapattı. Beni arkamdaki duvara sertçe yasladığında nefesim kesildi. Ellerini belime yerleştirdi, parmakları tişörtümün altından tenime değdiğinde vücudum ürperdi.
"Beni istiyorsun, Gece. Bu lanet olası gururunu bir kenara bırak artık," diye mırıldandı, dudaklarını boynuma gömerken. Sıcak teni, tenime değdiği an itiraz edecek gücüm kalmamıştı.