Mary her zamanki gibi okula gitmiş, arkadaşlarıyla gülüp eğleniyordu. Birden “arkadaşı ona nasıl bu kadar neşeli olduğunu” sordu Mary gülerek buna cevap verdi “yeteneğim “,bu dedi. herkes gülmeye başlamıştı ama Mary hariç. içinde anlam veremediği bir huzursuzluk kapladı duvara bakıp öylece kaldı. arkadaşlarından biri bunu fark etti” Mary iyi misin?“ diye sordu. Mary’den tek bir ses çıkmıyordu, belki de bir şey söylemek istiyordu ama bunu söyleyemiyordu.arkadaşı tekrar sordu“ Mary noldu?“dedi ve elini omzuna koydu. Mary irkilerek“ iyim,sorun yok“ dedi.arkadaşları buna inandı,Mary Herkesi kandırdı ama kendisini kandıramadı.Gülüp eğlenmeye devam ettiler ama Mary`in içindeki ses susmuyordu, o gece ne olacağını ikimizde biliyorduk. Mary eve doğru yürüyordu ama içindeki huzursuzluk hala geçmemişti. Çünkü o rüyayı göreceğini biliyordu. Peki o gün ne görmüştü? Mary o gün her zamanki gibi okuldan eve gelmişti. Eşyalarını bırakıp odasına geçmiş, biraz dinlenmek için yatağına uzanmıştı. Ama, o gün hayatının tamamen değişeceğini bilmiyordu. Uykuya daldıktan sonra bir rüya gördü. Karanlık bir ormanın içindeydi.her yer bulanıktı,hiç bir şey net değildi. Sislerin arasında terk edilmiş bir ev vardı. Mary eve doğru gitmeye çalıştı ama bir şey onu durduruyordu. Tam o anda bir ses duyuldu. “Bu sırrı öğrenmek istiyormusun?“ Mary irkildi. Ve uyandı kalbi çok hızlı atıyordu. Peki bu Sır neydi? Mary saatte baktı. Saat gece 3’e geliyordu.Anne ve babasının odasına doğru ilerledi. Elini yavaşça kapının koluna uzattı ve kapıyı açtı. Ancak hiç beklemediği bir şey ile karşılaştı. Anne ve babası odada yoktu. Mary’in içini aniden korku kapladı. Hemen telefonuna sarıldı.önce annesini aradı,sonra babasını ikisede açmıyordu. Ardından arkadaşlarını aradı. Kimse dönüş yapmadı. Sanki farklı bir dünyaya düşmüş gibiydi. Etrafındaki her şey aynıydı ama ondan başka kimse yoktu. Kaybolmuş hissediyordu. Tekrar saate baktı. Hâlâ saat 3’tü. Dakikalar geçiyor gibiydi ama zaman geçmiyordu. Mart tekrardan uyanmıştı. Saatte baktığında saat 8:00’e geliyordu. Yatağından kalkıp etrafına göz gezdirdi. Her şey normal görünüyordu.Muhtemelen kendi dünyasına geri dönmüştü. Önce okul kıyafetlerini giydi, ardından çantasını almak için masasına yöneldi. Çantasını eline aldığı sırada bir şey fark etti: bir kağıt. Kağıt oldukça garip görünüyordu. Mary onu eline aldı. Üzerine kırmızı bir leke vardı kan değildi. Kağıdın üzerinde,” daha yeni başlıyor.” yazıyordu. Peki bunu kim göndermişti? Marie korkmaya başlamıştı. Elleri titriyor, ne yapacağını bilmiyordu. Kağıdı hızla çantasına attı. Yaşadıklarını arkadaşlarına anlatmak istiyordu ama kimsenin ona inanmayacağını düşünüyordu. Okula doğru ilerlemeye başladı. Okula vardığında hemen arkadaşları yanına geldi. Onunla konuşmaya çalışıyorlardı fakat mary tek bir cevap bile vermiyordu. Mary tüm gün boyunca sessizdi. Bu durum arkadaşlarının dikkatini çekmişti. Yanına gelip endişeyle,” Marie, neyin var?” diye sordular. Mary hiç konuşmadan çantasını açtı ve kağıdı çıkardı. Kağıdı gören arkadaşları şaşkınlıkla birbirlerine baktılar. Ne diyeceklerini bilmiyorlardı. Bir süre sonra içlerinden biri, Mary “bunu kim yazdı?” diye sordu. Mary başını yavaşça salladı. “ Bilmiyorum,”dedi. Mary, dün gece yaşanan her şeyi arkadaşlarına anlattı. Arkadaşları onu şaşkınlık içinde dinliyordu. Anlattıkları kulağa inanılmaz geliyordu. İçlerinden biri endişeyle,” Mary, sen iyi misin?” diye sordu. Mary başı eğdi.” hayır, değilim,” dedi. Arkadaşları ona destek olmak istiyordu.” bu sorunu birlikte çözeceğiz, merak etme. Bize güven,” dediler. Bu sözler Mary’nin biraz olsun rahatlamasını sağladı. Kendini artık yalnız hissetmiyordu. O sırada arkadaşlarından biri,” istersen bu gece seninle kalabilirim,” dedi. Mary kabul etti.
Bölüm 1
Bölüm 1