İçeriğe geç

Karanlığın teninde

Bölüm 1 · 1 dk okuma

Karanlığın teninde

Bölüm 1

Gölgeler arasında

Yağmur, kentin üzerine ince bir perde gibi düşüyordu. Sokak lambalarının sarı ışıkları, ıslak kaldırımlarda titrek yansımalar bırakıyordu. Luna, montunun yakasını kaldırıp adımlarını hızlandırdı. Saat neredeyse gece yarısını geçiyordu; yalnız kalmak için en sevdiği zamanlardan biriydi bu. Yalnız… ya da öyle sanıyordu. Bir adım sesi… Kendi adımlarına karışan başka bir ritim.Kalbinin atışı hafifçe hızlandı.Arkaya bakmadı—meraktan değil, içgüdüsel bir korku ile. Bir köşeden dönerken yağmurun arasından süzülen bir siluet gördü. Uzun boylu, omuzları geniş, adımlarında garip bir sakinlik…Yüzü gölgelerin ardında kalıyordu ama bakışlarının, karanlığı yarıp ona ulaştığını hissedebiliyordu.Tam geçip gideceğini düşündüğü anda, adam yaklaştı. Aralarındaki mesafe yalnızca birkaç adım kaldığında, dudaklarının kenarında belli belirsiz bir gülümseme belirdi.“Gece, seni çağırıyor gibi…” dedi, sesi yağmurdan daha derin, daha ağırdı. Luna cevap veremedi. Bilmiyordu, bu yabancıya karşı duyduğu şey korku muydu, yoksa merakın içinde gizlenmiş bir arzu mu?Gözleri, adamın parmaklarının cebinden çıkıp kendi bileğine uzanmasını izledi. Soğuk tenine değdiğinde, yağmur bile sıcak hissettirdi.O anda fark etti—bu temas sadece bedenine değil, zihninin en gizli kapılarına dokunuyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.