Bölüm 3 — Karanlıkta İlk Kurşun
Malikanenin bütün ışıkları aynı anda söndü.
Mira karanlığın içinde ne olduğunu anlamaya çalışırken Cihan’ın eli bileğini kavradı.
“Eğil!”
İkinci kurşun camı parçaladı.
Mira çığlık atarak yere çömeldi.
“Beni buraya neden getirdin?” diye fısıldadı.
Cihan, duvarın arkasına geçerek dışarıyı kontrol etti.
“Çünkü seni yalnız bıraksaydım çoktan ölmüş olacaktın.”
“Bundan eminmiş gibi konuşuyorsun.”
“Çünkü seni öldürmek isteyenlerin kim olduğunu biliyorum.”
Cihan ona silahı yeniden uzattı.
“Bunu al.”
Mira silaha baktı.
“Ben yapamam.”
“Yapabilirsin.”
“Ya sana ateş edersem?”
Cihan gözlerini onun gözlerine dikti.
“O zaman en azından karşımda durduğunu bilirim.”
Dışarıdan ayak sesleri duyuldu.
Cihan bir anda Mira’nın önüne geçti.
Kapı açıldı.
Bir adam içeri girmeye çalıştığı anda Cihan onu yere serdi.
Ardından birkaç el silah sesi daha duyuldu.
Dakikalar sonra sessizlik çöktü.
Cihan pencereye yaklaşarak dışarı baktı.
“Gittiler.”
Mira titreyen elleriyle silahı yere bıraktı.
“Kim bunlar?”
Cihan cevap vermedi.
“Cihan!”
Adam yavaşça ona döndü.
“Babanın eski ortakları.”
Mira’nın yüzü değişti.
“Babamın ortakları mı?”
“Evet.”
“Babam sıradan bir adamdı.”
Cihan acı bir tebessüm etti.
“Hayır, Mira.”
Masadaki eski fotoğrafı aldı.
“Baban, senin sandığından çok daha büyük bir dünyanın içindeydi.”
