1930 tarihinde Asena adlı bir kızın ailesinin durumu olmadığı için sabah akşam sürekli iş bulmak için çaba sarf ediyormuş, ve iş bulamayınca ümidini kesmiş. Tam eve doğru ilerlerken 3 tane yakışıklı mı yakışıklı karizmatik mı karizmatik erkek görmüş bunların üstünde normal elbise değil üstlerinde kırmızı gömlek başlarında siyah şapka ellerinde uzun silahlar varmış kız bunları usulca takip ediyormuş ve en sonunda büyük bir şatoya gelmişler. Kız kimseye görünmemek için bir ağacın arkasına saklanmış sonra şatoya tam girerken iki vezir kızı durdurmuş
-Dur bakalım bizim şatoya böyle giremezsin
demiş. Kız çaresizce evine dö erken arkadan bir ses gelmiş
-Şşt buraya gel
Kız sesin olduğu tarafa gitmiş, birde ne görsün o yolda gördüğü 3 vezirden biri kıza böyle demiş
-Ben seni gördüm fakat onlara söylemedim bu şatoya girmenin başka bir yolu var. Demiş kız hemen bu teklifi kabul etmiş ve arka kapıdan şatoya girmişler. Tam sessizce ilerlerken bir anda alarm çalmış. "Yabancı biri şatoya girdi" kız telaştan ne yapacağını şaşırdı, tam kaçarken bir anda demir kapılar kapandı ve 3 gün boyunca yemek verilmedi. Kızın annesi çok telaşlanmış ama yaşlı ve aç olduğu için yerinden kıpırdayamamış babası da eve çok geç geldiği için
annesi bitkin hale düşüp olduğu yerde can vermiş.
Aradan üç gün geçtiğinde butün demirler açıldı ve
kızı köle gibi kullanmışlar vezirde şatodan atılmış.
Atılan vezir eve doğru ilerlerken kızın bilekliğini görmüş sağına döndüğünde kızın evini görmüş kapının önüne gelmiş içeri girmiş ve yerde cansız yatan yaşlı kadını görmüş