Sabah 07:18.Defne alarm çalmadan uyandı.Polis refleksi değildi bu.Bir şeyin yanlış olduğunu hissetmişti.Ev sessizdi.Ama sessizlik farklıydı.Normalde insan kendi evinin kokusunu bilir. Duvarların, mobilyaların, sabahın…Bugün hava daha ağırdı. Sanki içeride yabancı bir nefes kalmıştı.Defne yataktan kalktı. Ayakları soğuk zemine değdiğinde ürperdi. Koridora doğru yürüdü.Salonun perdesi aralıktı.Oysa gece kapatmıştı.Kaşları çatıldı.Yavaşça yaklaştı.Ve gördü.Camın iç yüzeyinde, ince kırmızı bir çizgi.Parmak kalınlığında.Düz.Temiz.Dışarıdan değil.İçeriden çizilmişti.Defne birkaç saniye kıpırdamadı.Beden tepki vermek istedi ama zihni dondu.Kapıyı kilitlemişti.Alarm aktifti.Pencereler kapalıydı.O zaman…“Hayır,” diye fısıldadı kendi kendine. “Sakin.”Telefonunu çıkardı. Alarm sistemini kontrol etti.Sistem gece 02:03’te 47 saniyeliğine devre dışı kalmıştı.Manuel olarak.Defne’nin midesi kasıldı.Bu teknik bilgi gerektirirdi.Bu rastgele biri değildi.---EKSİK OLAN ŞEYSalona döndü.Her şey yerli yerindeydi.Ama Defne’nin gözü doğrudan kitaplığa gitti.Üst rafta küçük bir ahşap kutu dururdu.Durmuyordu.Kalbi sertçe çarptı.Yavaşça yaklaştı.Raf boştu.Toz izinden kutunun yeri belli oluyordu.Defne gözlerini kapadı.O kutunun içinde ne vardı biliyordu.Kerem’in kaybolmadan önce çıkardığı yüzük.Nişan yüzüğü değil.Başka bir yüzük.İç kısmında küçük bir tarih kazılıydı.Ve tek kelime:“Sabır.”Kerem kaybolmadan bir gece önce o yüzüğü masaya bırakmıştı.“Her şey için sabırlı ol,” demişti.Defne o cümleyi yıllarca anlamaya çalışmıştı.Şimdi yüzük yoktu.Ve bu şu demekti:Katil Kerem’i tanıyordu.Ya da…Kerem hâlâ oyunun içindeydi.---ANILARDefne mutfağa geçti. Elleri titremeye başlamıştı ama yüzü hâlâ soğuktu.Kahve makinesini çalıştırdı.Bu bir alışkanlıktı.Kriz anında rutinlere tutunmak.Beş yıl önceki gece zihnine sızdı.Kerem mutfakta ayakta duruyordu.Gergindi.Gözleri kaçıyordu.“Bir şey mi saklıyorsun?” diye sormuştu Defne.Kerem cevap vermemişti.Sadece yaklaşmıştı.Defne’nin yüzüne dokunmuştu.“Beni bir gün affedecek misin?” demişti.“Ne için?”Kerem susmuştu.Ertesi sabah yoktu.Ne bir kavga.Ne bir not.Sadece boş bir dolap.Şimdi ise yüzük yoktu.Geçmiş bir kez daha zorla açılmıştı.---MESAJDefne telefonuna baktı.Bilinmeyen numara.Tek mesaj:“Evini seviyor musun?”Saat: 02:05.Alarmın kapandığı dakika.Defne derin bir nefes aldı.Korku yoktu.Ama öfke vardı.Ve bir gerçek.Bu artık sadece bir cinayet soruşturması değildi.Bu bir zihinsel kuşatmaydı.Katil onun sınırlarını test ediyordu.Ev.Güven.Geçmiş.Hepsi tek tek sökülüyordu.---İLK İPUCUDefne tekrar cama yaklaştı.Kırmızı çizgiyi inceledi.Tırnağıyla hafifçe kazıdı.Boyaydı.Ama sıradan bir boya değil.Metal kokusu vardı.Kurutma süresi hızlıydı.Sanayi tipi işaretleme boyası.Polis laboratuvarlarında da kullanılan türden.Defne’nin bakışları sertleşti.Bu boya herkesin eline geçmezdi.Ya bir güvenlik firması.Ya bir hastane.Ya da…Eski bir psikiyatri kliniği.Defne’nin zihni bir noktada durdu.Kerem’in son görüldüğü yer.Psikiyatri kliniği.Ve Murat Kaya.Bu sadece tesadüf olamazdı.Defne ilk kez fısıldadı:“Beni seçtin… ama yanlış kişiyi seçtin.”---Gece tekrar çökerken Defne artık izlenen değil, izleyen olmaya karar verdi.Ama bilmediği bir şey vardı.O an, şehrin başka bir yerinde biri elinde yüzükle oturuyordu.Yüzüğü parmaklarının arasında çeviriyor…Ve gülümsüyor-
Bölüm 4
Ev artık Ev Değil
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.