İçeriğe geç

Karanliğin içindeki düşman

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Karanliğin içindeki düşman

Bölüm 1

Okulun ilk günleri

Okulun koridorları sabahın ilk saatlerinden beri gürültüyle doluydu.

Dolap kapaklarının çarpma sesleri, birbirine bağıran öğrenciler, hızlı adımlar...

Lina Aras için bütün bunlar yalnızca karmaşık bir ses kalabalığıydı.

Bastonunu yere hafifçe vurarak koridorda ilerledi.

Sağ.

Bir adım daha.

Sonra birkaç adım ileride merdivenler vardı.

Okulun yolunu ezberlemişti. İnsanların ona yardım etmeye çalışmasına ihtiyacı yoktu.

En azından Lina böyle düşünüyordu.

Tam merdivenlere yaklaşmışken önünde birinin durduğunu fark etti.

Ayakkabısının zemine hafifçe sürtünmesiyle durdu.

"Çekilir misin?"

Karşıdaki kişi cevap vermedi.

Lina kaşlarını çattı.

"Bak, önümde olduğunu anlayabiliyorum."

Hâlâ sessizlik.

"Çok komik."

Sonunda bir erkek sesi duyuldu.

"Sen her zaman böyle misin?"

Lina başını sesin geldiği yöne çevirdi.

"Nasıl?"

"Sinir bozucu."

Lina'nın yüzü anında asıldı.

"Sen de her zaman insanların yolunda mı duruyorsun?"

Çocuk hafifçe güldü.

"Kaan."

Lina birkaç saniye sustu.

"Ne?"

"Adım Kaan."

"Ben sana adını sormadım."

Koridorda birkaç kişi gülmeye başladı.

Kaan'ın gülümsemesi kayboldu.

"Senin adın ne?"

"Lina."

"Tamam, Lina. Yolundan çekiliyorum."

Kaan kenara çekildi.

Lina hiçbir şey söylemeden ilerledi.

Fakat birkaç adım sonra arkasından gelen sesi duydu.

"Bu okulda fazla uzun dayanamazsın."

Lina durdu.

Yavaşça arkasını döndü.

"Bu bir tehdit miydi?"

"Hayır."

Kaan'ın sesi soğuktu.

"Sadece bir gerçek."

Lina bastonunu elinde sıkıca tuttu.

"Senin gerçeklerin beni ilgilendirmiyor."

Sonra arkasını dönüp yürümeye devam etti.

Kaan ise olduğu yerde kaldı.

Onunla ilgili hiçbir şey düşünmüyordu.

Sadece yeni gelen kızın gereksiz derecede kendinden emin olduğunu düşünüyordu.

Ve bundan hoşlanmamıştı.

---

İlk ders başladığında Lina sırasına oturdu.

Öğretmenin anlattıklarını dinlemeye çalışıyordu.

Arka taraftan sürekli fısıldaşmalar geliyordu.

Bir süre sonra öğretmen tahtaya bir şeyler yazdı.

"Kitaplarınızı açın."

Lina çantasından kitabını çıkardı.

Tam sayfayı bulmaya çalışırken arka taraftan bir ses geldi.

"Yardıma ihtiyacın var mı?"

Lina başını çevirdi.

"Hayır."

"Kesin mi?"

"Kesin."

"Tamam."

Ses kesildi.

Lina kitabını açtı.

Birkaç dakika sonra masasına küçük bir şey bırakıldığını duydu.

Parmaklarıyla yokladı.

Bir kalem.

Lina kalemi eline aldı.

"Bu senin mi?"

Arkasındaki Kaan cevap verdi.

"Hayır."

"Kim bıraktı?"

"Ben."

Lina kalemi masasına bıraktı.

"Ben istemedim."

"Al o zaman."

"İstemiyorum."

Kaan kısa bir kahkaha attı.

"İnatçısın."

Lina ona döndü.

"Sen de sinir bozucusun."

"Harika. Anlaştık."

Ders devam etti.

Lina bir daha Kaan'la konuşmadı.

En azından teneffüse kadar.

Zil çaldığında herkes sınıftan çıkarken Lina da çantasını topladı.

Kapıya doğru ilerlerken biri omzuna çarptı.

Çantası yere düştü.

Lina irkildi.

"Eşyalarım!"

Yere çömeldi ve dağılan şeylerini toplamaya başladı.

Birileri gülüyordu.

Lina seslerin arasından Kaan'ın sesini ayırt etti.

"Ne oldu?"

Lina başını kaldırdı.

"Sen yaptın."

"Ne?"

"Çantama sen çarptın."

Kaan birkaç saniye sustu.

"Hayır."

"Eminim."

"Yanılıyorsun."

Lina ayağa kalktı.

"İlk günden beri benimle uğraşıyorsun."

Kaan'ın yüzündeki ifade sertleşti.

"Sen kendini fazla önemli sanıyorsun."

"Sen de kendini fazla önemli sanıyorsun."

İkisi birkaç saniye boyunca sessizce birbirlerine baktı.

Sonra Kaan başını yana çevirdi.

"Uğraşamam seninle."

Lina cevap vermedi.

Kaan sınıftan çıktı.

Lina ise arkasından bakamayacağını bilmesine rağmen onun gittiği yöne doğru döndü.

İlk gün.

Daha ilk gündü.

Ve Lina şimdiden bir düşman edinmişti.

Üstelik bu düşman, okulda karşılaşacağı en büyük sorun olacağından henüz haberi bile yoktu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.