İçeriğe geç

Karanlığın İçinde

Bölüm 31 · 4 dk okuma

Karanlığın İçinde

Bölüm 31

Anlaşma

1522 bir odada gözlerini açtı. Elleri zincirliydi ve bir denek odasındaydı. Dışarıdan birinin Laura ile konuştuğunu duydu.

"Bütün denekleri yakaladık efendim. Jessica Edwars dahil."

"Jessica Edwars'a ne olmuş? O korkunç görünüyor ve tıpkı bir denek gibi. Bana onun fiziksel özelliklerinden bahset."

"Sağ gözü kör. Sol gözü mavi ve damarları da anormal bir şekilde mavi. Ekiptekilerden bazıları güçlerini kullandığında sol gözünün ve damarlarının parladığını söyledi. Sağ gözünün üstünde derin 3 tane çizik var ve kör olmasının sebebi bu. Boyu 2.40 cm. Sağ kolu çok büyük ve siyah. Aynı bir canavarın kolu gibi. Göğsünde derin bir yara var ve tam akciğerlerine denk gelmiş. Normalde nefes alamaması gerekirdi ama o alabiliyor."

"Onu bir güvenlik ile beraber sorgulama odasına getir. Onunla konuşmak istiyorum."

Laura gitti ve güvenlik 1522'nin olduğu odaya girdi.

"Diğer deneklere ne yaptınız?"

"Merak etme onlar iyiler. Patron seninle konuşmak istiyor."

Güvenlik 1522'nin zincirlerini gözerek onu ayaga kaldırdı.

"Patronuna söyle. Beni zincirlerle oyalayamaz. İstediğim zaman zincirleri yok ederek bu lanet olası yeri patlatabilirim."

"Sallanma. Yürü."

1522 kapıdan geçerken eğilmek zorunda kaldı çünkü yanındaki insanlar gerçekten onun yanında cüce gibi kalıyordu. Beraber bir odaya girdiler. Odada bir masa, iki tane karşılıklı sandalye vardı ve birinde Laura oturuyordu. 1522 de onun karşısına oturdu ve Laura konuşmaya başladı.

"Evet. Hızlıca başlamak istiyorum bayan...-"

"Adım Jessica. Ama 1522 de diyebilirsin. Ayrıca sana birşey anlatacağımı sanıyorsan rüyanda görürsün."

"Lütfen. Burada anlattıklarınız birer gizli bilgi olarak kalır. O yüzden başlıyorum. Alışveriş merkezinin sahibi Jessica Edwars."

Uzun bir süre sessizlik oldu.

"Bekle. Seni hatırlatıyorum."

Laura heyecanlanmıştı.

"Ne? Hatırlıyor musun?"

"Evet. Annen ben daha insanken seni bana getirmişti. Bir para karşılığında seni satmak istediğini söylemişti."

Laura bunu duyunca sırtından bıçaklanmış gibi hissetti. Ama belli etmemeye çalıştı.

"Madem hatırlıyorsun. O zaman söyle. Benim adım ne?"

"O zamanlar 6 yaşında falandın. Tam hatırladığım söylenemez. 2050 yılındaysak sende şuan ??'lı yaşlarında olmalısın. Adın L ile başlıyordu. Laura'ydı sanırım."

Laura ve güvenlik bunları duyunca çok şaşırdı. Merakla sordu.

"Ama biz şuan 2067 yılındayız?"

"Ne?! Nasıl olur? Ben boşlukta 17 yıl boyunca mı hapsoldum?!"

"Boşluk mu?"

Laura öylece bakakaldı. Sonra merakla sordu.

"1522. Söyle. Herşey nasıl başladı ve sen nasıl bu hale geldin?"

1522 derin bir nefes aldı ve anlatmaya başladı.

"2049 yılında... Alışveriş merkezine Yuna geldi. Onlar birkaç tane denekle bir olup benim olduğum katı yaktılar ve bende yandım. Ölmem gerekiyordu ama 2 tane denek benim bilincimi başka bir bedene anlatarak hayata geri getirdiler."

1522 ölümsüz olduğundan bahsetmemişti. Birçok olaydan bahsetmeden sadece 1481'den ve nasıl boşluğa hapsolduğundan bahsetti. Ama sağ elinin dokunduğu yerlerin çürüdüğünü unutmuş, masaya dokunmuştu ve masanın köşesi çürümeye başlamıştı. Laura bunu farketti.

"Peki sağ kolun... Nasıl böyle oldu?"

1522 sağ kolunu masadan çekti.

"Bunu bilmeniz gerekmiyor."

"Pekala. Güvenlik onu denek odalarına geri götür."

1522 tekrar uyandığı odaya götürüldü ve elleri yere zincirlendi. Saatler geçti. Gece yarısıydı. O sırada kapıdan içeri Oliver girdi. 1522 onu hemen tanıdı ve konuşmaya başladı. Dalga geçiyormuş gibi bir hali vardı. Güldü.

"Seni öldürmek istediklerini sanıyordum. Onlara yalvardın mı?"

Oliver, 1522'yi hep rüyalarında görmüştü. Şuan karşısında canlı bir şekilde görünce korktu. Kendini toplamaya çalışarak konuşmaya başladı.

"Hayır. Sen alışveriş merkezinde bir polisi uçurumdan aşağı atarken seni bayıltan bendim. Bu yüzden beni affetti."

"Beni bayıltarak buraya getirmelerini sağladın ama beni sonsuza kadar oyalayamazsın. İstesem ellerim bağlıyken bile seni parçalara ayırabilirim."

"Ben buraya anlaşma yapmak için geldim. 1481'i yok etmek istediğini biliyorum ve benim için birşey yapmama izin verirsen bende 1481'i yok etmene izin veririm."

"Ne istiyorsun?"

Oliver, 1522'nin zincirlerini çözdü. Ama 1522 ayağa kalkınca korkusu ve endişesi yeniden azdı. 1522 ondan 70 cm daha uzundu! Onu koridora çıkardı. Biraz uzakta duran duvarı gösterdi.

"Şu duvarı görüyor musun?"

"Eğer bir gözüm kör diye iyi göremediğimi sanıyorsan ölümüne saniyeler kalmış demektir."

Oliver, 1522'nin ne demek istediğini anlamıştı. Bu yüzden panikledi.

"Hayır hayır öyle demek istemedim! O duvarda gizli bir oda var oraya gideceğiz."

O duvarın yanına gittiler ve Oliver bir butona basarak gizli bir kapı açtı. İçeride bir deney odaları vardı. Ama en önemlisi zemindeki bir hazneden ışıklar saçılıyordu ve o haznenin üstünde havada duran küçük, 6 yaşında bir kız vardı.

"Bu benim kızım. Yıllar önce bir kazada öldü."

1522 kıza yaklaştı ve onun alnına dokundu. Oliver onu uyarmak için ağzını açtı ama sonra bunun zararsız olduğunu fark edince sustu.

"Nasıl öldü?"

"Cinayet. Onu öldüren kişi şuan hala dışarıda. Senden onu canlandırmanı istiyorum."

1522'nin eli bir anda mavi mavi parlamaya başladı. Birkaç saniye sonra gözleri de bembeyaz oldu ve parlamaya başladı. O küçük kızın kalbi bir an için mavi bir şekilde belli oldu ve gözlerini açtı. Ama sonra bir anda panikledi ve yere düştü.

"N-n-ne? Neredeyim ben? Sende kimsin?"

1522 sinsice gülümsedi ve kız korkmasın diye sağ kolunu arkasına sakladı.

"Ben annenin yakın arkadaşıyım. Sadece ufak bir kaza geçirdin."

1522 sol elini küçük kıza uzattı. Ama kız gülümsedi ve 1522'nin elini tutmadan ayağa kalkarak bir anda 1522'ye sarıldı. 1522 hem şaşırmış, hemde duygulanmıştı. Çünkü aklına ölen kızı gelmişti. O da kızın başını okşamaya başladı.

"Adın ne bakalım?"

"Adım Emily. Peki senin adın ne?"

"Jessica."

"Memnun oldum Jessica teyze!"

Emily babasını görünce gidip babasına sarıldı.

"Baba!"

"Emily hayatım!"

1522 onları izledi. Ve uzun bir süre sessizlik oldu.

"Tatlım. Neden sen annenin yanına gitmiyorsun? Hem sana birşeyler getiririz."

"Tamamdır!"

Emily kapıdan çıkarak koşmaya başladı. Ardından 1522 içini çekerek tekrardan o soğuk sesiyle ve yüz ifadesiyle konuşmaya başladı.

"Ona mavi çekirdeğin canlarından birini verdim. Ben onu öldürmediğim sürece ölümsüz olacak. Şimdi anlaşmanın diğer kısmına geçelim."

Bölüm sonu

1 yorum