İçeriğe geç

Karanlığın İçinde

Bölüm 14 · 5 dk okuma

Karanlığın İçinde

Bölüm 14

Kandırmak

"O 1481'i yenmeyi başardı!"

1481 onların yanına gidiyor ve 1522'yi taklit etmeye başlıyor.

"Onu boşluğa hapsettim. Artık bize zarar veremez."

1481'in sesi 1522'ninkine göre kalındı ve 1124 de bunu farketti.

"Jessica senin sesine ne oldu?"

1481 panikliyor. Ve bir bahane uydurmaya çalışıyor.

"Aaa- şey- boğazım ağrıyor biraz da ondan olabilir."

"Onu bunu boşverin de onlar ne olacak?"

Bunu 1341 söylemişti ve 925 ile 687'yi kastediyordu. Ardından 925 onlara yaklaştı ve konuşmaya başladı.

"Özür dileriz. 1481'i desteklemek çok büyük bir hataydı. Lütfen bizi affedin."

1481 ise 1522'ymiş gibi onları affedermişçesine konuşmaya başlıyor.

"Önemli değil. Önemli olan hatanızı anlamanız."

925 ve 687 de 1481'in, 1522'yi boşluğa hapsedip onun kılığına girdiğini biliyordu. Bu yüzden onlar giderken 687, 1481'e göz kırptı.

"Hadi gidelim. Hepinizin biraz dinlenmeye ihtiyacı var."

GECE

1129 ve 1124 ayrı bir odada konuşuyorlardı. 1481 ise onları farketti ve onları dinlemeye başladı.

"1129. Sana birşey söylemem gerek."

"Söyle."

"Jessica 1481'i boşluğa hapsetti ama 1481'de kırmızı çekirdek var ve biz bunu Jessica'ya söylemedik. Ya yanlış birşey olurda boşluktan çıkarsa?"

"Merak etme o istemesede çıkamaz."

"Ama çekirdek ile beraber boşluğa gitti?"

"Kırmızı çekirdeği bilmiyorum ama mavi çekirdek boşluğa giderse zamanla güç toplar ve boşluktan çıkmak için kendi kendini patlatır ve çıkar. Kırmızı çekirdeğin ise bambaşka bir sistemi var ama onu ben bilmiyorum. Jessica'ya sor istersen."

"Bir terslik var. Bunu hissedebiliyorum."

"Nasıl yani?"

"Bilmiyorum. Birşeyler yanlış gibi."

"Hiçbir şey yanlış değil 1124. Sadece biraz dinlenmeye ihtiyacın var."

Onlar odadan çıkarken 1124, 1481'i görür.

"Jessica? Sen bizi mi dinliyordun?"

"Uhmm- yoo. Sadece buradan geçiyordum."

1124, 1481'e ters ters bakar.

"Umarım öyledir."

O sırada bir anda ışıklar yanıp sönmeye ve tuhaf sesler çıkarmaya başlar. Ve 1129, 1481'e soru sorar.

"Jessica sen mavi çekirdekle birşey mi yaptın?"

"Hayır."

Birkaç saniye sonra lambalar ve el sensörüyle açılan kapılar çatlamaya başlar ve patlar. Bunun sebebi ise, gerçek Jessica'nın boşluktan çıkmaya çalışmasıdır.

"Neler oldu?"

"Bilmiyorum. Ama karanlıkta kalmak istemiyorsak güç devresinden yedek gücü açmalıyız."

Beraber güç devresinin olduğu odaya girerler. 1129 gücü açmaya çalışırken 1124 ve 1481 bekliyordur. 1124, 1481'e bakar ama tam o sırada gerçek 1522'nin 1481'in arkasında olduğunu görür ve 1 saniyeliğine de olsa 1481'in gerçek yüzünü görünür. 1124 kendisine şaşkınlıkla baktığını farkeden 1481, ona sorar.

"1124. Neden bana öyle bakıyorsun?"

"A-arkanda b-biri var-"

1481 arkasına baktığında gerçek 1522 ortadan kaybolur.

"Kimse yok?"

"Ama gerçekten orada biri vardı."

"Belki sana öyle gelmiştir. Hadi gidelim."

Gece yarısı 1124 uyurken bir anda rüya görmeye başlıyor. Rüyada 1522'yi görüyor. 1522 ondan yardım isteyerek sanki acı çekiyormuş gibi çığlık atıyor. Ve 1124 panikle uyanıyor.

"Ben az önce ne yaşadım ya...-"

1124 etrafına bakıyor ama ama 1481'i göremiyor ve odadan çıkıyor. 1481'i karanlık bir koridora ilerlerken görüyor. Ve ona sesleniyor.

"Jessica!"

1481 arkasını dönerek 1124'e bakıyor.

"Ne oldu?"

"Nereye gidiyorsun?"

"Sadece biraz dolaşacağım."

1481 'sadece biraz dolaşacağım' derken koridorun sonundan 1124 ve 1481'i izleyen biri görünüyor ve o kişi 1522'nin ta kendisi. 1124 bunu farkediyor ama 1481 onu göremeden o kayboluyor.

"Benimde gelmemi ister misin?"

"Hayır. Yanlız kalmak istiyorum."

"Sana birşey sorabilir miyim?"

"Tabii."

"Yuna nerede? Onu uzun zamandır göremedim."

"1124. Yuna öldü."

"NE?!"

"Tamam dur sakin ol! Birkaç tane denek Yuna'ya saldırdı. Bende onu kurtarmaya çalıştım ama başaramadım."

"Olamaz ya... Bu nasıl olur."

"Maalesef oldu."

"Bunu 1447 ve 1425'e nasıl anlatacağız ya..."

"Boşver bilmelerine gerek yok. Sen git ben geliyorum birazdan."

"Tamam."

1124, 1481'in böyle konuşmasından ve sürekli paniklemesinden oldukça şüphelenmişti. Bu yüzden onu gizlice takip etmeye karar verdi. 1481, 925 ve 687'nin yanına gitti. Ve 925 ona soru sordu.

"İnandılar mı 1481?"

1481, 1522'nin kılığındaydı ve kendi bedenine geri döndü. 1124 buna oldukça şaşırdı.

"Evet. Plan tıkır tıkır işliyor."

"Yanlız bu planda mantık hatası var."

"Ne?"

"1522 mavi çekirdek ile boşluğa hapsoldu. Elbette ki bir süre sonra boşluktan daha güçlü bir şekilde çıkacaktır."

"Onun mavi çekirdeği kıracak kadar güçlü olduğunu sanmıyorum."

"Geç kalmadan onları öldür ki bize engel olmasınlar."

1124 oldukça korkmuştu. Bu sözü duyunca hemen kaçmaya başladı. Uzun bir süre koştu ve yorulunca durdu ve ağlamaya başladı. 1481, 1522'nin kılığına girerek herkesi kandırıyordu ve Yuna'nın da nerede olduğu belli değildi. Durumu diğerlerine anlatmak istedi ama onlar 1124'e inanmazlardı. Ama 1129 onlardan daha bilgili olduğu için ona anlatmaya karar verdi hızlıca diğerlerinin yanına gitti. 1129 onun bu halini görünce merakla ona sordu.

"1124? Ne oldu?"

"Sana acilen birşey söylemeliyim. Benimle gel."

Beraber kimsenin onları görmeyeceği bir odaya gittiler ve 1129 hala soru sormaya devam ediyordu.

"Ne oldu anlatsana."

"Konu 1522 hakkında."

1124 Jessica'ya '1522' değil her zaman 'Jessica' derdi. Bu sefer farklı dediği için 1129 konunun ciddi olduğunu anladı.

"Az önce 1522 bana biraz dolaşacağım diye dışarı çıktı. Bende onu takip ettim."

"Eee? Önemli olan tam olarak ne?"

"O 925 ve 687'nin yanına gitti ve..."

"Ve ne?"

"O aslında 1481. 1522'nin kılığına girerek bizi kandırmış. Konuşmalarını duydum. Gerçek 1522'yi boşluğa hapsetmiş ve hepimizi öldürmeyi planlıyor."

1129 şaşkınlıktan konuşamıyordu. 1124 ise ona inanması için yalvarıyordu.

"1129 ne olur bana inan! Ben doğruyu söylüyorum!"

"1124... Ne diyeceğimi bilemiyorum."

"Bak diğerleri bana inanmaz. Bana inanabilecek tek kişi sensin. Lütfen."

O sırada 1129'un bir gözü kırmızı bir şekilde yanmaya başladı.

"Hayır sana inanmıyorum! Tek yaptığın şey yalan söylemek. Onu kıskandığın için böyle davranıyorsun!"

"Hayır cidden doğruyu söylüyorum!"

"1124 şuan senin yalanlarını dinleyemeyecek kadar yorgunum. Sen git yalanlarını başka birine anlat."

1129, 1124'ün yanından ayrılıyor.

"Off. Ne yapacağım ben ya."

O sırada 1481 gelir.

"Selam 1124."

1124, 1481'in onu takip etmesini anlamaması için numara yapmaya başladı.

"Uhm- selam."

"1129 ile tartışıyordunuz duydum sizi. Neler oldu?"

"Yok ya birşey ol-"

1124 bir anda 1481'e bakıyor ve onun '1522' değil 1481 olduğunu görüyor.

Bölüm sonu

1 yorum