İçeriğe geç

Karanlığın Esiri

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Karanlığın Esiri

Bölüm 1

İlk Karşılaşma

Güneş daha yeni doğuyordu. Köyün üzerine çöken sessizlik, yalnızca uzaktan gelen horozun sesiyle bölünüyor. Evlerin bacalarından yükselen ince dumanlar, sabahın serin havasında yavaşça dağılıyordu.

Ecrin gözlerini açtığında, odanın penceresinden süzülen loş ışığı gördü.

Saat erkendi. Her zamanki gibi.

Ecrin aceleyle kalkıp saçlarını topladı. Üzerine günlük kıyafetlerinden geçirip odadan sessizce çıktı.

Ev hala sessizdi. Babası uyanmamıştı.

Ecrin mutfağa geçip biraz su içti. Hemen ardından evden çıktı. Tarlaya gidiyordu. Yolun yarısına vardığında anında silah sesi duydu. Ecrin olduğu yerde kalakaldı. Ses, köyün ıssız ormanından geliyordu. Olduğu yerde hala istemsizce sabit duruyordu. Kalbi hızla çarpmaya başlamıştı.

"Ne... neydi o?"

Bir süre kıpırdamadan bekledi.

Belki yanlış duymuştu. Belkide değildi.

Ama bir kaç saniye sonra köye sessizlik çöktüğünde, Ecrin bunun bir silah sesinin olduğundan neredeyse emindi.

Mantığı ona geri dönüp, eve gitmesini söylüyordu. Fakat meraklı ve inatçı tarafı buna izin vermedi.

Derin bir nefes aldı ve kendi kendine "bakıp döneceğim" diye söylendi.

Adımlarının geldiği yöne doğru yöneldi.

Köyün dışına doğru ilerledikçe evler azaldı.

Toprak yol, ağaçların arasına uzanan bir patika dönüştü.

Ecrin'in adımları yavaşladı. Burası köyün ıssız ormanıydı. Çocukluğundan beri hakkımda türlü türlü hikayeler anlatılan yer. Kimsenin sabahın bu saatinde tek başına gitmediği yer.

Ecrin yutkunur. Bir an geri dönmeyi düşündü. Kaşlarını çattı. "Ben neden korkuyorum ki?"

Korkuyordu. Hemde fazlasıyla. Ama geri dönmedi. Patikada ilerlemeye devam etti.

Ağaçların arasından gelen rüzgar yaprakları hışırdatıyor, her ses Ecrin'in irkilmesine neden oluyordu.

Bir dal kırıldı.

Ecrin arkasını döndü. Kimse yoktu. Nefesini tuttu.

Sonra yeniden yürümeye başladı. Derken...

Ağaçların arasında bir siluet gördü.

Ecrin'in adımları anında durdu.

Karşısında bir adam vardı. Sırtı o an dönüktü. Uzun boylu, koyu renk kıyafetler giymişti.

Ecrinin kalbi yeniden hızlandı.

"Kim bu?"

Adam sanki arkasında birisinin olduğunu hissetmiş gibi yavaşça başını çevirdi.

Göz göze geldiler.

Ecrin'in nefesi kesildi. Adamın bakışları sertti. Soğuk ve fazlasıyla dikkatli.

Ecrin bir adım geriledi.

Adam ise bakmaya devam etti.

O bir kaç saniye Ecrin'e dakikalar kadar uzun gelmişti.

Korkuyordu. Ama nedense gözlerini ondan ayıramıyordu.

Adam "burada ne işin var?" Diye sordu

Sonunda adamın önünde ne olduğunu gördü.

Gözleri kocaman açıldı.

Nefesini tuttu.

Yutkunamadı.

Kıpırdayamadı bile.

Öyle korkmuştu ki kanı durmuştu.

Kalbi tekledi.

Çünkü önünde kan gölü vardı...

Bir an ne yapacağını bilemedi.

Kalbi durmuştu sanki.

Öyle ki kılını kıpırdatamıyordu.

Aradan dakikalar geçti. Ecrin nihayet hareket edebildi. Yumrukları sıktı.

"B-ben gitmeliyim."

Aceleyle arkasını dönmüştü.

Tam koşacakken bir el onu bileğinden tutup kendine çekti.

O an istemeden de olsa yakınlaştılar.

Nefesleri birbirine çarpıyordu.

Ecrin geri çekilmek istedi ama yapamadı. Bileğindeki el onu çok sıkı tutuyordu. Diğer el ise kaçamayacak kadar Ecrin'i sarmıştı. Bu yüzden kaçamadı.

"Nereye gidiyorsun? Her şeyi gördün!" Dedi adam sert ses tonuyla.

Ecrin'in sesi titredi ama yinede konuştu "Ben kimseye anlatmam. Yemin ederim! Kimseye söylemem!"

Adam küçümseyen bir sesle "cidden sana inanacağımı mı düşünüyorsun?"

Kız korkar ama yinede başını dik tutar " Ne yapacaksın?"

"Ne mi yapacağım?" Diye sorar adam. Sonra etrafa bakınır ve "bunu" der. Anında yere eğilir. Kızın bacaklarından yakalaması ile aniden omzuna atar ve doğrulur.

Ecrin çığlık atar. "Ne yapıyorsun adi herif?!" Diye bağırır.

Adam "sana inanmadığım için seni kaçırıyorum."

Ecrin "bırak beni!" Diye bağırır ama nafile. Adam çoktan yürümeye başlamıştır.

Arkasına dönüp küçük bir işaret yapar. Orada adamları vardır. Ve adamlarına kan gölü olan yeri temizlemelerini söyler.

Ve ardından kızı arabaya bindirir.

Ecrin hala çırpınıyordur, ama bu direnişlerin bir faydası yoktur.

Adam da arabaya binip, Ecrin'in yanındaki koltuğa oturur. Ve şoför koltuğundan adama "sür" der

Adam "emredersiniz, patron." Der ve arabayı sürer.

Ecrin "ya bırak beni! nereye götürüyorsun?" Der

Ancak yanında ki adam umursamaz. Sessiz kalır.

Ecrin arabanın kapısını açmaya çalışır fakat açamaz. Yanında oturan adama vurmaya başlar.

"Ya bırak, benim kendi hayatım var. Nereye götürüyorsun beni? Bir şey görmedim , kimseye söylemem diyorum sana!" Diye bağırır

Adam kıza döner, "bende sana inanmıyorum dedim. Ve eğer biraz daha çırpınırsan olacaklardan ben sorumlu değilim!" Der ve önüne döner.

Ecrin tekrar kapıyı açmaya çalışır. Ve tekrar adama vurmaya başlar "Sen çok adi herifsin!"Bir yumruk "pisliksin!" Bir yumruk "beni kaçırıyorsun ve söylediklerimi umursamıyorsun!" Bir yumruk "şuan birine zarar vermiş biriyle oturuyorum ve o-" derken sözüm yarıda kalmıştı. Çünkü cümlemi tamamlayamamıştım. Çünkü beni kaçıran adam şimdi benim dudaklarıma yapışmıştı . O an ne yapacağımı bilemedim. Yumruklarım dinmişti. Ama sözüm yarıda kalmıştı.

Belki de bu yeni başlangıçtı.

İki insanında hayatını değiştiren yeni başlangıçlardı.

Bölüm sonu

1 yorum

  • Arkadaşlar hepinize öncelikle merhaba. Bu dünyada ben yeniyim. Yani bu uygulamayı yükleyeli yeni oldu. Bu sebeple bu kitap benim ilk kitabım, ilk başlangıcım, okuduğunuz/okuyacağınız/okumadığınız bu bölümde ilk bölümüm. Hayatımda ilk kez kitap yazdım. Hüseyin ve Ecrin'in o ateşli aşkını anlatıyor.🔥 Bu ilk kitabımda senin benim ilk okuyucum olmanı çok isterim! Kitabımı okuyupta sevenler için olursa ayrıcalıklı mutlu olurum. Bu hikayede bana katılarak yazdığım ve daha yazacağım kitapları okursan çok sevinirim! Şimdilik bu kadardı. Okuduğunuz için teşekkür ederim.💫💟