Ah güçsüzler!
Ah saldırıya uğrayan kırılganlar,
ayağa kalkan, büyüyen,
ve yeryüzünü güçlü güçsüzlerle dolduranlar!
~Cesar Vallejo~
Kız anne ve babasının ölümünden sonra ona ve kardeşine kalan eve bakıp kahvaltı hazırlamak için hemen evin bitişiğindeki kümesten 3 yumurta alıp hızla eve geçti çünkü aylardan kasım ayıydı yağmur ve soğuk başlamıştı orada, hem kardeşi uyanmadan hemen sobayı da yakması gerekiyordu anne ve babasının ölümünden sonra tüm evin sorumluluğu onun altında kalmıştı.
Okuma hayatı ise anne ve babasının ölümünden sonra son bulmuştu oysa ki babası ne kadar da ugrasmisti onu kolaylikla okula götürebilmek için evleri marina norte mahallesinin kuytusunda bir evdi ve okula gidebilmesi için callao'ya kadar gitmesi gerekiyordu. Babasını çok yorulduğunu biliyordu bu yüzden okuldan hep nefret etti oysa ki bilmiyordu ki okuldan değil de imkanı saglamayandan nefret etmesi gerektiği çünkü Peru'nun başında pekte iyi olmayan bir isim vardı.
Kız eve geçtiğinde 6 yaşında ki kardeşine baktı hala uyuyordu dün evinin önünde tek başına durup kurumus ağaç dalı ile yere birşeyler karaladigini görmüştü onu biraz yalnız bırakmak istediği için dokunmamisti dün Luis'in ruh halinin iyi olmadığını bildiğinden Luis'in su anda uyanmayacagini iyi biliyordu. Zaten öyle olmaz mıydı iyi mi değil insan kendini uykuya verir, endişeli mi uykuya verir, korkuyor mu uykuya verir sabah olunca herşeyin geçtiğini sanır insan ne büyük yanılgı.
Luis'in başına geçip uzun uzun baktı küçük kardeşine bu kadar küçük yaşta yetim kaldığı için ayrı bi üzülüyordu kız kendisi 18di gayet akledebiliyordu babasının ve annesinin ölümünü sonra acı gerçek aklına geldi eğer annesi zorlamasaydi Luis'in de onlarla birlikte öleceğini hatırladı farkında olmadan tırnaklarını kendine batirdigini farkedip düşüncelerini dağıtıp kardeşini uyandırdı.
Kahvaltıyı toplayıp kardeşinin elinden tutup onu söz verdiği nehre götürmek için hazırladı Luis'in yeleğini giydirip elinden tutarak evden çıktılar biraz uzaklasmadilar ki karşılarında evlerinin biraz ötesinde oturan arkadaşı Anthony'i gördü.
Luis Anthony'i gördüğünde koşarak gidip dizlerine sarıldı Anthony ona
- Naber ufaklık
- İyii Anthony
Kızın anlamadığı şey anne ile babasının ölümünden önce Luis Anthony'e bu kadar bağlı değildi ama artık gerçekten de onunla mutlu oluyordu Anthony'inin kardeşine ne yaptığını bilmiyordu. Anthony onlara nereye gideceklerini sorduğunda nehire diye cevap ve ona da gelmek isteyip istemediğini teklif etti Anthony gelmeyi kabul edip onlarla birlikte nehre doğru yürümeye başladı.
Anthony kızdan bir yaş büyüktü.
Kız, Anthony ile eskiden aynı sınıftaydı Anthony bir sene okulda kaldığı için onunla aynı sınıfa gidiyordu.
Kendisi okulu bıraktığında Anthony'i de bırakmıştı.
Artık susmak istemiyordu kız bağırmak istiyordu ağlamak istiyordu bunca insan içinde neden ben demek istiyordu kırgındi, üzgündü ve çaresizdi anne ile babasi niçin onu bu yalnızlıkta bırakıp gitmişti ki onların yasını bile tutamadan kardeşine ablalık annelik ve babalık yapmasi gerekiyordu en önemlisi de Luis'e bunu belli etmemeliydi nasil yapacaktı ki o bu kadar güçlü muydu?