Üst üste yaşlı hastalara baktıktan sonra essahtan biraz yaşlanmışem bedenen normal ruhen yaş yetmiş iş bitmiş gibi hissediyordum....
Uzun bir yorgunluğun ardından rahatlığa kavuşup iş arkadaşlarımla oturmuş yorgunluk kahvesi içip sohbetler ediyorduk
-çok yorulduk sizcede çıkışta bir yerlere gidip eğlenmek ve kafa dağıtmak hakkımız değil mi? Dedi helin .
Helin , en yakın arkadaşımdı hattâ ev arkadaşım ailem dışında gözüm kapalı güvenebileceğim bir tek insan o olabilir çok anlayışlı çok güzel narin ve eğlenceli bir insandır . beline kadar uzanan sırma saçları büyük göz hattınin içindeki ela renk teninin beyazlagı dolgun dudakları ince bedeni olan göz alıcı bir kızdı .
-Evet biraz kafa dağıtsak iyi olur . Dedi anıl gözlerimin içine bakarak
-sende geleceksin değil mi asya?
Diye sordu bu sorusu beni hiç şaşırtmadı bir yere gidecek olursa hep benimde gelip gelmeyeceğimi sorar ardından gelmem için yalvarırdı ve bende yelkenleri suya indirirdim ama sanırım bugün yelkenler inemeycekti çünkü bugün bu yorgunluğun üstüne tek hayalim eve gidip soğuk duş alarak yatağa yatıp bir daha kalkmamak olmalı eğlenmek değil.
Anıl hastaneye ilk atandığım gün bana destek çıkan tek insandı iyi niyetli yardımsever bir insandı. Kumral saçları ve kahverenginin açık tonlarında bir göz rengi vardı iri yarı bedeni dönüp bir daha bakmamıza neden olabilirdi
-eğlenmek yerine gidip dinlenmeyi düşünüyorum anıl . Dedim
Ardından tüm herkes bana yüzünü çevirip üzülerek baktılar ve başladılar yalvarmaya
-sende gel
-kafanı dağıt
-hep böylesin asya gel artık bir kerede
-neden gelmiyorsun
-gel zaten çok durmicaz bir kafa dağıtıp geliştirmez
Asya ya gelirsin yada üst komşumuzu arar seni rahatsız etmesini ve dinlenmene asla izin verdirtmem
Dedi helin
Ve benim yelkenler bugünde suya düşmeye hazır bulundu en fazla gidip kafa dağıtacaktım ve eve gidip dinlencektim en fazla ne olabilirdi.