İçeriğe geç

Karanlığa Doğan Güneş/Texting

Bölüm 8 · 4 dk okuma

Karanlığa Doğan Güneş/Texting

Bölüm 8

8

Kısacık bir not: Bu bölüm düz yazı olacak ancak fazla uzun değil merak etmeyin. Dediğim gibi kitabımız kısa hikaye olduğu için bölümler de uzun olmayacak. Üzerime beyaz kalın askılı bir crop altıma ise siyah bol bir kot giydikten sonra makyaj masama doğru ilerledim. Sandalyeye oturdum ve ilk önce çekmecedeki tarağımı aldım. Çok fazla tarayamazdım çünkü saçım dalgalıydı ve tararsam anında kabarırdı. Üzerinden hafifçe taradıktan sonra tarağı yerine koydum. Hızlıca makyajımı yaptım ve en son kırmızı rujumu sürüp ayağa kalktım. Artık evden çıkabilirdim. Çantamı ve telefonumu alıp dışarıya çıktım ve kapıyı kapattım. Arabaya binesim yoktu Biraz temiz hava almak istediğim için buluşacağımız yere yürüyerek gidecektim. Yürürken zihnimden geçen tonlarca şey vardı. Tabii ki zihnimin tamamını ele geçiren tek bir şey vardı. Antonio Ruzo İtalyan bir beydi kendisi ve şu sıralar düşündüğüm tek kişiydi. Onunla mesajlaşmak acayip derecede huzur veriyordu. Belki de yaptığım bir numara hatasından kazandığım ödüldü. Öyle birinin ceza olmasının imkanı olduğunu düşünmüyordum. Bana çok kibar davranıyordu. Evet, belki olması gereken şey zaten buydu ama yine de iyi hissettiriyordu. Beni mutlu eden biri olması çok hoşuma gidiyordu. Ona aşık değildim. Bu kadar kısa sürede aşık olamazdım elbette. Ama hoşuma gittiği gerçeğini de es geçemezdim. Arkadaşlarıma anlatmam gerekiyordu artık.  Antonio'yu... Akşam tekrar yazacaktım. Kesin yani. Antonio'yu düşünürken zaman çok hızlı geçmişti ve buluşma mekanımız olan parka gelmiştim. Elbette bir arkadaş klasiği olan çekirdek kola yapacaktık. Bu değişmez bir gerçekti. Bankta oturan Balım ve Kiraz beni görünce gülümseyerek ayaklandılar. Güldüm ve koşa koşa yanlarına gittim. Kollarımı açtığım anda ikisi de üzerime atladı. Çok tatlılardı ya. "Kız durun nefes alamıyorum. Görende yıllardır görüşmüyoruz sanacak." İkisinden de uzaklaştığımda ilk konuşan Balım oldu. "Bebişim yıllardır olmasa bile 1 haftadır görüşmüyoruz. Bu seni özlememiz için gayet yeterli bir süre." Kiraz, Balım'a katıldığına dair bir ses çıkardı. "Hepimiz işlerimize o kadar yoğunlaştık ki birbirimizi unuttuk resmen Güneş. Gerçi sen gün boyu evdesin, insan hiç arkadaşını aramaz mı?" Dediklerine gülümsedim. "Ay vallahi evde oturmak o kadar güzel ki canım arkadaşlarım. Yorulmuyorum resmen, mükemmel bir olay." Balım küçük bir tebessümle konuşmaya katıldı. "Çok kıskandım şu an ya. Benim işler çok yoğun, müvekkilimle uğraşıyorum." Balım avukattı ve işinde oldukça başarılıydı. Şu ana kadar kaybettiği bir dava olmamıştı. Bu yüzden de günleri oldukça yoğun geçiyordu. "Ben de resmen tüm gün hastanedeyim. Çok fazla nöbetim oluyor, uyumaya vaktim kalmıyor bile." Tahmin edildiği üzere Kiraz doktordu. Şimdilik pratisyen hekim olsa da yakında sınava girecek ve uzmanlığını alacaktı. Kalp ve damar cerrahisi istiyordu. "Yakın zamanda bende işe başlayacağım zaten. Para kazanmam lazım artık. Bir ev geçindirmek zor iş. Kısacası bende sınava gireceğim ve bunun için kitap almam lazım. Yakın zamanda alışverişe çıkayım bari." Kiraz konuşmama karşın gülümsedi. "En güzelini yaparsın bir tanem. Çalışmak her ne kadar yorucu olsa bile mükemmel bir şey. Kendi paranı kazanmak, kendi ayaklarının üzerinde durmak çok güzel hissettiriyor." "O yüzden okuduk ya zaten fıstığım. Ay oturalım artık yoruldum ayakta." Biraz önce oturdukları banka geçtik ve bankın üzerindeki çekirdek paketini açtım. Balım ise kolayı dolduruyordu. Her şey hazır olunca heyecanla kızlara döndüm. "Benim size anlatmam gereken bir şey var. Hem de çok güzel bir şey." Onlar için dedikodu, olay dediğinizde akan sular dururdu. Heyecanla yerlerinde doğrulmaları ise bu durumu kanıtlıyordu. "Ben daha önce evlendim." "Ne?" İkisinden de aynı anda gelen sesle gülmeye başladım. "Şaka yaptım ya, gülün diye." Kiraz homurdanmaya başladı. "Sence şu an gülüyor muyuz Güneş?" "Ay tamam ya. Asıl konuya geliyorum. Ben geçen gün Pırıl'a yazdım. Bayağıdır görüşmüyorduk ve biraz özlemiştim. Yazdım yazmasına da yazdığım kişi Pırıl değilmiş." Balım'ın kafası karışmış gibiydi. "Ne demek bu?" "Yani Pırıl numarasını değiştirmiş ama benim haberim yoktu. Sonrasında annemi arayıp öğrendim. Ama asıl olay yazdığım kişide. Yazdığım kişi kim çıksa şaşırırdınız?" Kiraz biraz düşünür gibi bekledi. "Vallahi Leonardo Di Caprio çıksa bayağı şaşırırım." "Yuh Kiraz. O kadar değil." "Kim o zaman?" Balım'ın sorusuna karşı gülümsedim. "İtalyan bir mafya" "Şaka yapıyor olmalısın Güneş." "Yok, bu sefer yapmıyorum." Balım avukat olduğu için bu olaya normal bakacağını düşünmüyordum. "Güneş'im, benim enerji kaynağım... Adam mafya diyorsun. Bunu dediğin kişi bir avukat farkında mısın?" "Farkındayım ama sen buranın avukatısın güzelim. Adam İtalya'da." "Sana zarar verirse peki Güneş? O zaman ne yapacaksın?" "Katılıyorum." "Bana zarar verecek biri değil ki." "Bunu birkaç günde mi anladın bir tanem?" "Gerçekten zarar vermez. Hem sadece mesajlaşıyoruz ve kötü biri değil. Sadece kötülerin cezasını kesiyor." Balım derin bir nefes verdi. "Biz seni uyarmış olalım da. Adı ne bu adamın? Araştıralım biraz." "Antonio Ruzo" Balım telefonunu çıkardı ve ismi yazarak sonuçlara baktı. Her ne gördüyse ağzı açık kalmıştı. "Ne oldu?" Kiraz şaşkınlıkla konuştu. "Kızım bu adam İtalya'daki çoğu gece kulübü, otel ve şirketlerin sahibi. Sosyal medyada hiç kötü olarak anılmamış. Ya kendini çok iyi gizliyor ya da kötü biri değil. Bence birincisi bu arada." Biraz düşündüm. Belki salakçaydı ama onun kötü biri olduğunu düşünmüyordum. "Ya aşık değilim zaten." Balım ve Kiraz yüzüme 'Emin misin?' bakışı atıyorlardı. "Eminim ya. Değilimdir." "Onunla konuşurken ne hissediyorsun? Dürüst ol." "Beni rahatlatıyor, iyi hissettiriyor. Sürekli ona yazmak istiyorum. Bana iltifat ettiğinde çok heyecanlanıyorum." Fark ettiğim gerçekler yüzüme tokat gibi çarpmıştı. Ben Antonio Ruzo'ya aşık olmuştum... Aman aman bizim kız aşık olmuş.  Zarar vermeyeceğini düşünmesi çok masum bu arada. Benim insanlara hızlıca güvenişim olur gibi... Yanlış anlaşılmasın Antonio, Güneş'e fiziksel bir zarar vermeyecek. Bir tık ruhsal bir zarar olacak, güvenini kıracak diyelim ve spoi vermiş olalım. Konuşmayı kesmelerine de çok çok az kaldıııı. Öptüm sizi benim güzel bebeklerim

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.