Soğuk'un ağaçların, insanların ve arabaların arasından geçebildiği bir geceydi.İstanbul Küçükçekmece'de derin bir sessizlik hakimdi lakin bu sessizlik kısa sürmıyıcekti.Tiz bir kadın çığlığı yükseldi ve bütün sokakları sesiyle doldurdu sonra bir silah sesi geldi kulaklarıma ve bir can daha eksilmişti.Alışmıştım artık.Ne garipti, çünkü bunu eski ben ben duysa sussayım diye kendini yırtardı. Işte babam da tam bu yüzden suçluydu babam kadınlara zarar verilmesinden nefret ediyordu çünkü annem de aynı şekilde öldürülmüştü babam kadınlara zarar veren her bir insanı öldürmeye yemin etmişti yaptığının yanlış olduğunu biliyordum ama bende aynı amaç sayesinde hayatta kalabiliyordum. Sustum gözlerimi yere çevirdim bankın bacaklarının olduğu sol kısım gıcırdamaktan bir hal almıştı. Telefonumu açtım ne yapacaksam artık liseden arkadaşım aradı Şüheda'yı aradım havanın soğukluğu yüzünden sesim titremeye başlamıştı."Efendim Lavi." dedi sesinin tokluğu hala bakiydi. "Beni almaya gelirmisin, kayboldumda." dedim ve evet gerçekten nerede olduğumu bilmiyordum tek bildiğim tekinsiz bir yerdeydik.Arkadaşlarım Erva ve Didem yakınlardaki bir caminin tuvaletine gitmişlerdi Didem tuvalet olduğu için gitmişti ama Erva'nın gitme sebebi başkaydı o birilerini bulmak için gitmişti migrenin başlamıştı ve baş ağrım gözlerimi karartıyordu aynı zamanda başım donuyordu. Kızlar birkaç dakikaya buraya gelmezseler beni değil cesedimi bulacaklardı. Elime saçımda gezdirdim ara sokaktan gelen bağışlardan sonra bakışlarım o tarafa çevrildi hafifçe ıslık öttürerek ayağa ayaklandım ve çantamı da alarak ara sokağa doğru yürümeye başladım. Gördüm manzara karşısında bir adım geri attın burada büyük bir kavga oluyordu saç saça diş dişe çok az sayıda kız vardı ama çok da önemli değildi bu kavgaya karışsam ne olabilirdi ki en fazla çantamı da alarak insanlar arasına karıştım bir o tarafa bir bu tarafa yumruklarımı savurdum ve bacağımı döndürerek çantamla birlikte önüme gelene vurmaya başladım insanlar gittikçe hırçınlaşıyordu ama benim için önemsizdi sonra 3 tane erkekle kapışmaya başladık bir tanesi bana yumruk atmaya çalıştı ama yere doğru kaçıverdim ve bacağımı savurarak onun bileklerine vurdum ve onu düşürdüm diğeri ise üstüme doğru koşmaya başladı bacağımı suratıma doğru uzatıyordu ki elimle onun bacağını aldım ve duvara doğru fırlattım Tam o sırada arkamdan diğeri beni yakandan tuttu ve duvara fırlattı çarpmanın etkisiyle başım daha da acıdı ve elime başıma götürerek "Ah başım lanet olsun" dedim. Ayaklanmaya çalıştım ama gözlerim daha da karardı sonra sima belirdi gelenler Didem ve Erva'ydı. Şükürler olsun ki gelmişlerdi üçlülerden biri elimde bıçakla bana doğru koşmaya başladı Bense kollarımla kendimi geriye çektim bacaklarımı kullanamaz hale gelmiştim sonumun geldiğini düşünmeye başladım Didem ve Erva olduğum tarafa doğrukoşuyorlardı Tam o sırada güçlü kolların beni kucaklayıp konuşmaya başladığını hissettim o kadar hızlı koşuyorduk ki saçlarım suratımın önüne düşmüştü bir süre sonra yavaşladık ellerimle saçlarımı geriye attım ve beni kurtaran adama baktım saçları yoktu ama sarışın olduğu belli oluyordu çok az miktarda saçı vardı gözleri çok derin bir anlam taşıyormuş gibi bakıyordu Öyle ki birazcık daha bu derin anlamlı gözlerle yaşamaya devam ederse ona çıkma teklifi etme Fikri aklında bulunduracaktım ve hiç çıkarmak istemiyordum bu fikri aklımdan başka bir tarafa bakıyordu ama ben suratından gözlerimi çekemiyordum ya Rabb'i neler yaratıyordu böyle. Birkaç dakika boyunca böyle durduk ve sonunda nefes nefese Didem ve Erva geldi . Erva gördüğü manzara karşısında uzun bir ıslık çaldı adam başını Didem ve Erva'nın olduğu tarafa doğru çevirdi ve "Arkadaşınız başını belaya sokmakta oldukça yetenekliymiş neyse ki durumu şu an iyi"Bu adam neler diyordu arkadaşlarımın önünde tamam baş belası olduğumu biliyordum ama kızlar bu olanlardan sonra bana neler diyecekti Didem mahcup bir şekilde adamla konuşurken kenardan bana ters bir bakış fırlattı her varsa adamın kollarından beni alarak kolunu omzuna yerleştirdi. Hiçbir şey demedim ama Erva gözleriyle her şeyi anlatıyordu aklında binlerce soru olduğunu anlayabiliyordum. "Yanındaki kimdii, aşırı yakışıklıymış kızım öne oyle" dedi bende sırıtıp omuz silktim. ❀❀❀❀ Didem, Karan’a yaklaşarak gözlerini kısar."Sen de kimsin?"Karan önce bir şey demez. Lavin’in hâlâ ayakta durmakta zorlandığını fark eder. Onunla göz göze gelir.Sonra Didem’e döner, sesi düşük ama net:"Sizi kurtaran kişi. Fazlasını bilmen gerekmiyor."Didem kaşlarını çatıp bir adım daha yaklaşır."Ne demek bu? Lavin’i neden taşıyordun? Ona bir şey mi yaptın?"Karan, soğukkanlı bir şekilde başını sallar."Yaralıydı. Eğer zamanında gelmeseydim şimdi burada konuşan biri olmazdı."Sonra gözleri yine Lavin’e kayar."Arkadaşınız başını belaya sokmakta iyi... Neyse ki zamanında yetiştim."Bakışları hâlâ Lavin’in üzerinde ama söylediklerini Didem’e söylüyormuş gibi görünür.Lavin, elini kaldırır, hâlâ nefes nefesedir."Didem... tamam. O bana yardım etti."Karan hafifçe gözlerini kısar, Lavin’in bu güvenini fark eder ama belli etmez.Didem biraz geri çekilir."Teşekkür mü etmemiz gerekiyor şimdi?"Didem hâlâ şüpheyle Karan’a bakıyor."Sen kimsin? Neden bu kadar şey biliyorsun Lavin hakkında?"Karan gözlerini Lavin’den ayırmadan konuşur. Sesi düşük, ama kesin:"Borç ödenmez. O bana bir hayat kurtardı zamanında... Ben de şimdi kızını hayatta tutacağım."Didem afallamıştır."Ne borcu? Kimin kızı?"Lavin boğuk bir sesle araya girer, yüzü bembeyaz:"Babam... Yekta."Karan başını sallar."Benim babamla birlikte büyüdüler. Aynı ateşin içinden geçtiler. Şimdi o ateş senin peşinde, Lavin."Didem sessizleşir. Lavin’in kalbi daha da hızlı atmaya başlar."Babam sana mı gönderdi?"Karan:"Sadece bir kez konuştuk. Cezaevindeyken. Bana kimsenin bilmediği bir şeyi söyledi: Seni korumam gerektiğini."Karan bir adım yaklaşır:"Bu sokaklar artık seni affetmez LavinLavinin İç sesi:Korkmam gerekiyordu belki ama tuhaf şekilde güvenmiştim
Bölüm 1
Soğuk Sokaklar
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.