İçeriğe geç

Karakalbin yanışı

Bölüm 9 · 5 dk okuma

Karakalbin yanışı

Bölüm 9

Bölüm 9: yeni cinayetler

Bu bölümde rahatsız edici içerikler olabilir lütfen ona göre okuyunuz.

Konu içeriği(cinayet,mezarlık.)

.

.

.

Şahin'le konuşmamızın ardından bir saat geçmişti. Gözüme uyku girmiyordu, yatağımdan kalkıp aşağı kata indim merdiven altında bulunan gizli kapıdan içeri girdim ve merdivenleri inmeye başladım çoğu zaman geceleri buraya iner planlar yapardım. Aşağı iner inmez belmayı masanın başında oturmuş kağıtları incelerken buldum, onu burada görmeyi düşünmüyordum ya da amcamın bize başka bir görev verdiğini bilmiyordum. Hemen yanına yaklaştım,

"Ooo Belma hanım gecenin bu saatinde neden buradasınız?" Dediğimde yeşil gözlerindeki göz bebekleri oldukça büyümüş bir şekilde bakıyordu yüzüme,

Bu gözleri tanıyordum bir şeye öfkelenmişti, kafasında şeytani planlar döndüğüne emindim.

"Es." Derin bir iç çekti. Kağıtları incelemeye devam ediyordu.

"Ben gelene kadar büyükçe bir mezar kazar mısın?" Şaşırmıştım Belma nadiren adam öldürdü, elimi Belma'nın omuzuna koydum, yüzü yeniden bana döndü,

"Abla, dediğin gibi büyük bir mezar kazarım. Ama seni neyin öfkelendirdiğini bilmek istiyorum." Ellerini kağıtlar üzerinde gezdirip durdu en son kırmızı tahta kalemi alıp bir konut şeklini işaretledi, sinirle dişlerinin arasından konuşmaya başladı.

"Bu. Burda yaşayan aşağılık adam, şirketten yüklü miktarda para çalıyormuş. Bu adam yaklaşık beş senedir bizim muhasebe bölümümüzün başkanlığını yapıyor. Ama hesapları incelediğim zaman hiçbir fiyat, hiçbir fiyatı tutmuyor. Satışı piyasaya göre daha yüksek bir fiyata satılmış ürünler var ama haneye giren para eski fiyatla aynı."

Elimi Belma'nın omuzundan çektim. Bekir tanıdığımız biriydi beş senedir bizim şirketimiz adı altında çalışıyordu.

Bu ise ihtiyacı vardı çocukları ve eşi mağdurdu. Şirketimizde çalışmaya başladıktan sonra durumunu düzeltmişti

Ama son zamanlarda satışların duraksadığı da aşikardı.

"Demek satışlar bu yüzden duraksadı. Fiyat)ların piyasanın üstünde olmasından dolayı. Daha iyi bir fikrim var, bekirin yanına ben gideyim onu güzelce korkutalım. Yarında işten çıkışını veririz." Belma yüzüme kızgın ifadesiyle bakıyordu haklıydı da bu evin kuralları vardı. Bize yanlış yapana acımazdık.

"Ne oluyor sana es! Evin kurallarını unuttun sanıyorum. Kendine gel ve dediğimi yap." Ayağa kalkmaya yeltendiğinde Belma'nın bileğinden tuttum. Bileğinden tutmamla yüzünü tekrar bana döndü.

"Abla Bekiri de ailesini de yıllardır tanıyoruz. Kızı daha küçük annesi ona bakamaz işten çıkartıp konuyu kapatalım." Bu sefer daha da sinirlendi bağırmaya başladı.

"Nesin sen? He nesin kendine gel es! Bizde yetim değilmiyiz bizim kimimiz var? Mezarı da ben hallederim. Birşeye dokunma. Ama sakın, sakın es planımı bozma! Sana son uyarım bu konu hakkında konuşma." Delirmişti. Konu aile olunca kendini kaybediyordu.

Ailemiz şirketi kurmak için oldukça sıkıntı çekmişti. Ve evin kuralları vardı.

Biz bir yemin etmiştik kuralları çiğneyen her kim olursa olsun cezası ölüm olacaktı. Bu bir aileyi kendine kırdırmaktı...

KURAL 1: Asla kuralları çiğneme.

KURAL 2: yanlış yapanın cezasını kes.

Belma hızlı adımlarla merdivenlerden çıktı kısa bir süre sonra arabanın çalışma sesi kulaklarıma doldu.

Ben yetim büyüdüm arkam yoktu.

Ben hep ezildim babam yoktu.

Ben hiç şevkat görmedim annem yoktu.

Her gün cinayet işliyordum ama bu farklıydı çisemi beş senedir tanıyordum

Hayalleri olan dünyaya çok güzel bakan bir kız çocuğuydu. Önceden pahalı eşyaları yoktu, gerçi paradan mutlu olan bir çocuk değildi. Eski bir bebeği vardı babası ona ne kadar yeni oyuncak alırsa alsın hep eski bebekle oynar bana onu ne kadar sevdiğini anlatırdı. Çisemi seviyordum ve acı çekmesini istemiyordum. Özür dilerim çisem ben bu gün kuralları çiğneyemedim...

Ben sana bir çocukluk borçluyum belki de...

Odada bulunan büyük dolabı açıp içinden kazma ve küreği aldım, ilk defa elim titremişti. O adama zerre üzülmüyordum, ama çisem benim için çok farklı bir çocuktu...

Merdivenleri ağır adımlarla çıktım,

Merdiven altına ulaştığımda kapıyı kapatıp dış kapıya yöneldim, derin bir iç çektim, kapıyı açtım, arabama gidip kazma ve küreği arabanın arka koltuğuna yerleştirdikten sonra şoför koltuğuna binip aracımı sürmeye başladım.

Evimize yaklaşık bir saat uzaklıktaki ormanlık alana geldiğimde arabayı ağaçların arasına sürdüm burdan sonrasına araç giremiyordu ağaçlar oldukça sıktı. Kazma ve küreği alıp aşağı doğru yürümeye başladım. Yirmi dakika yürüyüşün ardından kişisel mezarlığıma geldim. Evet burası kişisel mezarlığımdı,

İşlediğim sayısız cinayetin cesetleri ayrı ayrı buraya gömülüydü. Cesetleri tarihlere göre ayırmış üstüne neden ve nasıl öldürdüğüm hakkında küçük yazı tabelaları koymuştum. Buraya gelip bazen yazıları okumak bana iyi geliyordu. Deli olduğumu hatta piskopat olduğumu düşünebilirsiniz fakat ben öyle düşünmüyorum. Yedinci sıra ve dokuzuncu mezarlığın yanına doğru ilerledim. Yedinci sıra bu gece tamamlanacaktı. Kazmayı elime alıp toprağı kazmaya başladım derin bir çukur kazdıktan sonra telefonumu alıp belmaya mesaj attım.

Es_athn

Dediğin gibi mezar hazır.

Hızlı ol ve delil bırakma.

(Görüldü)

Belma_athn

Geliyorum.

Belmayı beklerken bekirin tabelasını hazırlayacaktım. Üçüncü sıradan sağa doğru yaklaşık yirmi adım ileriye gittim.

Yerdeki yaprakları kenara ittirip, yerde bulunan tahta kapağı açtım burası bir çeşit malzeme dolabıydı tam olarak dolap denemezdi yere gömülüydü.

Dolabın içinden bir adet kısa tahta, siyah tahta kalemi, tabela ve çekiç aldım.

Önce kısa tahtayı mezarın başına çıktıktan sonra siyah tahta kalemi ile tabelaya yazmaya başladım.

(Merhaba ben Bekir. Karımla evlenmeden önce ona tecavüzde bulundum. Karım dünyalar güzeli bir kız çocuğuna hamile kaldı ve onunla zorla evlendim. Çocuğumu seviyordum çünkü o kendi canımdandı ama karım için aynı şeyi söyleyemem. İyi bir şirket bana destek oldu işe aldı. Para çaldım ve günahlar işledim. Hak ettiğim yerdeyim.)

Tabelayı da kısa tahtaya çiviledim.

İşlerimi tamamen bitirdikten sonra Belma'nın elinde siyah ceset torbasını sürüklerek getirdiğini gördüm.

Hızlı adımlarımla Belma'nın yanına yaklaştım. Ceseti beraber taşımaya başladık. Mezarın yanına geldiğimizde ceseti kazdığım derin çukura attık.

"Mezarı kazmazsın diye düşünmüştüm."

Belma hiç sırası değil gerçekten. Nefes nefese kaldım üstüne harika şaheserimi yazmayı düşünmeye zaman harcadım

Ve bi an önce mezarı kapatmamız gerekiyordu.

"Kural 1: asla kuralları çiğneme. Hadi

Üstünü kapatalım. Ve eve gidelim."

Belma kafa sallamakla yetindi, elime küreği alıp kazdığım toprakları tekrar çukura,cesetin üstüne atmaya başladım.

Yorulmuştum. Belmaya dönüp "al sıra sende"dedim Belma oturduğu yerden kalıp küreği elimden aldı ve toprakları atmaya devam etti. İşini yapıyordu ama bir yandan da konuşmaya devam ediyordu.

"Yarın şirketin toplantısı var es."

Şirket beni ilgilendirmiyordu daha doğrusu sıkıya gelemiyorum. Belmaya

"Tamam sen halledersin. Yarın şahin'le beraber olacağım. Çok çok çok üzgünüm kii katılmıyorumm" duraksadı dudaklarından şaşkınlıkla "Ne?" Kelimesi çıktı. "Şu an konuşmak için uygun bir ortam değil Belma. Eve gidelim detaylı anlatırım." Belma mutlu bir şekilde kafa salladı plan devreye girmişti, ama şahini böyle planlarda harcamak istemiyordum

Onunla ilgili bizi bağlayan bir şey vardı.

Bundan çok emindim ve ne olduğunu mutlaka bulmalıydım.

Belma'nın işi bittiğinde, kazma ve küreği elimize alıp arabalara ilerledik.

Arabaya geldiğimizde Belma bagajdan poşet çıkartıp kazma ve küreğin ucuna bağladı ne olursa olsun asla delil bırakmamalıydık. Arabanın arka koltuğuna eşyaları koyduktan sonra ikimizde kendi araçlarımıza geçip eve

Doğru sürdük...

Bölüm sonu

1 yorum