KUSURSUZ BİR TATİL! #2
*H/A(yazar):Bitti sandınız dimi ehehe:D*
'Sence nasıl öldü.'
'Bilmiyorum.'
O gözler aklıma geldikçe titriyordum. Hava kararmıştı ve biz bir nebze de olsa ilk şoku atlatmıştık. Akşam yemeğini yedikten sonra tekrardan odamıza çıktık. Valizleri yerleştirmek tamamen aklımdan çıkmıştı. En büyük valizi aldım ve dolabı açtım. İçi bomboştu. Yukarıdan aşağıya doğru gözlerimi gezirdiğimdeyse tüm oteli titretecek şiddette bir çığlık attığıma emin olabilirsiniz. O sabah gördüğümüz ölü beden orada öylece yatıyordu. Carlottaya baktım. Ama o... Carlotta değildi. Lanet olası büyük ve mavi gözleriyle, beyazlar içindeki ölü bedendi. 'Hayır!' diye bağırdım. 'Sen ölüsün. Yoksun! Bunlar saçma. Beni kandıramazsın. Hepsi birer kurgu. Yoksun ve olmadın. Asla da olmayacaksın.'
Az önce okuduklarınız İtalya'nın Piacenza kentinde bir akıl hastanesinde tedavi görmekte olan Lucio Sperare'nin hastanaden taburcu olduktan bir gün sonra yatağının altında bulunan mektubuydu. Doktorlar ve görevliler Lucio'nun kağıt ve kalemi nerden bulduğu hakkında mantılı bir açıklama yapamadı. İşin garibiyse, tımarhanenin hademelerinden beyaz üniforması, beyaz teni ve mavi gözleriyle dikkat çeken Carlotta Sperenzo'nun bu mektup bulunduktan hemen sonra garip bir şekilde ortadan kaybolmasıydı.