Psikologuma orada olmayan bazı sesler duyduğumu söyledim.
Oda bana bir psikologum olmadığını söyledi!
Kedim asla yatak odasında ki dolabın yanına gitmezdi.
Bir gün gitti, ve asla geri dönmedi!
Kullanmadığımız odanın kapısı devamlı çalıyor gibi olurdu!
Paranoyaklaşıyorum derdim, artık açmaya karar verdim.
Çalan yine bendim!
Kalp krizinden sonra her şey tuhaflaşmıştı.
Hava biraz soğuktu, ve etrafımızda tanıdıklar vardı,
derken bir ferman çekildi, ve öldüğümü anladım.
Daha kötüsü ölümün ne olduğunu. Sonsuza kadar vücudun içinde hapsolma.
Acaba yüz yılar önce ölenler halen kurtulmaya mı çalışıyordu?
Orada olmayan birisi, sizi izliyormuş gibi hissettiğinizde, midenize giren o tuhaf kramplar ve kasılma kadar güzel bir şey yok. Sonunda fark edilmiş olmak, çok güzel!
Geceleri mezarlıkta yürümekten nefret ediyorum, çünkü gerçekten çok karanlık, ve kendi mezarımı tekrardan bulmak zaman alıyor!
Yeni kız arkadaşım ile beraber caddenin karşısından geçip eve geldim, ve onu babamla tanıştırdım.
Babam bana korku dolu gözlerle bakıyordu, ve şöyle söyledi;
Hangi arkadaş?
O günden beri doktorum bir daha asla adım atamayacağımı söylemişti,
ancak saatim her gün on bir adım attığıma dair bana uyarı gönderip duruyor!
Gece uykuda olmam gereken zamanda.
Gecen gün telefonla oynarken galeriye girdim, ve benim uyurken çekilmiş bir fotoğrafım vardı!
Sorun şu ki, evde yalnız yaşıyorum.
Sabah parmağımda evlilik yüzüğümle uyandım. Üç yıl önce eşim öldüğünde onu yüzükle beraber gömmüştüm!