İçeriğe geç

KARA SEANSLAR

Bölüm 18 · 2 dk okuma

KARA SEANSLAR

Bölüm 18

18.BÖLÜM

Dünyadaki son insan odada tek başına oturuyordu. Kapı çalındı.

Kendi Bebeğimden Korkar Olmuştum!

Yeni bebeğim olmuştu ve aile büyükleri bana saçma bulduğum hikayeler anlatıyordu. Hepsiyle alay etsem de sonunda kendimi kaybedecek kadar korkunç şeyler yaşadığımda onların yalan söylemediğini anlamıştım.

Şakacı Ruh!

Geçtiğimiz yıl, arkadaşlarımın ısrarları sonucunda bir barın açılışına gitmiştim. Biraz oturup eğlendikten sonra, kız arkadaşımı aramak için elimi cebime attım. Ama telefonum cebimde değildi! Masada ya da yerlerde falan da yoktu. Telefonumu bulabilmek için arkadaşımdan kendi numaramı aradım. Birkaç kez çaldıktan sonra telefon açıldı ve kiminle görüştüğümü sordum.

Hayalet Anne!

Kardeşim ve ben küçükken, ailemizle sevimli bir çiftlik evine taşınmıştık. Babamın işi gereği, 7-8 ay boyunca orada kalacaktık. Ama bu bizim için hiç sorun değildi çünkü hem ben hem de kardeşim o evde oynamayı çok seviyorduk.

Dışarıda yemyeşil kocaman bir alan vardı. Ayrıca ev de bir sürü eski eşyayla, zaman geçirecek onlarca ıvır zıvırla doluydu. Tüm bunların yanı sıra, evin en sevdiğimiz tarafı oradaki kibar hayaletti. Kardeşimle ben, kibarlığı ve şefkati nedeniyle ona Anne ismini vermiştik.

Anne bizi fazlasıyla düşünüyor olmalıydı çünkü sabah uyandığımızda komodinlerimizin üzerinde hep birer bardak süt oluyordu. Ayrıca biz oyun oynarken ya da televizyon izlerken, salondaki eski sandalyeye oturup bizi seyrediyor, hatta bazen sandalyeyi odanın ortasına kadar getiriyordu.

Anne her anımızda yanımızda oluyor, bizi koruyup kolluyordu. Ya da biz öyle sanıyorduk. Aradan yıllar geçtikten sonra, eski bir gazetede tesadüfen bizim kaldığımız çiftlik evinin fotoğrafını gördüm ve haberi okumaya başladım.

Anne dediğimiz kadının fotoğrafının altında yazanlar, onun dul bir kadın olduğunu, 2 çocuğunu sütün içine zehir koyarak öldürdüğünü ve sonrasında da salonun ortasında kendini asarak intihar ettiğini gösteriyordu.

Ve fotoğrafa bakılırsa; kadının kendini öldürmek için üstüne çıktığı sandalye, biz oyun oynarken onun oturup bizi izlediği sandalyeydi.

Odamda Biri Var

Partiye gittiğim için o gece üniversite yurdumun odasına geç dönmüştüm. Odama girdiğimde içimde birinin daha orada olduğuna dair garip bir his vardı. Kelimelerle tarif etmek zor olsa da izleniyordum ve sanki zaman durmuş gibiydi. Dolabımı, yatağın altını, pencereleri, aslında her yeri kontrol ettim ama kimse yoktu.

İçimdeki hisse hala oradaydı. O kadar korkmuştum ki ışığı kapatamadım. O an bir gülüş sesi duydum ve birinin nefesini tam ensemde hissettim.

Koşar adımlarla odamdan çıktım ve alt kattaki oturma odası kısmına gittim. Sonunda sabaha karşı uykuya daldığımda rüyamda büyük teyzemi, en genç haliyle gördüm.

Odama giriyor ve içkili bir şekilde kahkaha atıyordu. Ertesi gün rüyamı büyükanneme anlattığımda dün gece teyzemin doğum günü olduğunu söyledi. Tarih, teyzemin parti dönüşü geçirdiği kazada hayatını kaybettiği günü gösteriyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.