Küçüklüğümden beri köpekleri hep çok sevmiştim,hatta bir köpeğimin olması hayalimdi.
Her zaman etrafımda dolanan, oyun oynamak için can atan,okuldan eve gelince seviçle üzerime atlayan ve beni sürekli koruyan bir hayvan,hayvandan öte bir arkadaş istemiştim ama babam köpekten korktuğundan annemse evi kirleteceğini düşündüğünden köpeğim olmamıştı.
Bende kendime söz vermiştim bir köpeğim olacaktı hatta adı Ayaz olacaktı.
Aradan zaman geçmişti ben artık Üniversite'ye gidecektim ve tutturduğum Üniversite oturduğum şehirde değildi buyüden ailemden ayrılmam gerekiyordu.
Okulumu öğrendiğim gün akşam hazırlanmıştım ve ertesi sabah yola çıkmıştım.
Arabayı sürerken ara ara duygulanıyor arkama bakıyordum bazen de yorulup arabayı yol kenarına çekiyordum dinlendikten sonra araba sürmeye devam ediyordum.
Yine tam yorulmuş gözlerimi kapatacakken o güzel Ankara kokusuyla kendime geldim sanki uykusuzluğum,yaşadığım duygusal ve yorgunluk uçup gitmişti ve yolda dinlenmede ilerledim.
Ankara'da yaşayan bir arkadaşım vardı o bana bir ev bulmuştu benim yapmam gereken sadece o eve yerleşmekti ama önce o arkadaşımı bulmam lazmdı.
Tam arkadaşımı arayıp Ankara'ya geldiğimi haber verecekken acı içinde kıvrılan bir ses duymuştum telefonu bırakıp arabayı durdurdum ve hemen inip etrafa baktım.
İlk başta birşey görememiştim ama biraz daha dikkatli bakınca hareket eden bir çuval görmüştüm hemen çuvalın yanına koşup açmaya çalıştım,çuval kanlıydı ve ağır bir koku geliyordu.
Çuvalı açamayınca çakıyla kestim,içini açınca gördüğüme şaşırmıştım.
Yaralı,beyaz ama kürküne kan bulaşmış,korkmuş yavru bir köpek anlaşılan onu biri bu hâle getirmişti.
Onu kucağıma alıp veterine götürdüm biraz orada kalacaktı yaraları derin olduğunda dikilmesi gerekiyordu bende onlara telefon numaramı verip "Şuan başka bir işim var biraz burda kalsın daha sonra almaya geleceğim" dedim.
Ve sonra yavruya baktım bana sanki"dur gitme!" der gibi bakıyordu anlaşılan hâlâ korkuyordu gitmeden önce onu biraz sakinleştirmeye karar verdim onu sakinleştirdikten sonra "merak etme oğlum geri geleceğim"dedim ve arkadaşın yanına gitmek üzere yola çıktım.
Yolda aklımda hâlâ o köpek vardı acaba kim niçin onu bu hâle getirmişti? Ondan ne istemişti? O masumcanlı ona ne yapmıştıda ona öyle canavarca davranmıştı?
Aklımda bu düşücelerle arkadaşın evine vardım ve kapıyı çaldım.
Kapıyı açtığında sinirli bir şekilde:
-Ulan zibidi nerdeydin sen?!
-Yoldaydım kanka.
Kolumdan tuttu ve içeri çekip kapıyı sertçe kapadı.
-Yoldaymışmış annenle baban baya endişelendi o telefona neden bakmıyorsun sen! Bende korktum senin için! Neredeydin sen?!
Önce telefona baktım cidden de baya aramışlar annem hemen heryerden defalarca aramış ve "Oğlum açsana telefonu! Meraklandırma beni nerdesin?" diye mesajlar atmış babam +16 "nerdesin lan?" yazmış arkadaşımda +20 kez aramış ve "KANKA AÇSANA TELEFONU YANINA GELİR O TELEFONU!.." yazmış.
Ve bunca mesaja ve aramaya rağmen benim tarihi eser nasıl çökmedi hâlâ anlayamadım.
Sonra arkadaşım üzerimi süzdü ve üzerimde ki kanı gördü.
-Kanka...
-Efendim aga
-Katil mi oldun?!
-Yok kanka ne katili yolda bir köpek bulmuştum yaralıydı onu veterinere götürdüm.
-Sana bir daha Kanıt yok.
-Yaa valla hatta birazdan onun yanına gidicem sende gel istersen.
-Hmm tamam o zaman bugün dinlen, ailene burda olduğunu haber ver sonra da beni katil olmadığına inandır,yarın da seni yeni evine götürürüm.
-Tamam agam dedikten sonra tam sarılacaktım ki yana çekildi önce üstünü değiştirip banyo yap öyle sarıl bana it.
-Tamam kanka.
Birgün böyle geçmişti dinlenip köpeğin yanına gitmiş adını Ayaz koymuştum ve bana sanki gülümseyerek bakıyor gibiydi elinden gelse üstüme sevinçle atlayacaktı,biraz orda kalacağını öğrenip geri gelmiştik sonra ailemi aramıştım sağolsunlar öyle bağırdılar ki telefonun hoparlörü gitti.
Akşam olunca da uyumuştuk,ilk başta gördüğüm rüyalar mükemmeldi Ayaz'la oyunlar oynuyor birbirimize sarılıyorduk, sonra rüyaların tadı gittikçe kaçmaya başlamıştı önümüzde bir ev vardı ve ben o eve girmeye çalıştıkca Ayaz beni engelliyordu ama ben gitmeye devam ediyordum.
Sonra ortalık karanlıklaşıyordu ve karanlıktan sarmaşıklar çıkıyordu beni o zifiri karanlığa çekiyorlardı Ayazsa peşimden koşuyordu derken bir çukura düsüyordu.O sarmaşıklardan ikisi ise gözlerimi oyuyordu.
Başka bir rürada ise yine o rüyamda gördüğüm ev ben sanki hipnotize olmuş bir şekilde eve giriyordum ve bir odaya doğru yönelmiştim Ayazsa odanın önünde benim odaya girmemi engelliyordu.
Sonra onu bir sarmaşık önümden alıyordu bense odaya girip sedye gibi bir şeyin üzerine yatıyordum ve birşey üstüme çıkıp göğüsümü parçalayıp,kalbimi çıkarıp karnımın üstüne koymuştu.
Bu rüyada sıçrıyarak uyandım ve saate baktım saat 09.10'ti.
Korkarak uyandığımdan yüzüm gözüm ter içindeydi,ama içerden gelen güzel yemek kokusu beni kendime getirmişti,elimi yüzümü yıkayıp mutfağa gittim ve sandalyeye oturdum ve arkadaşıma baktım.
"Vay be bunları sen mi hazırladın"diye sordum.
"Evet"diye karşılık verdi.
Birlikte yemeğimizi yedik ve masadan kalkıo veterinere gitmem için hazırlandık.
Önce veterinere gittik ve Ayaz'ı aldık beni görünce sanki yıllardır sahibiymişim gibi davrandı ve üzerime atladı onu kucağıma aldım ve oradan çıktık.
Sonra yerleşeceğim eve gittik ama nedense nedenini bilmediğim şekilde Ayaz titremeye başladı.
-Ne oldu oğlum?
Bana bakar havladı sanki o eve gitmemem gerektiğini söyler gibiydi.
Bir yandan ayazın kafasını okşuyor bir yandan da etrafa bakıyordum ev ve bahçe bana tanıdık gelmişti sonra anladım ki bu ev rüyamda gördüğüm ev,aynı Ayaz'ın titremesi gibi bende titremeye başlamıştım ama sonra bunun bir tesadüf olacağını düşündüm ve eve geçtim.
Birkaç saatin ardından hayallerimdeki hayatı yaşamaya başlamıştım ,gün bitince de masama oturup günlük yazmaya başladım başımdan geçen herşeyi yazmaya başlamıştım.
Yola çıktığım anı,Ayazı buluşum,buraya varışım, hayallerimdeki hayatta olduğumu ve som olarak gördüğüm rüyaları,o rüyalar hakkında düşünmek beni korkutuyordu ne zaman onlar hakkında birşey düşünsem hipnotize olur gibi oluyordum sanki ruhum bedenimden çekiliyormuş gibi hissediyordum.
En son yine bu rüyalar hakkında düşünürken gözüm kararmıştı ama bayılmamıştım aya kalkıp bir yere doğru gidiyordum ve Ayaz beni fark edip kendime getirmişti sanki o birşeyler hissediyormuş gibiydi.
Bazı geceler yine garip olaylar yaşıyordum örneğin ocağı açmama rağmen açık olması veya cama tıklama sesine benzer sesler,en kötüsüyse gözümün kararıp bilmediğim bir yere doğru gitmek ve genelde bu olayların öncesinde Ayaz havlama ya ve beni çekiştiriyordu sonrasında ise beni korumaya çalışıyordu.
Bir gece yine böyle oldu yine birşeyleri hisseder gibi oldu bende bu sefer ona karşı gelmedim ve onun peşinden gittim.
Birlikte dışarı çıktık ve ben eve baktım,eve bakınca gözüm hemen cama yöneldi camda gördüğüm şey karşısında şok olmuştum.
Camda gördüğüm yansımada elleri yerine uzun sivri pençeye benzer şeyler olan ve yüzü olmayan yüzü yerine kan lekesi olan,belden aşağısından kaslar sarkan bir yaratık.
Ayaz onu görünce hırlamaya başladı bense Ayaz'ı hemen kucağıma alıp arkadaşımın yanına koşmaya başladım arada sırada arkama bakıyordum,arkadaşımın evine varınca olan biteni anlattım.Sonra birlikte tekrar benim eve gittik içeri girdiğimizde bir erkeğin kafası koparılmıştı.
Hemen polisi aradık ve öğrendiğimiz bilgilere göre o evin eski sahibi bir büyücüymüş yine her zamanki gibi büyü yaparken bir yaratık ona musallat olmuş ve musallatın kalkması içinde bir kurban gerekiyormuş o kurbanda bu evi alacak kişi olacakmış,Kurban bulunamadığı takdirde ölen büyü sahibi olacakmış.
Bunu öğrendikten sonra başka bir eve geçtim ve yaşamaya devam ettim.
-SON-
