Hey! merhaba belki de şuan bu okudukların sana saçma gelebilir ama sadece beni dinle bu yazdıklarımı tamamen anonim olarak yazacağım çünkü onun beni bulmasından korkuyorum,"ee madem korkuyorsun neden olayı anlatıyorsun?"dediğinizi duyar gibiyim bunları yazdıktan sonra adreste değişiklik yapacağım ve yarın aynı yerde oturmayacağım birde artık daha fazla dayanamamıyorum o görüntüler,o iğrençlikler, hâlâ düşündükçe midem bulanıyor ve başıma ağrılar giriyor.
Neyse lafı fazla uzatmadan anlatmaya başlayacağım.Geçen yaz çok heyecanlıydım çünkü arkadaş grubumuzla bir tatil planlamıştık tatile gideceğimiz yer aşırı güzeldi ve hepimiz gitmek için sabırsızlıklar bekliyorduk,sonra grubumuza Balamir adlı, bizim yaşlarımız da bir genç katılmıştı.
Balamir,dağınık koyu kahverengi saçlara ve altınka halkalar olan koyu kahverengi gözlere,soluk beyaz bir tene sahipti başta bu görünümü biraz korkunç olsada aslında güvenebileceğiniz biri gibiydi.
Bizde tam olarak böyle yapmıştık aptal gibi güvenmiştik ve plana onuda dahil etmiştik, birkaç hafta boyunca hepimiz ona alışmıştık ve güveniyorduk ta ki tatil gününe kadar biraz garip davranıyordu sanki bir şeyin etkisi altındaydı ona "Balamir iyimisin bir sorun mu var?"diye sordum o da bana"Haa, hayır iyiyim"dedi bu bana biraz garip geldi çünkü tam onun yanından ayrılmıştım ki evin arkasında onun seslerini duymuştum grubumuzla bir evimiz vardı ben son hazırlıklar için arabanın yanına gidiyordum onun sesini duyunca geri döndüm ve saklandım,dediği şeyler karşısında şaşırmıştım.
"Ha hayır bu bunu yapamam git başım diğer elimden aldıkların yetmedi mi?git başımdan beni rahat bırak!"
Bunları neden ve niçin dediğini bilmiyordum ama bi sorun olduğunu anlamıştım,o andan itibaren tamamen tedirgin olmuştum acaba o sözlerle neyi kastetmişti? ne demek istemişti?
Ekipçe arabaya binmeden önce evimizde birkez daha keyif yapmak için Kıvanç ve Alçin'le arka bahçeye gittik Ayşim'de bize çay hazırlıyordu ama nerden bilebilirdik ki bu içtiğimiz son çay olacaktı.
Arka bahçeye giderken tedirgindim acaba Balamir ne yapıyordu? arka bahçeye vardığımızda Balamir masayı kuruyordu herhalde ona bunu Ayşim söylemişti.
Son keyiften sonra beşimizde arabaya binmiştik ve yola çıkmıştık yoldayken birden araba durdu tamda hava kararırken ben indim ve arabayı kontrol etmeye başladım ,tek sıkıntı benzinin bitmiş olması değildi yakında benzinci de yoktu şansımıza tüküreyim.
Benzinin bittiğini söyleyince Kıvanç bir küfür savurdu ve dedi ki "Oysaki depoyu doldurmuştum nasıl biter?" dedi.
Ve dediğinde haklıydı,biraz etrafa bakındık Balamir bir kulübe bulduğunu söyledi ve oraya girdik yarın sabah yardım isteyecektik ,şimdilik bu kulübede kalacaktık.
Kulübeye girdik biraz dinlendik ve sohbete başladık sonra Balamir"Ben dışarı çıkıyorum gelmek isteyen varmı?"dedi Ayşim'de "ben gelmek istiyorum" dedi ve ikisi dışarı çıktı içimde bir huzursuzluk oldu ama belli etmedim,ikisi dışarı çıktıktan bir saat sonra Balamir'in çığlık sesi geldi hepimiz şaşkınlık ve birazda korku içinde dışarı çıktık ve o manzarayla karşılıştık.
Ayşim parçalanmış ve organları dışarı çıkarılmış bir şekil de karşımızda yatıyordu kolunun bir parçası yoktu ve organlarının bazıları yoktu gözleri açıktı ve ağızından kan gelmişti.
Üçümüz şaşkınlık içinde ona bakarken Alçin'le, Kıvanç'ın birkaç pençe tarafından geriye çekildiğini gördük.Pençeler Kıvanç'ın bacağına saplanmıştı pençeler onu her çektiği de eti yırtılıyordu.
Daha sonra pençeler Kıvanç'ı zifiri karanlığın içine çekmişti karanlıkta birşey görünmüyordu ama Kıvanç'ın çığlık sesleri duyulabiliyordu,tam Kıvanç'ın çekildiği yere doğru gidecekken Alçin beni engelledi ona bakarken kanlar içinde bir kafa ayağımın yanına yuvarlandı,Alçin'le çığlık attık çünkü bu Kıvanç'ın kafasıydı korkudan ne yapacağımızı bilemedik ve koşmaya başladık koşarken bir yandan da polisi arayacaktık ki telefonun çekmediğini fark ettik.Telefonun çekmesi için uğraşırken telefona biri birşey attı ve Alçin'nin elinden yere fırlayıp kırılmıştı kafamızı telefondan ayırıp arkamıza baktığımızda.
Balamir karşımızdaydı bize"Ne yapıyorsunuz kızlar kaçmaya mı çalışıyorsunuz? aa, ama bu çok üzücü dahaca sizle oyun oynayacaktık."Dedi
O bunları derken onun o korkunç görünümünü inceledim gözleri artık parlak beyazdı ten rengi griye yakındı ve her yeri kan içindeydi ellerinde pençeler vardı kanlı ve içinde et,kas,organ vb parçalar bulunan pençeler,bulunduğu ağaçtan aşağı indi ve benle Alçin'e doğru yürümeye başladı bizde geri geri gidiyorduk,sonra durdu ve eline birşey alıp yere fırlattı anlaşılan bu bir sis bombasıydı ortalık simsiyah sis içindeydi bir yandan öksürüp bir yandan bir yandan Alçin'e seslendim,sis dumanlarını kendimden uzaklaştırırken Alçin'ni yerde kalbi ağızına sokulurken bağırsağı boğazına dolanırken gördüm midem bulandı ve oradan uzaklaşmaya çalıştım.
Ordan uzaklaşırken bir yandan koşuyor,bir yandan ağlıyor,bir yandan da o korku dolu anın verdiği panikle nefes nefeseydim elimle ağızımı kapatıyordum daha sonra da bayılmıştım gözümü açtığımda hastanedeydim olanları biri fark etmişti ve polisi aramıştı beni de o halde görünce ambulans çağırmıştı,ifade verip çıkmıştım ciddi bir şeyim yoktu.
Huuhh! sonunda birazda olsa kendimi iyi hissediyorum o günden sonra bir daha asla kimseye güvenemedim veya arkaş olamadım.
Bi-Bir dakika camdaki o ses...neydi?
