İçeriğe geç

KARA OKULUN ÖĞRENCİSİ

Bölüm 2 · 4 dk okuma

KARA OKULUN ÖĞRENCİSİ

Bölüm 2

KİBARLIK

Duruyordum, boşluktaydım ve birden ayağım yerle buluştu. Oraya konmadım oraya inmedim zaten ayaklarımın altındaydı. Hep oradaymış gibi. Oraya gitmek için istemem yetermiş gibi. Bu çok basit bir şeymiş gibi.

Simsiyah her yanı işlemeli çıkıntılı simetrik duvarların arasındaydım. Adım sesleri duyuyordum tok ve yüksektiler. Benden uzaklaşan Garaboncias'ın ayak sesleriydi bunlar.

Başımı çevirdiğimde Garabonciâs'ı yürürken gördüm. Peşinden koştum.

Puslu bir camın ardından havanın karanlık olduğunu gördüm. Dikkatimi dağıtmasına izin vermeden Garabonciâs'a yetiştim. Yanında durdum ve bu sefer onu daha net gördüm. Sivri ince bir burnu vardı ve küt çenesi onu tezat tamamlamıştı. Gözleri beni bulmadı ama burada olmamı garipsemediğini hissettirdi, benim aksime.

"Burası neresi?" Diye sordum dar koridoru yürürken. Geniş büyük kapıların yanında kemikli sehpalar vardı bazılarının üstünde kitap vardı bazıları da boştu. Neden koridorda sehpanın üstünde kitap vardı? Oralardakiler içeri koyamıyor muydu? Etrafı inceliyordum ama bitmek bilmiyordu bir sürü ayrıntı vardı. Tavan gittikçe yükseliyordu.

"Burası okulum." Dedi. Kaç yaşında olduğunu bilmiyorum ama o büyüktü neden hala burada okuma gereği duysundu ki?

"Okumak için fazla büyük değil misin?"

Durdu ve başını çevirdi. Hafiften sırıtıyordu.

"Siz insanlar." Dedi ve bana bu sefer tam vücuduyla döndü. "Öğrenmek için yüzlerce binlerce yılım var. Hayatımı öğrenmeye adadım buradakiler insanlar gibi şan, şöhret, para, zevk peşinde koşmaz. Burada zaman durmuştur Alysa." Tüm içtenliğimle onu dinliyordum. "Herkes yaşamaya çalışır, kimseye güvenme, kimseyle fazla konuşma.

Hele Cinlerle o İfritlerle."

Yürümeye devam etti. Bu sefer daha tempoluydu.

"Perilerden kaç. Trol görürsen ölmüşsündür zaten. Bir büyücü görürsen ona hoş görülü davran hayatını karartabilir."

"Yani sana mı?"

Yandan baktığını gördüm. Gözlerinin içinde herhangi bir renk yoktu. Simsiyahtı.

"Ayrım yapma Alyysa."

Başımı hemen eğdim. Bu sözden sonra biraz utanmıştım.

"Kendimi artık insan gibi görmemem mi gerekiyor? Neyim ben?"

"O hayatın sona erdi. Bir sonrakine geçmek için biraz vaktin var. Elbette burada donsuza dem de kalabilirsin burası bunun için var." Bir kapı açtı ve geçmemi bekledi ama bu şurada devam etti. "Sen bir ruhsun. Araftasın."

Her şey durmuş derken bunu kastediyordu.

Açtığı kapıdan girdim. Kalsın tahta kapı neydi bilmem ama baya güçlüydü. Kapıyı ardımızdan kapatmadı beni içeri kapattı. O gelmedi ve ben karşımdaki dört beş kişiyle bakılırken kalakaldım.

Yanaklarıma olmayan kanımın yayıldığını hissederken dönüp arkamdaki kapıya baktım.

Gitmişti. Beni yalnız bırakmıştı.

Bir odadaydım ve etrafımda insanlar vardı. Kırılma sesiyle hepimiz o tarafa döndük. Biri özür diler bakışlarla kalabalığın arkasında bir yere geçti. İnsana benziyorlardı ama bakışları cansız ve sertti.

"Bu da ne?" Dedi ince saçlı bir kadın. Parmak ucuyla burnuma dokundu. "Pek de beyaz." Dönüp arkasındakilere sırıttı. "Garaboncias'ın yeni kuklası ha?"

Bu söylem canımı sıktı ama karşımdaki aptal gibi görünüyordu bu yüzden bir şey söylemedim.

Kollarını önünde bağlayıp geri çekildi. Yaşlı gibi görünüyordu ama cildi çok gençti.

"Sana öteki ölenin odasını göstereyim."

Diğerleri sadece bakmış ve işlerine dönmüştü. Hiçbiri benim alanlarına gelmemle ilgilenmemişti. İnsanlar hemen merak eder bir şeyler sorardı. Adımı bile öğrenmemişlerdi.

Bana takılan, yatak odasını gösterecek kızın peşine takıldım. Orta alan lobi gibi bir yerdi karşılıklı dörtlü koltuk vardı. Kare alanın iki yanında da kapı olan duvara yakın koridorlar vardı. Koridorlarda bir sürü tablo asılıydı çirkin, yakışıklı olmayan güzel olmayan bir sürü kişi vardı ama karizmatiktiler, gösterişliydiler. Yine de tuhaf bir uğursuzlukla bakıyorlardı.

"Adın ne?" Diye sordum önümdeki kıza. Benden çok büyük hayta teyze diyebileceğim bir yaşta gibiydi. Orada benimle ilgilenmeseydi kimsenin çıt çıkarmayacağına emindim. Beni bir koyun gibi otlağa süren Garaboncias'ın da nereye gittiğini merak ediyordum.

"Adım mı?" Dedi durup. Ters bir bakış atar gibi oldu ama hemen değişti. "Ne önemi var ki?"

"Kiminle konuştuğumu bilmek isterim."

Gözlerini kırpıştırırken yüzüme yaklaştı. "Burada kimse kimseyi tanımaz. Adım

Alobom Swarzku bir sirenim."

"Siren mi?"

"Farklı bir şey söylemedim."

"Sirenler suda olur diye biliyordum."

Kız sanki seninle işim var der gibi bakıp göz devirdi. "İnsanlar kitaplarını yakmayıp adam gibi okusaydı senin gibiler olmazdı. Garabonciâs seni odana götürme görevini bana verdi ama fikrimden vazgeçmek üzereyim."

Demek beni öylece bırakmamıştı. Bu güzeldi. Onunla arkadaş olabilme ihtimalini düşündüm. Pek şahibeliydi.

"Kusura bakma. Atalarımın aptallığı beni de etkiliyor."

Omuz silkip elindeki kalın eski tip anahtarı arkasındaki odaya taktı ve çevirdi. Kilit sesi gürdü ardından tahta kapıyı itip açtı.

"Eski denek uzun zaman önce öldü. Eşyaları çıkartıldı ama hava alsa iyi olacak." İçeri girerken konuşmaya devam etti. "Odalar iki kişiliktir ama burası aslında temizlik odasıydı. Garabonciâs'ın nüfusu temizlik odasını yatak odasına çevirmeye yetiyor anlaşılan."

Yaptığı kinayeler bir şeyler öğrenmemi sağlıyordu. Onunla iş görebilirdim.

"Önceki denek neden öldü?"

"Garabonciâs'ın ilginç deneyleri yüzünden."

"Onu biliyorum. Deneyler nasıl ki?"

"Bunu kimse bilmez. Garabonciâs saman altından su yürütmeyi sever."

Şöyle bir etrafa bakındım. Alçak tavanlı küçük bir yerdi. Tek kişilik yaylı yatak, bir dolap ve bir masa vardı. Her şey eski gibi görünüyordu. Yatağın üstündeki ten rengi örtüyü silkelemem gerekecekti çünkü toz tabakası kaplamıştı.

"Teşekkür ederim Alobom."

"Bana öyle deme."

Üstümdeki hırkayı çıkarken ona suratımı döndüm. "Umrumda değil. Adın bu."

"Hayır. Ahmak. Kibar konuşma yoksa seni burada yerler."

"Kimse sana kibarlığın soğuk kanlı bir katil olmakla eş değer olduğunu söylemedi mi?" Hırkayı sandalyenin arkasına asıp döndüm ellerimi sandalyeye dayamıştım.

"Aman." Deyip anahtarı çıkarıp yere attı. "Neyse ne." Kapıyı ilgisizce kapatıp çıktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.