2. Bölüm: Kara Ruh
Konuşmuyordum, konuşamıyordum. Dünyaca korkulan ve ünlü olan mafya lideri, Aidan Gallagher beni kaçırmıştı. Ne zamandır baygın olduğumun farkında değildim, en son hatırladığım şey Lavin ile içtiğimizdi ve şimdi buradaydım.
Midem bulanıyordu, boğazım kupkuruydu, uzun süre susuz ve aç kalmıştım.
2-3 dakikalık sessizlik sonrasında mafyanın çalışanı olduğunu düşündüğüm adam kafamdan aşağı bir kova soğuk su döktüğünde ağzımdan sessiz bir küfür savruldu ve Aidan konuştu.
Aidan: "Hm.. prensesler küfür etmez sanıyordum. Sen bu kadar uzun süre uyur muydun ya? 2,5 gündür uyuyorsun, uyuyan güzellik."
Bir şekilde anlamış gibi köşedeki masadan su dolu bardağı bana getirdi ve içmemi sağladı
Lina: "Sağol ya, tek iyiliğin bu sanırım. Diğer türlü bir sürü insan öldürüyorsun."
Aidan: "Tek iyiliğim bu değil, emin olabilirsin. Mesela seni kaçırdıktan sonra o mekan patladı şansa bak benim de patlatma butonuna elim değdi ve içerideki herkes öldü."
Konuşamadım, şaşkındım. İçeride Lavin'im vardı ve bu iğrenç yaratık Lavin'imi öldürmüştü.
Aidan: "Hadi ama, prensesler bu kadar suskun olmazdı."
Lina: "Seni de.. prensesini de... toplaya-"
Sözüm yarıda kaldı ve bir adam tekrardan başımdan aşağı bir kova soğuk su döküldü ve Aidan'a sinirle bakmaya devam ettim.
Aidan: "Şhh prensesler küfür etmez bunda anlaşalım lütfen, uyuyan güzel."
Lina: "Beni bırakıp, Lavin'imi geri getirirsen neden olmasın?"
Aidan: "Henüz ölü birini diriltme diye bir şey icât edilmedi prenses. Ayrıca seni bırakmaya gelirsek öyle bir şey asla olmayacak. En azından aklımdaki plan olana kadar."
Aidan: "Şimdi seni bizim yukardaki odalardam birine götürecekler. Eğer kaçmaya çalışırsan, ki bu imkansız, yine de eğer kaçmayı bile düşünürsen seni bayıltıp buraya geri getirecekler. Seçim senin. Bu rahatsız yer mi, yoksa o rahat edebileceğin oda mı?"
Sustum ve iki adam beni sandalyeden çözdü ve yanıma geldi bu sırada Aidan, çoktan çıkmıştı.
Adamlar yanıma geldi ve kollarımdan tutup beni yukarıya söyledikleri o odaya götürdüler odayı inceledim.
Odada; çift kişilik kocaman bir yatak, bir kıyafet odası, kocaman bir banyo, banyonun ortasında jakuzi, kocaman bir balkonu, makyaj masası ve minik bir buzdolabı vardı. Düşündüğümden ve beklediğimden büyük ve güzeldi.
Islak olduğum için duşa girdim ve yaklaşık 1,5 saat çıkamadım sanırım. Duştan çıktığımda kurulandım ve bol siyah eşofmanın üstüne bol bir sweet giydim ve yatağa uzandım, yavaşça uykuya daldım
🕸️
Kapının çalma sesiyle uyandım. İçeriye bir adam girdiğinde dikeldim ve gözümü ovaladım. Şu sıralar düzgün uyuyamıyordum en uzun 4saat uyumuştum.
Michel(Aidan'ın adamlarından): "Efendim, Aidan bey sizi yemeğe çağırıyor."
Lina:"Tamam, çıkabilirsin birazdan geliyorum."
Adam çıktıktan sonra aynaya baktım saçım darmadağındı, saçımı düzelttim ve aşağı indim.
Aidan, telefonda birisiyle konuşup bir yandan da kahvesini içiyordu. Karşısına oturdum ve konuşmadan yemeye başladım. Aidan telefonu kapatıp bana baktı, beni izlediğinin farkındaydım ama susuyordum.
Aidan: "Senin sayende prensesler neyleri yapabiliyor baştan öğreneceğim sanırım."
Lina: "Senin bu prenseslere takıntın ne ya?"
Aidan: "İleride öğrenirsin, prenses."
Lina: "Hay sabır... Küfür etmemiz de yasak amına koyayım..."
Aidan: "Lan, zaten şimdi küfrettin."
Lina: "Bir şeyime de karışma be, adam."
Aidan'ın yüzünde bir sırıtış belirdi ve ikimiz de yemeğe döndük.
🕸️
Sessizlik mutfağa yayılmışken Aidan'ın adamlarından biri Aidan'ın kulağına fısıldadı ve ikisi de kalktı
Lina: "Nereye gideceksin?"
Adian: "Minik bir iş var, prenses. Endişelenme hemen gelirim."
Lina: "Senin için niye endişeleneyim be adam."
Aidan gülüp gittiğinde ben de odama çıktım yatağa yattım ve uyuyakaldım.
-Kâbus-
Simsiyah bir odanın içindeydim. Hiç bir şey gözükmezken bir loş ışık açıldı aniden ışık açıldığı için gözlerimi kapatıp açtım.
Karşımda; Ablam, Lavin, Annem gibi olan bir kadın ve Babam duruyordu ve hepsi beni suçlar bakışla bakıyordu.
Ablama koştum sarılmak için ve yok oldu yere düştüm. Lavin geldi yanıma elini uzattı ve o da yok oldu yerde dizlerimi kendime çektim ağlıyordum.
Annem ve Babam yanıma geldi, annem konuştu.
Bella(Annesi): "Lina'm sakın güvenme."
Lina: "Kime, anne?"
Bu sırada annemler de yok oldu ve acı dolu bir çığlık attım. Sesler gelmeye başladı.
??: "Hey, prenses uyan sadece bir kabus."
Gözlerimi açtım ve herşeyin bir kâbus olduğunu anladım. Başımda Aidan vardı endişeli gözlerle bana bakıyordu.
Aidan: "İyi misin, prenses?"
Lina: "İyiyim... Sadece bir kâbustu."
Dikeldim ve Aidan'ın uzattığı suyu alıp içtim.
Aidan: "2 gün sonra bir yere gideceğiz. Eğer hâlâ kötü hissedersen seni götürmeyiz, sorun değil."
Lina: "İyiyim, dedim. Gidebilirim yani."
Aidan: "Pekâlâ, nasıl istersen."
Aidan odadan çıktığında gözlerimi ovaladım ve yüzümü yıkadım, kendime g
elmeye çalıştım.
Aşağı inip kahve yapıp içtim. Aidan'ın beni izlediğini fark ettim ama sustum.
🕸️
Gece çok şiddetli bir şekilde yağmur yağıyordu ve şimşekler çakıyordu. Çocukluktan kalma şimşeklere korkum olduğu için yorganı kafama kadar çekmiş uyumayı deniyordum. Ama sadece denemekle kalıyordu.
Bir süre sonra kendi kendime bir şeyler mırıldanırken uyuyakalmıştım.
-Kâbus-
Her yer kan içindeydi etraf karanlıktı ve ellerim ile dizlerim titriyordu bir anda öksürdüm ve elime kan geldi korkuyla ellerime ve etrafa bakmaya devam ederken iki adam kollarımdan tuttu ve adamlara baktım yüzleri yoktu ama güçlülerdi ve kurtulamıyordum.
Bir anda kafamın üstündeki loş ışık açıldı. Kapı sesi geldi biri odaya girdi ama yüzü belli olmuyordu kim olduğundan emin değildim mavi gözlü ve kumral saçlı birisiydi.
??:"Hmm, yeni yeni mi uyanıyorsun?"
Konuşacağım sırada yanımdaki bir adam susmamı işaret etti ve konuşmadım.
??:"Biliyor musun? Geç uyanıp uyanmaman umrumda değil. Sana bir sürprizim var.
Sorgular gözlerle adama baktım. Adam diğerlerine emir verdi ve bir kamera görüntüsü adamın yanındaki bir televizyon ekranında açıldı.
Şaşkınlıkla gözlerimi açtım. Ekranda, sandalyeye bağlanmış üç kişi vardı; Lavin, Ablam ve Aidan. Üçüde baygındı ve odada 5 dakika içinde patlayacağı gözüken canlı bomba vardı.
??:"Sürprizi çok beğenmişe görünüyorsun. Asıl konuya gelelim. Oradaki odadan sadece bir kişi kurtulacak. Bunu sen belirleyeceksin.
Anlamamıştım. Ablam ve Lavin ölmüştü. Nasıl olurda hala hayattlardı? Belki de sadece bir kandırmaydı.
Lina:"Çok saçma... Aidan'ı seçiyorum. Ablam ve Lavin öldü çünkü."
??:"Hmm, pekâlâ sen nasıl diyorsan."
Aidan'ı o odadan çıkarmadılar ve sözlerini tutmadılar. Oda patladı ve yok oldu. Bir anda acı dolu bir çığlık attım ve şimşek sesiyle gözlerimi araladım.
Dikelip etrafa bakındım nefes nefeseydim bir kâbus olduğunu fark edince içim rahatladı ve yatağın yanındaki sehpadan su dolu bardağı alıp içtim. Tekrardan şimşek çaktı ve derin bir nefes aldım.
Yataktan kalkıp kapıyı açtım uzun kolidorun sonundaki camda şimşeğin ışığı göründü ve sonra da gök gürültüsü. Hiç istemesem de Aidan'ın odasını aramaya başladım. Bir sürü oda gezmiştim ve evin bir üst katına daha çıkıp nerdeyse tüm odaları kontrol etmiştim.
Tam vazgeçecekken Aidan'ın olduğu odayı buldum. Uyumuyordu. Camın karşısında telefondan biri ile sinirli bir tonda konuşuyordu odaya girdiğimi fark etmemiş olacak ki ses çıkarmadı.
Telefon konuşması bitti ve camdaki yansımama baktı.
Aidan: "Sen ne zamandır buradasın?"
Lina:"Merak etme. Tüm konuşmanı dinlemedim."
Aidan:"Neden geldin o zaman?"
Derin bir nefes aldım dalga geçeceğini tahmin ediyordum ve tekrar şimşek çaktığında bir adım geri gittim.
Lina:"Sadece çocukluğumdan beri şimşeklerden korkuyorum. "
Aidan'ın sessizce gülüşünün sesini duydum ve yüzüne baktım.
Aidan:"Cidden mi? Sadece bir şimşek."
Lina:"Anlaşıldı hiç bir şey yapmayıp dalga geçeceksin."
Tam odadan çıkıp gidecekken Aidan'ın kolumu tuttuğunu hissettim ve ona döndüm.
Aidan:"Sadece şakaydı. Gel bakalım cüce ve korkak prenses."
Lina:"Korkak ya da cüce değilim. Sen fazla uzunsun ve korkusuzsun."
Aidan:"Bence tam tersi de neyse."
Aidan yatağa yatınca bende yanına yattım. Uzak durmaya ve temas kurmamaya çalıştım.
Lina:"Eğer uyurken bana bir şey yaparsan, seni öldürürüm."
Aidan:"Tabii, tabii kesin öldürürsün, prenses."
Derin nefes aldım ve farkında olmadan uyuyakaldım.
🕸️
Güneş ışığının gözüme vurması yüzünden uyandım ve Aidan yoktu etrafa baktım ve yataktan kalktım. Odama doğru ilerlerken etrafta hiç kimsenin olmaması dikkatimi çekmişti.
Odama gittim üstümü değiştim. Altıma bol siyah pantolon ve üstüme kısa bir gri sweet giydim.
Aşağı doğru inerken bağrışma sesleri duymaya başladım ve salona gittim.
Aidan ve karşısında bir kadın kavga ediyorlardı.
Aidan:"Mia! Seni aldatmayacağımı biliyorsun! Hatta hiç bir zaman! "
Mia:"O zaman bu kızı neden evinde tutuyorsun!?!?!"
Aidan:"O sadece bir kaç haftalık bir misafir, Mia!"
Aidan'ın sevgilisi mi vardı? Belki de evliydi dün gece korkup onun yanına gidip onun ile uyumamalıydım.
Mia:"O zaman neden onun ile yan yana ve sarılarak uyuyordun!?"
Aidan:"O değil ve bir adı var! Lina korkmuştu! Bu kadar kıskanç olma, mia!"
Mia:"Ben mi kıskanç birisiyim? Aidan daha dün sırf bana baktı diye bir adam öldürdün!"
Aidan:"Hayır, sana yaklaşmaya çalışmıştı!"
Aidan burada olduğumu yeni fark etmiş gibi daha fazla konuşmadan sustu ve bana döndü.
Aidan:"Bir şeyler yedin mi ve ne zamandır buradasın?"
Lina:"Yaklaşık 2-3 dakikadır varım ve hayır yemedim. İştahım yok."
Mia:"Onu neden bu kadar çok umursuyorsun, Aidan?"
Aidan:"Sadece iyiliğini düşünüyorum, Mia."
Salondan çıktım ve mutfağa geçtim büyük ihtimal Aidan'a hazırlanan kahve bardağını aldım ve içmeye başladım.
Dün gece Aidan ile uyuyuşumu hatırladım ve onun sevgilisi ya da karısı olduğunu d
üşününce içimde bir boşluk hissi oluştu. Derin bir nefes alıp camdan dışarıyı izlemeye başladım.
-Bölüm sonu-
