İçeriğe geç

KARA AĞA (MARDİN SERİSİ 1-2)TAMAMLANDI

Bölüm 6 · 4 dk okuma

KARA AĞA (MARDİN SERİSİ 1-2)TAMAMLANDI

Bölüm 6

5|𝕊𝔼ℕ𝕀 𝕌𝕐𝔸ℝ𝔻𝕀𝔾𝕀𝕄𝕀 ℍ𝔸𝕋𝕀ℝ𝕃𝕀𝕐𝕆ℝ𝕌𝕄|

ozlem_okatan

Beyaz uzaktan gelen kapı sesiyle gözlerini açtı. Odası karanlıktı hangi ara gece olmuştu.. Uyuduğu için anlamamış olabilir diyerek yerden toplandı. Kapı tekrar tıklanınca sordu.

"Kim o ?"

"Biziz Beyaz aç kapıyı, rahatsız etmek istemedik, yalnız kalmak istediğini biliyoruz ama akşam oldu çıkmadın odandan, korktuk bir şey oldu diye." Beyaz abla ve kardeşten farksız olan eltilerinin sesiyle kendini mahcup hissetti..

Acıyan gözlerini yumdu. "Şey ben...iyiyim kızlar. Sonra konuşalım mı ?" dedi çatlak bir sesle.

"Yemeğe gelecek misin?"

"Yok...Aç değilim.

"Tamam sen dinlen kuzu."

Beyaz yerden kalktı. Ağrıyan yerlerini tutarak yatağa oturdu.

Buradan kurtulmayı çok istiyordu keşke bir kapı açılsa da kurtulsam diye dua ederken kapının kolu hareket etti, sonra kapı çalındı.

Beyaz kapıyı açıp eltilerine iyi olduğunu söylemek için kapıyı açtı, tam konuşacağı sıra karşısında Kara'yı görmesiyle ağzını tekrar kapattı. Arkasını dönüp yatağa yürüdü.

"Kapıyı niye kilitledin?" Kara'nın her zamanki sert ve sırf sormak için sorduğu ses tonuyla derin bir nefes aldı.

"Üstümü değiştirdim." dedi Beyaz yorgun bir sesle.

Kara üstündeki ceketi çıkarıp camın yanındaki koltuğa attı. Kömür karası gözlerini Beyaz'ın üstünde gezdirip ona baktı. Beyaz üstündeki bakışlardan rahatsız olunca mutfağa inmek için hareket ederken aniden kolundan çekilmesiyle Kara'nın zifiri gözlerine baktı.

"Bana bir daha yalan söylememen konusunda seni uyardığımı hatırlıyorum." Beyaz o zifiri gözlere bakamıyordu bile, bu nasıl bir tutsaklıktı..

"Beni uyardığını hatırlamıyorum Ağam."

"Hatırlamıyor musun, sen niye bu avlunun dışına çıkamıyorsun Beyaz, unuttun galiba."

Beyaz önce olanları hatırladı..

Ne vardı o otobüs biran önce hareket etseydi de o da kurtulsaydı bu topraklardan, bu zifirilerin sahibi olan karanlık canavardan..

"Sen beni uyarmadın, sen beni bu konağa hapsettin." Gözlerinin tam içine bakar konuştu Beyaz. Konuşurken, ağzından çıkan bu sözler en çok beyazın canını yakmıştı.

"İşte bu benim kitabımda uyarmak oluyor Hanım Ağam." dedi Kara.

Beyaz harelerini bakışlarını o konuşunca kısa bir an pencereye çevirmişti ki, kendisi konuşunca yeniden zifiri karanlık olan Canavara baktı. "Biliyor musun Ağam.." dedi ve sustu.

"Neyi?" diyerek merakla bekledi Kara.

"Senin de, törenlerinin de, kitabının da canı cehenneme." Kara, Beyaz'ın bu sözleriyle sinirlendi sağ elini havaya kaldırdı, Beyaz gözlerini sımsıkı yumdu. Sonra elini havada yumruk yaparak indirdi. Beyazın sözleri onu çok öfkelendirmişti ve kendini zor tutmuştu elini indirmemek için.

"Dilin çok uzamış senin Hanım Ağam ! Ben dilini kesmeden sen kes, çünkü böylesi daha uygun olur." dedi sözlerinin canını okuya okuya Kara. Beyaz'a sözlerini beynine kazımak istemişti.

***********

Herkes masada oturmuş akşam yemeğini yerken konağın kapısı çaldı. Çalışanlardan biri kapıyı açtı. Beyaz içeri girenleri görünce gözlerini baydı. Yanında oturan yemeğini yiyen Kara'ya bakıp bir umut sessizce konuştu.

"Ben odaya çıkmak istiyorum..." Karadan bir cevap gelmeyince masanın altında elini yumruk yaparak yeniden sordu. "Çıkabilir miyim?" dedi tekrar.

Kara kaşığını bırakıp masadaki peçeteyi alıp ağzını sildi, hareketleri o kadar yavaştı ki çok sinir bozucuydu. Duyundan da bir yudum alıp karısına öyle cevap verdi. "Çık." dedi.

Beyaz üç kaşık aldığı çorba kasesini ileri iterek, peçeteyle ağzını silip kalktı.

"Afiyet olsun. " dedikten sonra hızlıca odasına doğru çıktı. Çıkarken eliyle de kulaklarını kapatıyordu duymak istemiyordu o pisliğin ismini.

"Hoş geldin oğlum, hayırdır sen buraya gelmezdin. Kardeşimin oğlu ?"

"Amca Kara Ağa yolumuza taş koymasa bu saatte gelmezdim, sizi rahatsız etmezdim. "

"Ne oldu Kardeşimin oğlu... Kara?"

"Şuan evime gelip bana hesap sorma, verdiğim kararı sorgulamaya ağzımı açmıyorsam, eğer seni alnının çatından vurmuyorsam inan ki aradaki kan bağının büyük etkisi olduğunu bil Devrim Yıldırım haddini, duracağın çizgiyi bil!" keskin, ürkütücü bir sesle konuştu. Herkes Kara Ağanın bu vicdansızlıklarına alışmıştı.

Herkes sessizce yemeğine dönerken Devrim amcasına baktı. "Amca senin bu oğlun benim izdivaç kararımı nasıl verir! Anladık Ağa lafım yok ama böyle bir kararı verecek kişi Kara değil !"

"İyi git yarın Ağalar geldiğinde toplantıda bu izdivaç fikrini olamayacağını söyle özgürsün Devrim. "

"Söyleyeceğim Ağam şüphen olmasın !" Devrim arkasını dönüp giderken Karada Sandalyesinden kalktı. Babasına bakıp konuştu.

"Baba yarın kadınları dağ evine götürün. " Bu sözle Devrim yerinde dondu kaldı. Masadaki kadınların elindeki kaşıklar masaya düşmüştü... Eğer kadınlar konaktan dağ evine yollanıyorsa bunun tek sebebi vardı.

Yarın bu konağın duvarları töreden çıkacak bir idama şahitlik edecekti.. Bu yüzdendi kadınların dağ evine yollanması.. Kara eve doğru yürüdü sonra dönüp bir şekilde kapının önünde duran Devrime baktı.

"Yarın gelirken Guleyi de getirmeyi unutma Devrim."

Kara Ağa( Barış Arduç)

Beyaz Hanım Ağa (Özgü Kaya)

,

.

.

.

.

Diğer karakterleride her bölüm sonuna ekleyeceğim.

Bu bölüm kısa oldu kusura bakmayın ama diğer bölümde bunu telafi edeceğim.

Hafta sonu sınavım var bana dua edin duanıza çok ihtiyacım var canlar💞💞

Allah'a emanet olun.

Bu arada şunu da söylemeden gitmeyim benim 10 tane kurgum var Karaya bölüm beklerken diğer kurgularıma bakabilirsiniz 💗❣♥️

diğer yazacağım bölümler sizlere gelsin canlar 💞💞💞♥️❣💗

Bölüm sonu

65 yorum