İçeriğe geç

KARA AĞA (MARDİN SERİSİ 1-2)TAMAMLANDI

Bölüm 43 · 6 dk okuma

KARA AĞA (MARDİN SERİSİ 1-2)TAMAMLANDI

Bölüm 43

41.Bölüm

Keyifli okumalar canlar ♥️

Bakışlarımı Kara'ya çevirdim. Tüm dikkatini elindeki tespihine vermiş adama baktım. Kaşları gene çatılmış kafasında bir şeyler düşünüyordu galiba.

Biraz onu izledikten sonra konuştum.

"Neden yanıma uzanmadın?"

Bakışlarını bana çevirdi.

"Sence biz o kuş kadar yatağa beraber sığar mıyız?"

Bu dediklerine güldüm.

"Ama Piroz Nine bize hazırladığı odadaki yatakta kuş kadardı."

O da güldü.

"Ama sen o zaman sağlıklıydın."

"Siye bir şey sorcam?"

"Sor."

"Bie neden narkoz vermediler, bunun sebebini sana demişler. Sende bana de?"

"Ben susadım bir çay alacağım, sende bir şey istiyor musun, söyleyim adamlara getirsinler?"

"Kara soruma cevap versene, sor dedin ama!?"

"Sor dedim Karı, cevap vereceğim demedim."

"O eline de bir pansuman yaptır."

*********

Uyanınca gözlerim ile hastane odasına baktım. Koltukta uyanık telefonuyla ilgilenen adama baktım.

"Günaydın."

"Hıhı."

"Ne yapıyorsun orda?"

"Hiç bir şey."

"Bugün eve gider miyiz?"

"Hıhı Alp doktor sen uyurken geldi kontrol etti. Cenk taburcu işleriyle uğraşıyor, bende senin uyanmanı bekliyordum."

"Hiç bekliyormuş gibi durmuyorsun ama neyse."

"Kıskanma karı, şurda şirketin bir kaç dosyasına bakıyorum."

"Hah, ben seni mi kıskanacağım, güldürme beni."

Elindeki telefonu kapatıp cebine koydu.

"Kıskanmıyorsun yani?"

"Evet."

"İyi tamam. Hadi kalk eve gidelim, tam iyileşene kadar tekerli sandalye kullanacaksın."

"Olur. İyileşme süresi ne kadar?"

"Sana bağlı akıllı oturursan çabuk ayağa kalkarsın, Alp doktor öyle dedi."

"Ben zaten hep akıllı oturuyorum."

"Sen mi?"

"Evet."

"He karı he."

*********

"Kara yapma şöyle şeyler ya!"

Tekerli sandalyede hastaneden çıkacaktık ama Kara küçük çocuklar gibi benimle uğraşıyordu. Arkamdan beni itiyor, sandalye durunca tekrar gelip sandalyeyi tutarak itiyordu.

"Noldu korktun mu?"

"Gelme biye. Ben kendim giderim."

"Niye küstün mü?"

"He küstüm siye."

"Bir daha de bakalım. "

Karşım geçti, benim hizama eğildi.

"Ne..neyi?"

"Mardin şivenle bir daha konuş bakayım. "

"Yok siye Mardin şi.."

Dudaklarıma kondurduğu öpücük ile sözlerim yarım kaldı. Onun öpücüğüne karşılık verdim. Geri benden ayrıldı yüzüme yaklaşarak konuştu.

"Biran önce iyileşsen iyi olacak, seni çok özledim."

Onun bu hâline güldüm.

"Bende özledim."

*********

"Aşapidaki misafir odalarından birini sana hazırlattım."

"Kara?"

"Hıh?"

"Beni sevdiğini söylemiştin ya?"

"He dedim nolmuş?"

"Beni ne zaman sevmeye başladın?"

"Bilmiyorum."

"Nasıl bilmiyorsun!?"

"Ne zaman sevdim seni bilmiyorum, bir ara baktım seviyordum seni işte."

Onun bu cevabına hiçbir şey demedim. Sinirlenmiştim, insan sevdiğini nasıl , ne zaman sevdiğini bilmez mi ya!

"Karı hayırdır küstün mü biye?"

"...."

Gülme sesi ile dönüp ona baktım. Arabayı kullanırken bana doğru döndü.

Göz kırptı, ben onun bu hallerine hiç alışık değildim, ben ona bakarken o tekrar önüne döndü.

"Neyse bir iyileşte bakalım."

"Neye bakacağız?"

"Ben senin tadına, sen benim tadıma bakacağız. "

Bu adama ne olmuştu! Ben kocaman gözler ile ona baktım. O ise ses sisteminden son ses müzik açtı, bazı nakaratlarda oda söyledi.

Başımı koltuğa yasladım onun bu halini izledim.

"Bu gece uymamışam

Bu gece uymamışam

Uykuma doymamışam

Uykuma doymamışam

Kirpik seni bi' keserim

Kirpik seni bi' keserim.

Yar gelmiş görmemişem

Yar gelmiş görmemişem

Oy niye, hele hele niye

Oy niye, hele hele niye

Ben de kurbanam siye

Ben de kurbanam siye

Geceler gel yanıma

Geceler gel yanıma."

*************

"Kızım başka bir isteğin var mı?"

"Yok Fatma abla sağol."

"Tamam bir isteğin olursa seslen bize. Biz akşam yemeğini hazırlıyoruz, Kara Ağamda gelir."

"Tamam aba sağol."

Kara şirkete gitmeden önce önüme koyduğu laptopu açtım, film izlemek en güzeli olandı galiba.

Açtığım filmi izlemeye başladım.

***********

"Kızım Nizo Hanım Ağam arıyor?"

Fatma ablanın elindeki telefonu aldım.

"Alo anne?"

"Kızım nasılsın seni arayamadım, evdeki telâşlardan sana vakit ayıramadım."

"Önemli değil Anne zaten iyiyim ben. Hayırdır anne evdeki telaşlar nedir?"

"Cihangir ile Ela İstanbul'a gidiyorlar, Gülde onların yanında olacak. Hamile olduğu için Kartala son kez şans vermek istiyormuş. Meriç tutturdu beni everin diye. Aklı olan çocuk doğurmaz ."

"Anne ben bir hastaneye gidip geldim neler olmuş neler. Bir dakika Anne sen ne dedin!? Gül hamile mi! Ela ablagil İstanbul'a mı taşınıyor?"

Annem ile baya bir sohbet ettikten sonra telefonu kapatmıştım.

Telefonu kenara koyarken kapının ağzında yaşlanmış beni izleyen Kara'ya baktım.

"Aa geldin mi?"

"Hıhı."

"Ne zamandan beri ordasın?"

"Çok değil bir kaç dakika falan oldu."

Kapının yanından yürüyerek üstündeki ceketini çıkarıp koltuğa attı.

"Anladım."

Gelip yanıma oturdu. Karnımın üstündeki laptopu alarak kendi dizlerinin üstüne koydu izlediğim film sitesini kapattı.

"Yaa ama ben film izliyordum."

"Boşver o saçma filmi de sana bir film açayım onu izleyek.

"Sen ve ben film izleyeceğiz!?"

"Hee ne olmuş ki?"

"Bilmem seninle hiç film izlemedik ya ondan dedim."

"Gel sokul bana doğru izleyek."

"Niye sokulmadan izlenmez mi?"

**************

"Kapat şunu artık ya!"

Kara'nın döşüne kafamı sokmuş bir tarafdan korkuyla cırlıyordum.

"Noldu Karı?"

Karnına bana göre sert ama ona göre sinek ıssırığı olan bir yumruk atıp konuşmaya başladım.

"Senin film anlayışına tüküreyim ben."

Gülerek konuştu.

"Ne var be mis gibi film açtım işte."

"Filmin adı neydi bir daha söylesene."

"Sinister. Diğer adı Lanet."

"İsminde meymenat yok zaten. Allah aşkına kapat şu korku filmini."

"Al kapattım ne var bu kadar korkacak anlamıyorum."

Laptopu kapatıp yatağın kenarına attı.

"Eeee napalım şimdi?"

"Şey ben sana bitirdigim tuvallerimi göstereyim?"

"İyi olur ama ben acıktım yemek alıp geleyim yerken tuvallerine bakarım."

"Yook bana getirme zira izlediklerimden sonra bende iştah falan kalmadı."

"İyi sen bilirsin."

"Oyo son bolorson."

Çıkardığım taklidine dönüp bana baktı, arkamdaki yastığı alarak kafama attı.

"Yaa yapma ayağım acıyor."

"Ulan o ayak var ya benim neler yapmama engel oluyor haberin var mı?"

"Neler?"

"İyileşte sen bi bak ben o zaman bizzat uygulamalı göstericem."

************

"Sence nasıl?"

"Güzel, şu resimler onlar daha çok hoşuma gitti."

Kara'nın eliyle gösterdiği tuvallerime kafamı çevirip baktım.

Boğazımdaki yumruyu yutamadım, hangi ara bilmeden çizmiştim bu resimleri?..

Kafamı önüme çevirdim.

"Ben onları atacağım hiç beğenmediğim çalışmalarım."

"Sen bilirsin."

"Bugün Nizo annemle konuştum. Cihangir abigil Mardinden gidiyorlar mı?.."

Elindeki kaşığı tekrar kaseye koydu.

"Hıhı."

"Peki Mirza.."

"Burçinin bebeği kız cinsiyet belli. Zamanı gelince Cihangir geri buraya gelecek oğlunun düğününü yapacak."

"Ama bu saçmalık ve bu saçmalıkta senden çıktı."

"Zamanında arkamdan iş çevirirlerse olacağı budur."

"Ama bundan Mirza ve diğer yeğeninin suçu ne?"

"Onlar anne babalarının suçunu çekecekler."

"Ve senin gibi bir amcaya sahip olmanında suçunu çekecekler Kara."

"Neyse sen onu boşver Annem başka ne dedi sana?"

"Şey dedi Gül.."

"Biliyorum başka."

"Meriç evlenmek istiyormuş bunu biliyor muydun?"

"Desene aptal halleri anlaşıldı."

"Aynen. Annem sinirliydi Meriçe kaç gündür kafasının etini yiyormuş."

"Desene çifte düğün var."

"Başka kim eveleniyor?"

"Ben."

Gülmem yüzümde soldu, karşımda gözlerimin içine bakan adamdan gözlerimi çektim. Kalbimin atış hızını duyuyordum sanki. Etrafa baktım sonra gözlerimi kırptım.

Ya kulaklarım yanlış duymuştu ya da duyduklarını inkar etmek istiyordu. Boğazımdaki yumru gözlerimi kıstım ona tekrar dönüp sordum.

"A..An. Anlamdım ne dedin?"

"Tamam bu kadar korkma, panik yapma, şaka yaptım, Cenk evleniyor."

"Kara komik olduğunu mu düşüyorsun?"

"Tamam sen bir nefes al ver sakin olmaya çalış."

"Sakinim ben!."

"Valla daha demin gözlerim ile gördüklerim hiç öyle demiyordu ama neyse."

Yanımda duran yastığı alarak kafasına attım.

**************

Sabah bahçede Kara ile karşılıklı kahvaltı yaparken gece gördüğüm rüyanın etkisi ile konuştum.

"Kara?"

"Hım."

"Senden bir şey rica etsem olur mu?"

"Söyle bakalım rica ettiğin şeye göre değişir."

"Şey Annemle ,abimi buraya konağına getirir misin?"

"Hayır."

Karadan beklemediğim söz karşısında kafamı önüme eğdim.

"Tamam.."

"Evine Anneni, abini çağırırken bana sorma. Bu konak benim kadar seninde."

"Yani ben onlar ile yüzleşmek istiyorum, ölüm var kimin öleceği belli olmaz ,ölmeden arada kırgınlık olsun istemiyorum."

Kara elindeki çayı masaya sert bir şekilde koydu.

"Hayır mı sabah sabah bu ölüm mevzusu nerden açıldı! Adama kahvaltıda yatırmıyorsun."

Masadan kalkıp giden adama arkasından baktım.

Bu adam durduk yere neye celallenmişti?

Ölüm mevzusuna mıydı yoksa?..

.

.

.

.

.

Gelen yorumlar ve mesajlar beni çok etkiledi ve şu kararı aldım bu kitabı Final Bölümü yazarak burdan ayrılmak istiyorum. Final bölümü ile geleceğim o zamana kadar Allah'a emanet olun.

Bölüm sonu

24 yorum