Sabahın 10.00'du Günlerden perşembeydi .Bugün okul gezisi vardı okulda, saat 14.00'te başlıyordu. Ve ben hala camdan seyrediyordum orayı... o güzel kar tanesini .Sabah sabah kim kar tanesine bakar diye şaşırmış veya sormuş olabilirsiniz ama ben herkesten farklı biriyim. Kar tanesi gibi eşsiz tenim koyu lacivert saçlarım ve yeşil gözlerim. Wolf cut modelinde saçlarım. Ve büyük gözlerim ben eşsiz bir balinayı andırıyorum tabiki şişman veya tombul değildim ama zayıfta değilim. Normal bir insan gibi 45 kilo civarındaydım yaşıma göre gayet iyi bir kilom vardı. 15 yaşında bir genç kızım , annem ile birlikte izmir'de yaşıyoruz normalde kendi eviniz Mersin'de ama geçen yıl buraya taşınmıştık. Önümüzdeki yıl yine oraya gidicektik. Zengin bir ailenin kızıydım ama diğer zengin ailelerin çocukları gibi şımarık değilim. O sırafa pencereme bir sincap geldi diğer sincap lardan farklı olarak beyazdı tüyleri eşsizdi. Bir kar tanesi gibi benim için mi geldi? Yoksa soğuktan mı anlamadım. Penceremi açtım ve onu içeri aldım çok tatlıydı ve minnak o sırada kapım çaldı.
"Girin lütfen" dedim
Kapıyı abim açtı evet abim vardı çok yakışıklı ve nazik biriydi sıcak kanlı biriydi agresif veya kızgın olduğunu hiç görmedim.
"Merhaba abi"
"Merhaba doğa, ne yapıyormuş bakalım benim eşsiz kar tanem"
Gerçekten iltifatları çok tatlıydı.
"Hiç abicim "
"Oradaki sincap mı? "
"Haa onu? "
Başını onaylı bir şekilde salladı
"Evet abi pencereme geldi bende kıyamadım aldım"
"Ahh benim küçük eşsiz kar tanem"
O sırada kapı yine çaldı. Ah evet söylemeyi unuttum 3 abim var Yanımdaki en küçük abim olan Yakup.
Ve bir tanede çift yumurta ikizleri var.
Mert ve Emre. Yakup benden 1 yaş
büyük 16 yaşında ama 18 gibi görünmüyor değil. Açık sarı saçları ve saçlarının arasındaki beyaz saçları, açık mavi gözleri ve eşsiz çilleri . Kapı 2.kez çaldığında
"Giriniz"dedim ve evet ikizler gelmişti.
Mert çok tatlı biri olmasa sıcak kanlı.
Açık yeşil gözleri, beyaz saçları ve beyaz elf şeklinde küpesi. Sıra Emre'ye gelince oda sarı ve beyaz saçlı, mavi ve yeşil gözlü van kedisi gibi ve yine eşsiz çiller ve elf şeklinde küpe. Evet saçlarım köyü laciverti çünkü ben 2.adam tarafından geldim yani annem başka biriyleydi ayrıldılar ve benim babamla oldular.
Emre ve Mert 18 yaşındaydılar.
Emre yanıma geldi ve beni kucağına aldı
Mert otursun diye ve yatağın diyer köşesine oturduk.
Yakup "Ne oldu bakalım kızı aldın kucağına oturdun oraya? "
Mert "Bir şey olmak Yakup alt tarafı oraya oturdu"
Yakup: "İyi anladım, eee siz ne yapıyorsunuz? "
Emre"Hiç kız tavlamakla uğraşıcak halimiz yok burda eşsiz bir kar tanesi varken"
Gülmüştüm abilerim bana yürüse de bir şey demiyorum.
"Mert abi"
Mert "Efendim kar tanesi? "
"Ben bugün okul gezisine gidicem bir kaç gün yokum çantamı hazırlamaya yardım eder misiniz?"
Mert "Ah benim eşsiz kar tanem buda soru mu? " "Tabiki yardım ederiz"
Emre "Ordaki sincap mı? "
"Evet camıma geldi bende kıyamadım aldım onu"
Emre "İyi yapmıssın"
Yakup "Neyse kar tanesini bırakta biraz toparlansın"
Emre "Hayır yaaa"
Mert "Öyle olmaz hep sende mi olucak kız?"
Ben o sırada kalktım ve en sevdiğim abimin yanına gittim Yakup...
"Yakup abim"
Yakup "Efendim kar tanesi? "
"Onları burda bırakak mı? "
Yakup " Sen bilirsin ben gidiyorum odanıda düzenle "
Başımla onaylayarak kalktım takı kapıyı açıcaktim ki. Mert abim beni tutup kendisine çevirdi.
Mert "Nereye bakalım? "
"Hiç" Tabiki odadan çıkmayacaktım
Mert "Ya öyle demek" ben aldı kucağına ve döndürmeye başladı.
Emre " Kız düşücek Mert"
Mert "Hayır saçmalama!! "
Gerçekten abilerimle eğleniyordum. Çünkü onlar en değerli varlıklardan biriydi ,onları da asla ve asla bırakmazdım bana her zaman.Değer verirdiler ve sahip çıktılsr her zaman korudular ve beni hiç yalnız bırakmadılar. Onlara o kadar yük olmuştumki.Ama yine de beni bırakmadılar .Bu da bizim aramızdaki en büyük ve en kesilmez bağdı.
"Abi bırak artık çok ağırım"
Mert "Hayır sen kar tanesi kadar narin ve hafifsin"
___________________________________________
Çantamı hazırlamıştım çantama 20 tane çorap, 12 sweat, ve 17 tane pantolon.(iç çamaşır dahil).Tabiki üstüme kalın kazak altına iki tane daha kazak ve 1tane bluz üstüme de mont. Kışlık su geçirmez bot ve eldiven.
Yakup/Emre/Mert "Kendine dikkat et kar tanesi!! "
"Tamamm"
Yola koyuldum servis geldi beni aldı ve okula bıraktı.
Arkadaşım Aslı'yı görmüştüm. Aslı ile uzun sürede görüşmüyordum.Çünkü Aslı bayağı bir uzun süredir hastaydı ve okula gelmiyordu. Aslı beni görür görmez bana doğru koştu ve bana sıkıcı sarıldı neredeyse boğulmak üzereydim.
"Aslı boğuyorsun beni"
Aslı "Hahh pardon Doğa.Eee naber görüşmeyeli? "
"Hiç bugün için çok ama çok sabırsızım diyebiliriz" Of hayır hiçte sabırsız değildim ona bakılırsa umrumda bile değildi.
Aslı "Anladım hadi bak bizi çağırıyorlar otobüse gitme liyiz hadii"
Aslı kolundan tutarak beni otobüse kadar çekiştirmişti neredeyse düşecektim.
Koltuğa oturduk ve yerimize aldık en arka koltukları daha çok tercih ederdik. Çünkü uyuduğumuzda kimse bizi görmüyordu. Hocamız yanımıza geldi ve bize ne yapmamız ve neler yapmamızı gereken şeyleri anlattı. Yolculuk tam tamına bir buçuk saatti .Ve gelmiştik her yer kardı çok ama çok soğuktu üstüne aşağıda bu soğuğa alışmamız için ısıtıcı açmadılar.
Bir anda arkadan biri beni kucağına aldı. Ve benim bir yere götürüyordu ama kim olduğunu anlamamıştım. Burası bir kulübeydi bütün herkes oraya toplanmıştı .Bense hala birinin sırtındaydım. Ve ortalığa bakmaya başladım takı biri konusuna kadar
X "Üstümden inicek misin? "
Bu Oğuzdu aman tanrım en yakın dostum Oğuz.
"Hayır inniyecegim Oğuz" " Kendin beni sırtına aldın"
Oğuz "Bu kadar ağır olucağını düşünmemiştim" Ne? Ben ağır mıydım? Ama abim öyle demişti...
"Hayır sen kar tanesi kadar narin ve hafifsin"
