İçeriğe geç

Kar Küresi

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Kar Küresi

Bölüm 1

Kar Küresi

20 Ekim 2019 (İstanbul)

İnsan en çaresiz anlarında inanmak istiyordu, karanlığın aslında aydınlık olduğuna. Bir yalana, bir dolana ,bir hayale, bir rüyaya bir kurmacaya, bir düzmeceye, bir düzenbazliğa, bir sahtekârlığa... Adına ne derseniz diyin, bilin ki insan en çaresiz anlarında inanmak istemiyordu gerçeklere. Bunu farkettiği an, kendi gerçeğimden koşarak kaçmaya çalıştığım andı. Tarih 20 Ekim 2019. Saat:22.15 Yer: Küçükciftlik Parkı. Egelenecegime inandırılarak zorla götürüldüğüm, şimdiyse çıkan grubun adını bile hatırlayamadığım bir konserde kalabalığın tam ortasındaydım

Ve o kalabalığın tam ortasında yerde yatıyordum.

"Neyin var Eylül! Neyin var?"

Elim boğazımda ve yüzlerce insan başımda çaresizce yüzüme bakarken tek tek gözlerinde gezdi gözlerim. Onlarda farklı oluşumun zirveye vurduğu o an benim kendi gerçeğimle yüzleştiğim andı. Gerçeğim neydi? Ölüyor muydum? On sekiz yaşında kalp krizine mi kurban gidecektim? Eğer cevap hayırsa, eğer gerçekten hayırsa ben tam şu an, şu dakika, şu saniye tam olarak ne için boğuluyordum?

"Ambulans çağırın!"

Sesleri kulaklarımı tırmalarken nefes almak için gösterdiğim çabanın tek sebebi babamı bu dünyada bırakıp gitmek istemiyor oluşumdu. O an bana ne olduğunu anlayabilseydim belkide hayata inanılmaz derecede öfkelenirdim. Eğer bir kalp krizi geçiriyor olsaydım her şey anlamlı olabilirdi.Oysa tam bir saat sonra hastahanenin acilinde kolumda serumla yatarken doktorun anneme söylediği şey çok daha can yakıcıydı...

"Psikolojik."

Kaşlarımı çatıp anlamsızca doktorun yüzüne baktım. Annem rahat bir nefes alırken babam eliyle kolumdaki serumu gösterdi

" O zaman neden serum taktınız doktor bey?"

"Sadece sakinleştirici serum taktık..."

"Bu mu yani?" diye haykırdım öfkeyle. "Kalp krizi gecirmiyor muyum?"

"Hayır ne mutlu sana ki sapasağlamsın Eylül..."

" O zaman neden yüzlerce insanın ortasında boğuluyormuş gibi yere yığıldım ?" Yaşadığım son bir saaten ötürü öylesine öfkeyle doluydum ki ofkemi nereye sığdırabileceğimi bilmiyordum.

Dediğim gibi, psikolojik... Ben bir psikiyatrist ve psikolog değilim.Fakat bir dahiliyeci de olsam şahsi görüşüm panik atak geçirdiğin yönünde.Panik atağa eşlik eden başka psikolojik sorunların varlığında olabilir fakat dediğim gibi bunların teşhisini koyması gereken kişi ben değilim."

O geceyi sakinleştiriciler alarak hastaneden geçirdikten sonra hemen ertesi gün bir psikiyatrist ve bir psikologla görüştüruldum. Koyulan teşhisler netti.

"Sosyal anksiyete bozukluğu,panik atak ve majör depresyon."

"Psikiyatri dalında var olan tüm hastalıklara sahibim yani?"

"Eylülcüğüm,biraz daha sakin olup sorunlarını sakinlikle aşmaya çalışmaya ne dersin? Şimdi biraz müsaade edersen anneni de odaya çağırıp bir teklifte bulunmak istiyorum.'

"Siz bilirsiniz."

Ben kollarımı göğüsümde birleştirip arkama yaslandığımda annem odaya girdi. Psikiyatrist anneme dönerek eliyle beni göstererek durumumu net bir şekilde anlattıktan sonra bir broşür çıkarıp anneme uzattı.

"Bildiğim kadarıyla Eylül bu sorunları yıllardır yaşıyor. Bakın Efsun Hanım,bu broşürde bahsedilen yer bir meslek taşıma projesi.İsmi kar küresi.Burası bir yatılı psikolojik destek merkezi ,hastane değil. Buraya Eylül gibi onları sosyal hayattan uzaklaştıran psikolojik rahatsızlıkları olan elli gencimiz alınacak ve onları bu sorunlardan kurtulmaları, sosyal hayata alisabilemeleri için çalışmalar yapılacak.Hepsinin kendi odası, düzenli görüştükleri terapistleri, katıldıkları grup dersleri, sanat ve spor aktiviteleri ve düzenli kullandıkları ilaçları olacak.Emin olun Eylülü buraya gönderdiğiniz de hayatı tamamen değişecek..."

Ben şok içinde anneme bakarken annem gülümseyerek bana döndü ve,"Bu harika bir proje..." diye mırıldandı,"Eylül..."Yüzüne şok içinde baktığım sırada annem başını broşüre çevirdi.

"Binanın resimlerine bak Eylül, odaların resimlerine bak...Dans dersleri, yüzüme dersleri,film geceleri... Herşey tam şenlik!"

"Hiçbir şey tam benlik değil anne! Beni böyle bir yere göndermeyi aklından bile geçirme!"

Gözlerim annemin elindeki broşürde kaydı."KAR KÜRESİ" yazısinin hemen altındaki karlar içindeki binaya baktım.Binanın hemen altında şöyle yazıyordu; İyileşmeye hazırmisiniz? Gözlerim resimdeki karlar içindeki binaya takıldığında kalbimde garip bir sancı hissettim. Beni asla ama asla böyle bir yere göndermeyecklerdi .Asla.

Kendinize iyi bakın,hoşçakalın.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.