Doğduğum günden itibaren annem ve babam beni mutlu edebilmek için elinden gelen herşeyi yaptı.Başardığım herhangi bir şeyle ilgili hep arkamda durdular ve bu beni motive edip daha da hırslı biri olmamı sağladı.Taki hayat sevdiğim kişileri elimden alıncaya dek...
Bundan yirmi yıl önce ailem bir yarışmayı kazandığım için ödül olarak beni lunaparka götürmek istemişti.Elinde çiçek deseni olan fırfırlı mavi bir elbise ve diğer elinde ise o elbiseye uygun beyaz babet ayakkabıyla duruyordu annem kapımı açtı ve eliyle saçımı düzeltip beni yatağımdan kaldırdı ve "hadi Kumsal bugün ödül olarak lunaparka gideceğiz" dedi ve arkasında sakladığı elbiseyle ayakkabıyı bana uzatarak "al bakalım bunlar senin diğer bir hediyen" "teşekkürler anne,seni çok seviyorum"diyip boynuna sarıldım.Annem odadan çıktı ve annemin aldığı elbiseyi giyip annemin yanına gittim "kızımm çok güzel olmuşsun" "teşekkürler anne" "hadi bakalım babanı alıcaz daha hava alanından" annem elimden tuttu ve babetleri alarak ayağıma geçirdi heyecanlı ve hevesli bir şekilde koşarak merdivenlerden aşağıya doğru inmeye başladım çünkü babam 2 ay süren bir iş gezisindeydi ve ben babamı çok özlemiştim annem kapıyı kilitleyip bana"yavaş ol düşeceksin"diye bağırdı ama o kadar hızlı inmiştim ki basacak başka bir adım kalmamıştı.Annem arkadan bana yetişti ve elimden tutup arabaya doğru yürümemi işaret etti annem elindeki araba anahtarının düğmesine basıp arabayı açtı ve beni kotuğa otutturup kemerimi taktı ve taktığı gibi ön kolduğun kapısını açıp arabayı çalıştırdı.Artık hava alanına gitmeye hazırdık ve benim de tek yapmam gereken dışrıyı izlemekti.
Şansımız varmış ki trafik o kadar da kalabalık değildi hava alanına varır varmaz camdan izlediğim tarafta babamı fark ettim camı açaraka ona "BABAAAA"diye seslendim sesimi duyar duymaz babam annemin arabayı park ettiği tarafa doğru geldi annem arabadan çıkarak arka kapıyı açıp kemerimi de çözüp arabadan inmemi sağladı arabadan iner inmez hemen babama sarıldım"prensesim ne yapmış bakalım ben yokken"
"Neler yapmadı ki baba yarışmada birinci oldum " "Afferim kızıma e tabi kime çekmiş" annem ordan lafını bozarak "pardon da kızım tam olarak bana çekti güzellik,zeka hepsi benden ona geçti.Annem ve babamın klasik tartışmasını da dinlediğime göre rahat rahat Lunapark a gidebilirsin artık.Annem arabanın kapısını açarak beni arkaya otturdu annem ise öndeki yan koltuğa oturup babamın arabayı sūrmesini istedi artık şöförlüğü babam üstlenmişti her ikiside kemerlerini taktıktan sonra babam "Yolculuk Lunapark a hadi gidelim"
Ben tekrar ve tekrar dışarıyı seyrederken babam arabayı bı anlık bir dalgınlıkla sağa doğru kırdı ve tekrar düzeltti annem "Emir istersen ben süreyim yol yorgunusun o kadar"
"Yok aşkım ben sürerim hem iyiyim turp gibiyim" diyerek arkasını döndü ve bana göz kırptı.
Beş dakika sonra ben uyuya kalmış annem ve babam ebedi bı uykuya yelken açmışlardı onlarla olan tüm anılarım,hatıralarım,yaşadıklarım gözümūn önūnden geçti onlar artık ebedi bir uykuda ben ise hala hayattaydım keşke onlar ile birlikte bende ebedi bı uykuya dalsaydım ama hayat benim daha uyumam için geç olduğunu düşünmüşse bilemem tabi.
Annem ve babamın ölūmūnden 5 gün sonra hiçbir akrabam olmadığı için beni yetimhaneye verdiler bu hayatımın en kötü deneyimlerindendi çok güzel arkadaşlıklar kurdum ama hepsinin sonu da kötü bitti.
Sonunda ben de bu yetimhaneden ayrılıyor bir koruyucu aile beni evlat ediniyordu.
Bavulumu topladım ve beni yetimhanenin kapısının önünde beni bekleyen yeni annemin arabasına binmiştim.
Bu arada artık 15 yaşında genç bir kızdım aklım başımda kendimi korumasını bilen genç bir kız annen ve babamda böyle olamamı isterdi zaten.
Yeni annem cana yakın varlıklı bir aileden gelen birisiydi kendisi eşini 2 sene önce kaybetmiş ve eşinin bir hastalığı yüzünden çocuk sahibi olamıyorlarmış ve bu yüzden mal varlığını bırakacak ve kendisine arkadaşlık edecek birini arıyormuş ve bunu yetimhaneden birini evlat edinerek yapmış yani o şanslı kişi benim kim bilir belki benim seçmeseydi hayatım nasıl olacaktı.
Arabayla havaalanına gelmiş arka koltuktan bavulumu alıp yurtdışına Paris'e iki biletinin olduğunu ve artık orda yaşayıp benim de orada eğitim göreceğimi söyledi.Ve bu sözleriyle yeni bir benin kilidi açılmıştı.