☆Yazar'ın anlatımı☆
"Defol git bu evden!?"
"Hayırsız!?"
"Kime çektin sen!?"
"Bu eve bir daha adımını atmicaksın!?"
Kapı sert bir şekilde kapandı kızın üstüne.
Kız onlara ne yapmıştıda bu kadar nefret kusmuştular? Kız yere attıkları çantaya baktı yerde ıslanmıştı kafasını kaldırıp yağmurun gelişini izledi. Gözünü kapattı ve durdu sadece yüzüne damla damla yağmur gelmesi ile gülümsedi. İsmi gibi Çisem geliyordu Çisem'in anlamı yağmur damlası demekti.
Ailesi... yani evden kovup hayırsız evlat diyen kişiler Çisem doğduğunda ona bu ismi vemişlerdi çünkü o zaman doğduğunda yağmur yağıyordu ve annesi evde doğum yapmıştı. Evleri eski püskü olduğu için bebeğin üstüne su damlası geliyordu ama annesi asla bir şey yapmazdı.
"İyi oldu işte sana isim bulduk Çisem olsun senin adın!"
Kız içinden düşündü 'en azından beni doğurup isim verdiler bu bile bir sevgi anlayışıdı... değil mi?"
Çisem yerdeki çantasını aldığında gökyüzünden bir şimşek çaktı. Şimdi başka biri olsa korkardı ama Çisem'e bu huzur veriyordu.
Çisem yine aynı yolları yürüdü çünkü ailesinin ilk evden atışı değildi onu yarın yine evine alırlardı diye düşündü Çisem.
Parka geldiğinde aynı ağacın altına geldi. Bu ağaç onun için her şeydi çünkü
ilk evden atıldığında yine böyle yağmur yağıyordu ve bu
ağaç sayesinde iyi biri ile tanışmıştı. Yada belki o öyle zannediyordu...
☆çisem 15 yaşında yıl 2016☆
"Anne!?" Diye ağladı genç kız "Baba!?" Kapıya bir yumruk daha attı
"Yalvarırım kapıyı aç lütfen!?" Kız üşüyordu ve ailesi sırf sınavdan düşük
aldı diye evden kovmuştular. Cünkü onların çocukları hep 100, 100, 100
almalıydı kız sadece 2 puanla kaçırmıştı ve yine hayırsız evlat lakabını almışti.Genc kız kapıyı açmayacaklarını
anladığı an kendine bir yer bulmalıydı
çünkü burası çok soğuktu. Genç kız bilmeden sokaklara girdi ve bir
park buldu kücük çocukların anne ile babaları kahkahalarla çocukları ile yağmurun altında ıslanarak eve gidiyorlardı.
Başkaları çocukları ıslanmasın diye korurken kendi ailesi bu havada evden atmışlardı ceketsiz montsuz...
Kız etrafına baktı bir ağaç gördüğünde yanına gitti buraya fazla yağmur gelmediği için bir süre burda beklemeyi düşündü.
Genç kız orda kaç saat kaldı bilmiuor ama çok üşümüştü başını eğmiş ve ellerini bacaklarına sarmıştı.
Önüne bir gölge düşmesi ile kafasını kaldırdı. Ondan sadece üç yaş büyük gösteren bir erkekti ve genç kız çok korkmuştu.
Genç kız aniden ayağa kalktı ve geriye gitti.
"Bu soğuk havada napıyorsun? Eve gitmen gerek." Genç erkeğin çok soğuk ve sert sesi konuşması ile genç kız.
"Bunu senin ilgilendirdiğini düşünmüyorum?" Genç kız ondan biraz uzaktaki banka gitti ve oturdu. Yağmur az da olsa dinmişti.
Az önceki yağmur çok şiddettliydi.
Genç erkek göz devirip yanına oturdu ve kabanını Genc kızın sırtına koydu.
Genç kızın ona bakması ile "üşümüssün bunu giy." Genç kız her ne kadar istemesede buna mecburdu.
Soğuktan gebermek istemezdi.
"Ee söylemeyecek misini?"
Genç erkeğin sorduğu soru ile genç kız ona döndü.
"Öylesine."
Genç erkek inanmamıştı ama yinede sormadı.
O gün genç kız ile genç erkek yağmurun altında ıslanmışlardı ama en sonda Genç erkeğin işi çıktı diye gitmişti.
Genç kız eve erkeğin kabanı ile gitmişti ailesi sorduğunda ise yerde buldum demişti.
Bir erkeğin ona verdiğini duysalardı genç kız yaşamazdı.
O gün genç erkek genç kız için iyi biri diye düşünürken genç erkek kız hakkında çok derin düşüncelere dalmıştı...
Bölüm sonu.
Kitap hakkında düşünceleriniz??
Yazmaya devam etmeli miyim?