Her şey kötü giderken bir mucize olur ve hayatın tam anlamıyla peri masalına dönüşür ya da sen öyle sanarsın.Bu mutluluk hiç bitmeyecek sanarsın ama aslında o son en başından beri ordadır.İnsan mutlu olduğunda körleşir bunu bazıları kabul etmese bile.Ben tam olarak o gruptaydım.Mutluluğum bitmez sandım,gözümün önünde yaşananları fark edemedim.Şimdi bu acıyı çekiyorum.Ben kim miyim?
Ben Aleda.19 yaşında bir hukuk öğrencisiyim.İsmim çok değişik biliyorum.Anlamı "nazlı,kaprisli" demekmiş.İsmimin anlamını hakkıyla taşıdığımı hayatımı okuyunca anlayacaksınız.
**************
9 Nisan Cumartesi..Benim için öylesine bir tarih değildi hayatımın dönüm noktasıydı.O gün sabah yine sadece normal bir gün olarak düşünüp kalkmıştım yatağımdan.Hukuk öğrencisi olmak zor işti sadece 3 saat uyuyabilmiştim.Kalktığım gibi telefonumu elime aldım ve Miran'dan mesaj gelmişti.Miran benim 2 yıldır sevgili olduğum,ortak arkadaşlarımız sayesinde tanıştığım kişiydi.Aynı yaştaydık ama o farklı bölümde okuyordu.Miran benim en kötü zamanımda yanımda olan kişiydi ve ona çok değer veriyordum.Mesajına karşılık verdikten sonra çok ses çıkarmadan hazırlanmaya başladım.Evdekiler daha uyuyordu.Yani annem,üvey babam,18 yaşındaki kız kardeşim Ceyda ve 5 yaşında olan erkek kardeşim Emre.Öz babam bizi annem bana hamileyken terk etmişti.Çocuk istemiyormuş ama annem kavga etmil ve tam o gün babam bizi terk etmişti.Hızlıca hazırlandıktan sonra telefonuma bildirim geldi.Mesaj Miran'dandı.
En Değerlimm
-Aleda hadi be kızım.Podyuma çıkıyosun sanki.Yarım saattir evinizin önünde bekliyorum.
-Geldim be,çatlama.
Mesajı attıktan sonra koşar adımlarla dışarı çıktım ve onun arabasını gördüm.Arabanın kapısını açıp oturdum ve yanağından öptüm.Aynı üniversitede okuyorduk zaten bu yüzden çoğu zaman Miran ile beraber gidiyorduk.Birkaç gündür Miran soğuk gibiydi.Morali bozuktu ve ne kadar sorarsam sorayim beni o kadar reddediyordu.Aileseldir diye bir süre sonra sorgulamayı bıraktım ve telefonuma odaklandım.Birkaç dakika sonra dışarıya baktığımda üniversiteye gelmiştik.Arabadan inip direkt bizimkilerin yanına geçecektik.Sıla,Cenk,Eymen ve benim en yakın arkadaşım Eylül.O benim 6 yıllık arkadaşımdı.Kısacası her şeyimdi.Miran ve ben dışında hepsi çoktan gelmiş hatta çaylarını içiyorlardı.Ortama çok enerjik bir şekilde "GÜÜÜÜÜNAAAAYYYDIIINNNN" diyerek girdim.Hepsi gülümsemişti ve bu beni çok mutlu ediyordu.Arkadaşlarım kardeşlerim gibiydi.Yanlarına oturduk ve sohbet tekrar başlamıştı.Herkes sohbete katılmıştı Miran dışında.Elimi elinin üzerine koyup gülümsedim o da yüzüne zorla olsa bir tebessüm kondurmaya çalıştı.Bir terslik mi vardı?Varsa neden bana bahsetmiyordu?Anlamıyordum...
**************
Çıkış saatim gelmişti.Telefonumu açmıştım fakat hiçbir bildirim yoktu.Miran mesaj atmamıştı ama çok takılmadım bu duruma.Morali 3 4 gündür bozuktu zaten belki tek kalmak istemişti.O yüzden aramadım ya da mesaj atmadım.Tek kalmasına izin verdim.İnsanın yanında kim olursa olsun bazen tek kalmaya ihtiyaç duyuyordu.Otobüs durağına yürümeye başladım ve kulaklığımı taktım.İlk çalan şarkı "Bu Kalp Seni Unutur Mu?" şarkısıydı.Çok severdim bu şarkıyı,benim için anlamlı bir şarkıydı.
Birkaç dakika sonra otobüs geldi ve gözümü kapatıp,başımı cama yasladım.Artık evimin oralardaydım.Bugün yorucu bir gündü hemen eve gidip dizi izlemek istiyordum.Elimi yıkadıktan sonra üstümü değiştirmek için odama gittim.En sevdiğim yumuş yumuş pijama takımımı seçip giydim.Yemek yerken Eylül aradı ve direkt açtım.
"Kanka bir şey söylemem lazım ama hemen telaşlanma"
"Kızım söylesene noldu?Başına bir şey mi geldi?Nerdesin?"
"Sorun bu bir şey oldu ama bana olmadı.Aleda..Miran..Miran trafik kazası geçirmiş,ameliyattaymış."
Eylül'ün söyledikleri şoka girmeme sebep olmuştu.Telefon elimden kaydı ve yere düştü.Gözyaşlarım kendiliğinden akmaya başlamıştı.
"Aleda.Orada mısın?Aleda lütfen bir şey söyle,yalvarırım."
Annem ile babam beni o şekilde görünce hemen yanıma geldiler ve annem kız kardeşime su getirmesi için seslendi.Ceyda ve Emre hemen odaya geldiler.Miran'ı çok seviyordu Emre.Küçükken dili dönmediği için Miran'ı gördüğünde "VİYANN" diye sesleniyordu.Bu seslenmeyi sadece onun için yapıyordu ve onu her gördüğünde yapıyordu.
Acele bir şekilde evden çıktıktan sonra arabada Eymen ve Sıla'yı gördüm.Daha bu sabah beni bekleyen arabada en değerlim,sevgilim,Miran oturuyordu.Anılar aklıma geldikçe daha çok ağlamaya başladım.Ayakta duracak gücüm yoktu ve bunu Sıla hemen fark edip arabadan inip beni koltuğa oturtturmuştu.Arabada Cenk yoktu,sanırım o hastanede Miran'ın ameliyattan çıkmasını bekliyordu.Arabada hiç konuşmamıştık çünkü kimsenin konuşası yoktu.Kafamı kaldırdığımda hastaneye gelmiştik.Arabadan inip koşarak içeri girdim ve bağıra çağıra ameliyathaneyi aradım.Karşıdan Cenk bana doğru geliyordu ve bana sıkıca sarıldı.O da ağlıyordu bunu tişörtüme düşen ıslaklıktan fark etmiştim.Bana dediği tek şey "Sakin ol Aleda.Miran güçlüdür seni kolay kolay bırakmaz." Dediği şeylerle ağlamam daha çok başladı ve ayakta duramayacağımı anladığım için yere oturdum,duvara yaslandım.Geçen her bir saniyede aklıma onla olan anılarım geliyordu.Miran bana çok iyi geliyordu ama şu an ben ona iyi gelemiyordum.Çok fazla ağladım,gözlerim ve başım aşırı derecede ağrıyordu.Uyumamı söylediler,Eylül geldi ve beni ikna etmeye çalıştı ama tüm söylenenlere sadece "Hayır!Miran orada can çekişirken benim uyumamı bekleyemezsiniz."dedim.Benim iyiliğimi düşünüyorlardı ama ben sadece Miran'ı düşünüyordum.5 dakika sonra doktor çıktı ameliyathaneden ve hemen toparlandım.Yanına gittiğimde"Başınız sağolsun"dedi.Güldüm,kendimi cimcikledim,gözlerimi kapatıp nefesimi tuttum.Çünkü bu olanlar koca bir kabustu değil mi?Miran ölmüş olamazdı.Buradan beraber çıkacaktık.Bizim hayallerimiz vardı daha.Öylece beni bırakıp gidemezdi.Miran beni bırakamazdı.
Gerçek olduğunu birkaç dakika sonra sedyede Miran'ın üstünü tamamen beyaz bir örtüyle kapattıklarında anlamıştım.İdrak edemedim ya da o an bilerek etmek istemedim.O an bayılmışım zaten.Kalktığımda bi hastane odasındaydım yanımda annem,Eylül ve Sıla vardı.Kolumda ise bir serum.İlk kalktığımda her şeyi unutmuş gibiydim ama sonradan anladım ben Miran'ı kaybetmiştim.Gözlerim tekrar dolmaya başladı ve yine ağladım.Çok ağladım.Kimse durduramadı.
************
Bugün öğlen Miran'ın cenazesi vardı.Evde son kez kendime baktıktan sonra annemle çıktık.Kendime özen göstermiştim ne kadar yüzüm ve vücudum çökmüş halde olsa bile.Çünkü eminim Miran beni asla bu şekil görmek istemezdi.Arabada sadece camdan dışarıyı izledim,tek kelime etmedim.Miran'ın yanına gidiyodum ama ilk defa mutlu değildim.Miran'ı son kez görecektim sonra sesi,kokusu,görüntüsü aklımdan zamanla birer birer silinecekti.Ben Miran'ı unutmam,unutamazdım.Mezarlığa geldiğimizde Eylül ve Sıla birer koluma girmişlerdi.Destek almadan yürüyemiyordum.İlk defa Miran'ın yanında bu kadar güçsüz ve savunmasızdım.Beni böyle görse"Güzelim ne bu halin?Koskoca hakim olacak kız şu an güçsüz ve savunmasız mı?Haha düşünmesi bile komik."derdi.Karşımda onu hayal ettim.Bu cümle aklımda onun sesiyle yankılanmıştı.Onu hayalimde görmek,sesini hatırlamak bile gülümsememe neden olmuştu.Sadece bir an gerçek sandım ama Eylül'ün dürtmesiyle tekrar korkutucu gerçeğe dönmüştüm.Miran buradaydı fakat ne sesi vardı karşımda ne de kendisi.Miran'ı şu an gömüyorlardı,benden koparıyorlardı fakat elimden hiçbir şey gelmiyordu.O an orada ölmek istedim elimden bir şey gelmediği için.Dualar edildi,Miran toprağa gömüldü ve herkes teker teker gitmeye başladı.Beni götürmek istediler ama gitmedim.Daha sevgilimle tek kalıp adam akıllı vedalaşamamıştım.Artık o ve ben tektik.Sanki beni duyuyormuşçasına içimi döktüm saatlerce ve 1 saat mezarına sarılıp uyuyakalmışım.Arkadaşlarım böyle olacağını önceden tahmin ederek beni saatlerce giriş kapısında beklemişlerdi.Kalktığımda evdeydim ve sabah olmuştu.Elim her zaman yaptığım gibi ilk telefonuma gitti.Bildirimler kısmında Miran'dan mesaj yoktu ve bu ilk defa olmuştu.Şu an o ekranda "Hadi be kızım.Podyuma mı gidiyorsun yoksa üniversiteye mi?"bildirimini görmek için her şeyimi feda edebilirdim ama yoktu.Bu saatten sonra asla olmayacaktı.O gitmişti...
Evet o beni öylece ortada bırakarak gitmişti.Onla kurduğumuz hayaller gerçekleşmeyecekti ama yaşanılan binlerce güzel olan anı sadece benle kalacaktı...