ikili terk edilmiş sokaklarda dolaşıyorlardı jack gene tetikteydi ve o şeylerden bir tane daha ortaya çıkar diye
bu sokaklarda bir zamanlar hayat dolu olması insanın içine korku ve merak dugusunu aşılıyordu
ikili bir ara sokağa girdiler bir anda önlerine marc ve sheron çıktı
- ah çocuklar sizi gördüğümüze sevindik dedi
liz ve sharon birbirlerine sarıldılar ama sanki marc ın acelesi varmış gibi hareket ediyordu
- hadi onlar bizi bulmadan buradan gitmeliyiz dedi marc
-kimler dedi jack
-avcılar dedi marc iki kişinin sesi duyuldu
- buradan gitmiş olmalılar hadi dedi bir ses
-agatha yı memnun etmek lazım dedi öteki ses bu ses bir kadına aitti ardından ekledi
- günahkarlar ve cadıyı avladığımızda cennete yerimiz hazır olacak dedi
bu sesleri duyar duymaz dörtlü koşmaya başladılar
adam onları gördü ve kadını dürterek
- işte oradalar dedi
ikiside dörtlünün arkasından takip ettiler caddeler arasında kovalamaca saatlerce devam etti
sonunda avcılar dörtlüyü köşeye sıkıştırdılar tam ikisi onlara saldıracakken bir siren sesi onları durdurdu ve oradan hemen ayrıldılar .
- bu da neydi şimdi dedi marc
- bilmiyorum ama çok korkmuş gibilerdi dedi jack
hava kararıyordu ve git gide soğuyordu da
- bu çok tuhaf dedi sharon ve ekledi
- temmuz un ortasındayız ama hava buz gibi dedi
-bu sis yada havadaki şey herneyse soğutuyor dedi liz
jack caddeye doğru yürüdü sağa ve sola bakındı etraf temizdi diğerlerine el işaretiyle
-gelin dedi
diğerleri jack in arkasından yürüdüler
***
caddelerde grup ilerlerken marc ın gözüne hırdavat malzemelerinin bulunduğu bir dükkan ilişti marc jack e seslenerek
- hey jack burada kalabiliriz hem kızlarda ısınmış olur dedi jack bunu bir düşündü sonra liz ile o gördüğü şey aklına geldi hiç düşünmeden
- pekala sadece bir gecelik ama ondan sonra buradan gideceğiz dedi jack
-zaten burada kalmaya niyetim yok dedi marc
-hadi o zaman dedi jack kızlarıda alarak hırdavatçıya doğru yöneldiler hırdavatçının kapısından girdiklerinde jack seslendi
- kimse var mı . ses yoktu jack sanki ne bekliyorduysa burası neredeyse terk edileli 30 yıl oluyordu
- sanırım burada dinlenebiliriz dedi jack
sharon rafta bulunan gaz lambasını aldı ve yakması için liz e verdi liz cebinden zipposunu çıkardı zippoda deve işareti vardı liz bu çakmağı neden aldığını bilmiyordu ama işe yaramasına sevinmişti gaz lambası yandı lambanın içinde cılız bir ateş dans ediyordu
- bu tatili böyle hayal etmemiştim dedi sharon üzgün bir şekilde marc onu tesseli etti
-tatlım sakin ol yarın buradan çikacağız ve seninle doyasıya kadar d&d oynayacağız söz dedi
sharon birazda olsa sakinleşmişti
- kollarında uyumak istiyorum marc dedi sharon marc bunu duyunca ona sıkıca sarıldı ve ikisi uykuya daldılar
jack de liz e doğru hamle yaptı ama liz yana kayarak iyice sindi
-liz sorun ne dedi jack
- bunların hepsi benim suçum ben olmasaydım bunlar olmazdı dedi liz
- saçmalama asıl sensiz çok sıkıcı olurdu dedi
- anlamıyorsun bunun sebebi muhtemelen benim yada benim kabuslarım dedi
- hayır liz bu sadece tesadüf yarın sabah arabaya dönüp buradan gideceğiz dedi
liz buna hiç inanmıyordu
- sen ne dersen öyle olsun dedi liz
- biraz uyu ben nöbet tutarım dedi jack
liz bunu duyunca biraz rahatladı ve yavaşça uykuya daldı
***
ertesi gün liz yavaşça gözlerini açtı karşısında jack i gördü
-günaydın uykucu hadi yola çıkıyoruz dedi
liz ağır ağır yerinden kalktı sonra liz marc ile sharon u dürterek onları uyandırdı
grup dükkandan çıkarak yürümeye başladı liz in marc ın elindeki bahçe makası dikkatini çekti
- onu neden aldın dedi liz
- kendimizi savunmak için dedi marc
- tamam dedi liz üstünde fazla durmadı kasabanın girişine geldiğinde gördükleri karşısında şok oldular araba ortada yoktu sanki biri dün gece onu yok etmiş gibiydi
- aman ne harika dedi jack
sharon panikleyerek
-hepimiz öleceğiz dedi
marc onu teselli edercesine
- böyle söyleme dedi marc
marc jack e bakarak
- şimdi ne yapıyoruz jack dedi
-kasabaya dönüp şerifin ofisini bulmamız gerekiyor dedi jack ve geldikleri gibi kasabaya geri döndüler kasanın ıssız caddelerinde yürüyorlardı liz bunun tuhaf olduğunu hissetti
- bu çok tuhaf aşırı sessiz dedi
- paranoyaklaşma l-l-liz dedi marc ve gördüğü şeyler karşısında şok geçirdi jack bunları görünce palayı sıkıca kavradı çünkü bunlar o öldürdükleri yaratığa benziyorlardı ama bir kaç farkla bunlar siyahtı ve gözleri altın sarısıydı ayrıca kısalardı o yaratıklardan bir tanesi grubu fark etti ve bu siyah yaratıklar grubun üstlerine doğru koşmaya başladı grup ara sokağa geçerek koşmaya başladı ama nereyi dönseler onlardan birkaç tanesi karşılarına çıkıp duruyordu ve her seferinde jack ve marc kafalarını koparıyorlardı artık ikiside yorulmaya başlamıştı bir ara sokağa saptılar ama karşılarına duvar çıktı
- hassiktir kapana kısıldık dedi jack
bir ses onlara seslendi
- bu taraftan dedi
grup sesin geldiği yöne baktıklarında kapşonlu yüzü gizli 15 yaşlarında bir kız onlara bakıyordu yangın merdivenlerini indirdi
- hadi çabuk marazlara yem olmak istemiyorsanız beni takip edin dedi kız grup mecburen kızı takip ettiler
-sende kimsin dedi marc
kız eliyle sus işareti yaptı ve ekledi
- marazlara yem olmak istemiyorsan sus dedi
***
aradan yarım saat geçmişti maraz sürüsü dağılmıştı
- şimdi söyle sen kimsin dedi marc
kız kapşonunu çıkardı çilli ve düz burunlu bir surat onlara bakıyordu
- adım meriam ve sizlerde yaşlı adamın bahsettiği çocuklarsınız dedi
-yaşlı adam mı o da kim dedi liz
- bunu söyleyemem ama sizi götürebilirim dedi meriam
marc jack e baktı ve kısık sesle
-ona güvenmeli miyiz dedi marc
- bizi kurtardı en azından şimdilik eğer tuzak kurarsa kafasına palayı indiririm dedi jack
ardından jack meriam a bakarak
- pekala bizi yaşlı adama götür bakalım. dedi jack
meriam önce aşağıya baktı etrafın güvenli olduğunu anlayınca
- bu taraftan dedi
***
grup meriam ı takip ediyordu liz bu kızı tanıyor gibiydi ama çıkaramıyordu
- senin bir ailen yok mu meriam dedi liz
-elbette hatta sığınağa gidiyoruz yaşlı adamda orada
liz in kafasında bir soru vardı bu yaşlı adamda kimdi bir ses grubu durdurdu
- burada bir yerlerde olmalılar sonuçta yer yarılıp içeri giremezler dedi bir ses
-o değilde akşama sağ kalmaları bana saçma geldi dedi diğeri
- saklanmışlardır yoksa pigsy nin elinden şu ana kurtulan kimse olmamıştı dedi üçüncü kişi
- sen nereden biliyorsun agust dedi ilk ses
- senin aksine bir kaçımız saklanmayı tercih ediyor simon dedi agust
meriam yere çömeldi diğerlerine çömelme işareti yaptı
- hişt rahat dur dedi simon
meriam kafasını kaldırdı söyle bir baktı ardından kısık sesle
- sikeyim moleratları var dedi
- o ne demek dedi marc
meriam şaşırarak
- ne yani daha önce molerat görmediniz mi dedi
grup kafasını salladı
- o zaman buraya ilk gelişiniz mi dedi
- evet dedi jack şu ana kadar bir beyaz insansı şeyler bide maraz dediğin şeyleri gördük dedi
ve ekledi
- hem bu moleratlarda ne
- tazıdan hızlı, kör ve gelişmiş koku almaları var dedi meriam
bir ses duyuldu bu simon adlı adamın sesiydi
bu taraftantan sanırım birşey buldular dedi
- hassiktir koşun ben onları oyalarım dedi meriam
- hayır olmaz dedi ve ekledi
- sen bizi kurtardın sıra bizde dedi jack liz e dönerek
- sharonla kal biz çıkın diyene kadarda çıkmayın dedi
liz kafasını salladı
- jack dikkatli ol dedi
jack,meriam ve marc caddenin köşesinden çıktı
simon ve diğerleri gülerek
- siz günahkarlar akıllanmayacak mısınız dedi ve ıslık çaldı ıslık çalmasıyla iki mole rat ileriye atıldı marc kendini korumak için makası kaldırdı ve ilk molerat ın boğazını kesti molerat yere düştü yerler yavaş yavaş kan doldu öteki molerat jack in üzerine atladı ama meriam ingiliz anahtarı ile ona sağlam bir geçirdi ama molerat sadece sersemledi bu sefer molerat meriama yöneldi ama jack hızlı davranarak palası ile moleratı ikiye böldü
-ahh siktiğim haşaratları pekala bunu kendim yapacağım dedi ve revolver ı kılıfından çıkardı jack e doğrultu diğerleride ileriye atıldı ve simon ateş etti
-dikkat et jack dedi marc kendini jack in önüne atladı marc yerde kıvranıyordu
- marc marc iyi misin marc dedi jack
- iyi mi iyimi şerefsiz beni omzumdan vurdu dedi marc
- aaa merak etme bu sefer ıskalamayacağım dedi simon ve tekrar revolver ı doğrulttu
ve bir silah sesi duyuldu ama bu revolver ın sesi değildi simonun göğüsünde bir adet zıpkın uçu belirdi simon inledi ve birşey onu geriye doğru çekti ve bir silah sesi daha duyuldu ardından sisin içinden biri yavaş ve sert adımlarla göründü
diğer iki adam korkudan titremeye başladı adam başını kaldırarak
- benim nöbetimde olmaz sizi piçler dedi jack adamı görünce şaşırdı çünkü bu adam bay mccartneydi
diğerlerine bakarak
- şimdi o orospu azizenize söyleyin reaper ve casehead o ve onun küçük domuzcuğunu avlamaya geleceğiz dedi
iki adam topuklarını vurarak kaçmaya başladı meriam bay mccartneye bakarak
- teşekkürler bay reaper dedi
bay mccartney ona baktı
- rica ederim işimi yapıyorum dedi
sonra jack e bakarak
-küçük jack seni görmek ne güzel dedi
- bir dakika siz birbirinizi tanıyor musunuz dedi meriam
- jack kafasını salladı bay mccartney yerde yatan marc ı göstererek
- çocuk daha fazla dayanamaz hemen sığınağa gitmeliyiz dedi
jack ve meriam marc ın kollarına girdiler jack diğerlerinin gelmesi için ıslık çaldı kızlar bulunduğu yerden çıktı grup yanlarında bay mccartney ile beraber yola çıktılar
***
grup bir müddet sonra şehrin hastahanesine vardılar
- burası mı sığınak dedi liz
-meriam kafa salladı ve ekledi
- burası agatha nın aharoz ettiği insanlarla dolu dedi
kapıdan girdiklerinde etrafta bolca jack in öldürdüğü o beyaz yaratıklardan vardı palasını kaldırdı bay mccartney bunu görünce
-evlat sakin ol onlar amalgamateler zararsızdırlar en azından enfekte olup maraz a dönüşmedikleri sürece dedi
jack palasını yavaşca indirdi hastahane nin kapısı yavaşça açıldı kapının girişinde yüzü ve vücudu deforme olmuş hemsire kostümü giymiş bir yaratık onları karşıladı meriam hemen yaratığın yanına giderek sarıldı
-anne birkaç kişi daha getirdim sorun olmaz sanırım dedi
yaratık bozuk ve derin bir sesle
- yaralı mı var dedi ardından meriam a dönerek
- cabuk babana haber ver dedi mccartney e dönerek
- cliff burada neler oluyor dedi
- gil in bahsettiği çocuklar bunlar onlarla gömek istedi dedi mccartney
yaratık jack e döndü
-bırak biz cliff ile arkadaşını götürürüz sen ve arkadaşın yukarıya çıkın gil sizi görecek dedi
- ben onlarla gidiyorum dedi sharon
-pekala dedi liz ardından yukarıya çıktılar
kapıyı çalarak içeriye girdiler arkası dönük bir koltuk vardı ve koltukta biri oturuyordu adam onlara seslendi
- jameson perkins umarım dükkanı kapatmışsınızdır dedi ve sandalye yavaşça döndü liz ve jack gördükleri karşısında şaşırdılar...