İçeriğe geç

KANLI TARİH

Bölüm 1 · 5 dk okuma

KANLI TARİH

Bölüm 1

GİRİŞ

Koşmam gerekiyordu arkama hiç bakmadan eğer yakalanırsam benim için hiç iyi olmayacaktı aynı şeyleri bana tekrar tekrar yaşatacaktı.

Yavaş yavaş nefesim kesilmeye başladığında ara sokaklardan caddeye girmeyi başarmıştım. Bir hışımla caddenin başında olan kütüphaneye girdim peşimden gelmemesi için dua ediyordum içeri girdiğim sırada bütün gözler üzerimdeydi, yavaşça her zamanki yerime geçerken Efnan'ı gördüm oda bana bakıyordu gözlerini kısa bir süre yanında ki masaya attığında yanına gelmemi söylediğini anlamıştım. Yanına geçip masaya oturduğum gibi sorular sormaya başladı.

"İyimisin Zümra?, ne oldu?,Nefes nefese kalmışsın," sorularını tek nefeste sormuştu resmen fakat benim aklımda tek bir şey vardı bunca zaman sonra neden tekrardan karşıma çıkmıştı, yinemi aynı şeyleri bana tekrar yaşatacaktı.

"Dünyadan Zümra ya, beni duymuyormusun sen?"

"Kusura bakma dalmışım,"

"Anlatsana ne olduğunu nefes nefese kalmışsın, yoksa yinemi..."

"Evet, yine onun yüzünden ikinci kez oluyor bu Efnan bu kadar kısa zamanda ikinci kez karşıma çıkıyor,"

"Polise şikayet etmen gerekiyor kaç kere daha böyle ondan kaçacak ve nefessiz kalacaksın hastalığını bilmiyormusun? Hastalığın yüzünden seni yakalamasından korkuyorum,"

Astım hastalığım vardı ve Efnan bunu biliyordu her seferinde böyle koştuğum zaman nefessiz kalıyordum Efnan her seferinde aynı şeyleri bana söylüyordu fakat ben reddediyordum çünkü ondan korkuyordum ailemden bir tek Efe kaldı ona zarar vermesinden, bana yolladığı her mektuptan korkuyordum fakat bu sefer korkmayacaktım artık zamanı gelmişti onu polise şikayet edecektim artık hak ettiği cezayı bulması gerekiyordu.

Haklısın Efnan artık zamanı geldi ondan korkmadığımı ona göstermem gerekiyor ama ilk önce derslerimize çalışalım derslerimiz bittikten sonra gidip şikayet ederiz,"

"Sonunda kabul ettin Zümra, ben senin yanındayım korkma yanında olduğum sürede sana hiçbirşey yapamaz,"

"Artık ondan korkmuyorum Efnan hadi dersine çalış artık yoksa bu gidişle bu yıl sınıfta kalacaksın,"

Efnan Üniversite ikinci sınıf finans öğrencisiydi ve bu yıl derslerinin pek iyi olduğu söylenemezdi açıkcası.

"Gerçekten sağol ya ne kadar güzel teselli ediyorsun öyle Zümra," dediklerime alınmış gibiydi.

"Tamam, tamam hemen küsme özür dilerim hadi başlayalım artık,"

Efnan ile ders çalışmayı bitirdiğimizde önümüzdeki pencereden havaya baktım hava çoktan kararmıştı ve kardeşim Efe evde tek başınaydı. Ailemdeki herkes o lanetli gün öldükten sonra bir tek Efe ve ben kalmıştık bir birimizden başka hiç bir kimsemiz yoktu. Bunları düşünürken Efnan'ın bana seslendiğini duydum.

"Hu hu! Sana sesleniyorum Zümra beni duymuyormusun?,Bugün ikinci kez oluyor bu nereye daldın öyle?,İyi misin?"

"Kusura bakma Efnan, Efe yi düşünüyordum hava kararmış evde tek artık eve gitmem gerek,"

"Haklısın Zümra kalkalım artık bende çok yoruldum,"

Eşyalarımızı çantalarımıza koyduktan sonra dışarıya çıkmak için kütüphane'nin kapısına doğru yöneldik.

"Zümra ben senin yanındayım biliyorsun değilmi?"

"Bilmiyorum tabii ki Efnan nereden çıktı bu?"

"Pencereden gökyüzünü izlerken gözlerinin dolduğunu gördüm yine onları düşünüyordun değilmi?"

Gözlerimmi dolmuştu? Hiç farkında değildim resmen demekki Efnan bu yüzden bana iyi misin diye sormuştu.

"Ne yapayım Efnan,Efe onlardan bana kalan tek şey o gün keşke onların yerine ben öl..."

Cümlemi tamamlayamadan Efnan beni kendine çekti ve ben burdayım dermişçesine sıkı bir şekilde sarıldı.

"Onların ölmesi senin hatan değil Zümra bunları daha önce seninle kaç defa konuşmuştuk?"

Gözümdeki yaşlar Efnan'ın omuzuna düşmüştü en son ağladığım zaman onların cenaze törenindeydim Efnan'a sıkı sıkı sardığım kollarımı gevşettim ve geri çekildim.

"Teşekkür ederim Efnan iyi ki varsın, sen olmasaydın ne yapardım?"

"Ben senin her zaman yanında olacağım Zümra her ne olursa olsun,"

"Söz mü?" Dedim Efnan'ın gözlerinin içine bakarak. "Söz, her zaman senin yanında olacağım."

Efnan benim bu hayatta ki en yakın arkadaşımdı onlar öldükten sonra her zaman benim yanımdaydı ve bu yüzden ona minnet duyuyordum.

"Yeter bu kadar duygusallık, hadi eve gitmeden önce dondurma yiyelim hem neşemiz geri gelir,"

"Olur," demekle yetindim.

Dondurma yemeye her zaman ki yerimize gelmiştik Efnan çilekli ve limonlu dondurmayı tercih ederdi ve her seferinde ona damak zevkinin ne kadar kötü olduğunu söylerdim. Ben çikolata parçacıklı karamel ve vanilyalı dondurma seviyordum ve kendi damak zevkimle gurur duyuyordum.

"Damak zevkinin çok kötü olduğunu söylemişmiydim?" Efnana yönelttiğim bu soru ile bakışlarını bana çevirdi.

"Sen öyle san Zümra hele senin damak zevkine bak çikolata parçacıklı karamel ve vanilya hayatımda böyle kötü damak zevki görmedim," Efnan bakışlarını tekrardan öne çevirdi. Her zaman ki gibi Ara sokaklardan eve gidiyorduk.

"Hadi ordan benim damak zev..." Bakışlarımı önüme çevirdiğimde sustum karşımdaki sokağın başındaki ışık vurmayan evin altındaydı beni bekliyordu, bana bakıyordu gözlerimin içine en derinlerine gözlerinde ki karanlık beni içine hapsediyordu remen eğer dünyada ki gözlerden biri karanlığı temsil etseydi kesinlikle onun gözleri temsil ederdi tam o sırada Efnan konuşmaya başladı.

"Ne oldu Zümra sustun," dediğinde Efnan bana dönmüştü benim bakışlarımı kitlediğim yere doğru bakışlarını çevirdi oda benim gördüğümü görmüş olacak ki benimle konuşmaya başladı.

"Zümra onun burada ne işi var? Sakin ol ve yavaşça cadd..."

Efnan cümlesini tamamlamadan koşmaya başladım ama caddeye doğru değil tam tersi olan ara sokaklardan eve doğru koşuyordum evin daha korunaklı olduğunu düşünüyordum. O sırada duyduğum ses beni düşüncelerimden hızla çekti.

"Zümra, hızlı ol arkandan geliyor dikkat et ben polise gidiyorum beni yakalayamaz merak etme,"

Efnan haklıydı eğer onun peşinden giderse onu yakalayamazdı çünkü Efnan kadar hızlı ve çevik değildi.Efnan okulun koşu takımındaydı ve en hızlısıydı bu yüzden okulun koşu takımının kaptanıydı. Yavaş yavaş nefesim kesilmeye başlamıştı elimi çantamın içine atıp ilacımı aramaya çalıştı biraz uğraştıktan sonra ilacı bulduğum sırada ayağım bir taşa takıldı düşmemiştim kendimi zor da olsa toparlamıştım fakat bir sorunum vardı ilacım, ilacım yere düşmüştü "Hassiktir," diye bir küfür mırıldandım onu almak için geri dondüğüm sırada karanlık sokakların arasından üzerime doğru geldiğini gördüm ilacımı almadan önüme dönüp koşmaya başladım beni yakalayamaması gerekiyordu eğer...eğer beni yakalarsa her şey öncekinden daha kötü olacaktı nefesim yavaş yavaş tükeniyordu ara sokaklardan geçerken göğüsüm sıkışıyor duvarlara çarpa çarpa koşmaya çalışıyordum fakat olmuyordu yavaşlıyordum nefesim tükeniyordu koşamıyordum zorluklarla adımlarımı atıyordum nefesim daralmaya devam ettikçe başım dönüyor ve görüşüm bulanıklaşıyordu hiç bir yeri net olarak göremiyordum sonunda kaçacak gücüm kalmadığında duvarların arsında bir yere saklandım ve beni bulmaması için dua ediyordum yavaş yavaş gözlerim kapanmaya başlamıştı. Bilincimi kaybediyordum artık son demlere oynuyordum tam gözlerimi kapatacağım sırada bir çift ayakkabı önümde belirdi gözlerimi yüzüne çevirdiğimde görüş alanım bulanıklaştığı için yüzünü tam göremiyordum öylece önümde duruyordu dudaklarımdan tek bir cümle döküldü.

Lütfen...lütfen bana yardım et,"

Bilincim kapanmadan önce duyduğum tek bir şey vardı

"Sonunda...sonunda seni buldum,"

Ben Emirhan Danışmaz

Bu benim yazdığım ilk romanım eğer bir hata bir yanlış varsa kusura bakmayın bu romanı çok büyük bir hevesle yazı

yorum inşallah bu hevesiminde karşılığını alırım.

1. Bölümde görüşmek üzere Tarih'in Kanlıları.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.