Gözümü açtığımda hastanedeydim. Baş doktor yanımdan yeni ayrılmıştı. Gözlerim Nasibeyi arıyordu. Ama nafile...
Ağlamaya başladım. Hayır sadece çaresizlikten. Baş doktor yanıma geldi.
— Ağlama kızım, durumun daha kötü olacak.
— Lütfen bana Nasibemi getirin. Lütfen, yalvarıyorum
— Nasibe? O kim?
— O benim en yakın bf'im. Onu ćo..k seviyorum. Lütfen bulun onu.
— Sen neden o evdeydin?
Yanıma 2 polis çağırdım ve her şeyi noktasına kadar anlattım. Korkmuş görünüyordular. Beni evime bıraktılar ve Sabah o eve gideceğiz dediler. O gece içimde bir ürperti hiss ettim. Ama çaresizce uyudum.
Sabah saat 07:30*
İki tane polis arabası evimin önünde durdu. Baş doktorun sesi ile uyandım. "Hadi, kalk kızım hazırlan, çıkıyoruz" dedi pıçıltıyla. Hemen uyandım tabii. Arabaya bindik. Baş polis, ben, baş doktor ve 7 polisle beraber siyah mercedes'lerde o eve doğru gittik. Evde her şey aynıydı. Tek bir şeyden başka. Evde kanlar vardı. Dolap bile aynıydı. 1 polis çekinerek dolabı yavaşça açtı. Polis ani bir çığlıkla yere serildi. Her kes şoktaydı.
Fikir kuzenime ait ve ben onu Türkçeye çevirerek ve elaveler ederek yayınlıyorum. Bu arada kitabım nasıl?
❤️☀️❤️☀️❤️☀️❤️☀️❤️☀️❤️☀️❤️☀️❤️☀️❤️☀️❤️☀️
